KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2022/5144 E., 2022/7403 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2022
- Esas No
- 2022/5144
- Karar No
- 2022/7403
- Temyiz eden (davacı)
- … Sanayi Ticaret Anonim Şirketi (Eski Unvanı: … Turistik Tesis İşletmeciliği ve Petrol Ürünleri Ticaret Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Malmüdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
634 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, kendisine ait olmayan harcamaları giderleştirdiğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden re'sen tarh edilen 2009/2,4 ila 12 dönemi vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesinin temyize konu kararıyla.
01/11/2007 tarihli davacı (kiralayan) ile kiracı arasında yapılan kira sözleşmesinde, işletmeye ait bakım onarım ve tadilat masraflarının, işleten kiracıya ait olduğunun açıkça belirtildiği, her ne kadar davacı tarafından, ek protokollerle yapılan kira bedeli artırım değişikliklerinin yapılan masraflar gereği olduğu ileri sürülmüşse de, söz konusu ek protokollerde, bakım onarım ve tadilat masraflarına ilişkin açıkça herhangi bir değişiklik yapılmadığı,
ayrıca 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinde normal ve mutad olmayan bir durumun iddia edilmesi halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğunun belirtilmesine karşın davacı tarafından söz konusu harcamalara ilişkin hiçbir belgenin sunulmadığı anlaşıldığından dava konusu cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, Vergi Mahkemesince herhangi bir değerlendirme ve araştırma yapılmadan karar verildiği, uyuşmazlığa konu tamir ve bakım harcamalarının şirket tarafından yapıldığı, keza söz konusu harcama tutarının büyüklüğüne bakıldığında, kiracının bu gidere kanunen katlanmakla yükümlü olmadığı, harcamanın esaslı tamirat niteliğinde olup olmadığı yönünden keşif incelemesi yapılmadığı,
harcamaların kiracı tarafından yapılmış olması halinde, kiracı şirketin defter ve kayıtlarında söz konusu harcamalara ilişkin kayıtların olması gerektiği, kiracı şirketin bu yıllara ilişkin defterlerinde böyle bir kayıt olmadığı gibi, hem yargılamada hem de raporda bu hususu açığa çıkarmaya ilişkin herhangi bir karşıt inceleme yapılmadığı, re'sen araştırma ilkesi gereğince, davanın taraflarının sunmasına veya talebine bağlı olmadan her türlü incelemenin mahkeme tarafından kendiliğinden yapılması, araştırılması gerektiği, açıkça ileri sürülmüş olmasına rağmen mahkeme tarafından söz konusu hususlara ilişkin beyanlarının değerlendirilmediği,
bu durumun adil yargılanma hakkına da aykırılık teşkil ettiği, kiracı şirket ile Ticaret Kanunu'nda yer alan hükümler uyarınca birleşme gerçekleştirildiği, anılan Kanun gereğince şirketlerin birleşmesi halinde, devrolan şirketin devralan şirkete tüm aktif ve pasifiyle birlikte kül halinde devrolunduğu, böylelikle yapılan birleşme ile ihtilaf konusu harcamanın kiracı ve kiraya veren şirket arasında eridiği ve birleştiği, böylelikle söz konusu tarhiyatların konusuz kaldığı, Mahkeme tarafından bu hususun da dikkate alınmadığı,
inceleme raporunun mutlak doğru olduğunun kabulüyle hüküm kurulduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir. Temyiz istemine konu kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 11/01/2021 tarih ve E:2016/15005, K:2021/2 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2022/5144, K. 2022/7403, 30 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama