KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2022/5359 E., 2022/7410 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2022
- Esas No
- 2022/5359
- Karar No
- 2022/7410
- Temyiz eden taraflar
- 1- ...
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
644 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
2- ... Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı adına, ... Prod. Org. Taş. Tur. Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilcisi sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... , ... , ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesinin temyize konu kararıyla; dava konusu ödeme emirleri içeriği borcun dayanağını oluşturan ve asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinden ilanen tebliğ edilen kısmı onanarak kesinleştiğinden, uyuşmazlığın, dava konusu ödeme emirlerinin asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... ile ... sayılı ödeme emirlerine isabet eden kısma münhasır hâle geldiği, olayda, söz konusu asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin şirket adresinde şirket çalışanına usulüne uygun tebliğ edildiği,
bu durumda, kanuni süresinde ödememe yapılmamış olması ve kamu alacağının asıl borçludan tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine düzenlenen ödeme emirlerinin belirtilen kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle bozulan kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Davacı tarafından, Danıştay bozma kararının eksik incelemeye dayalı olduğu, tebligatların usule uygun yapılmadığı, zaman aşımı itirazına ilişkin olarak herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, tebligat zarfında şirketi temsile yetkili kişinin ve tebligatı almaya yetkili kişinin mevcut olup olmadığı belirtilmeksizin doğrudan şirket çalışanı olduğu iddia edilen kişiye tebliğ yapıldığı, limited şirket ortağının takibe başlanılmasından önce kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci nezdinde takip yapılarak sonuçlandırılmasının gerektiği, söz konusu hususa ilişkin olarak emsal yargı kararlarının bulunduğu,
tebliğ edildiği iddia olunan amme alacağının zaman aşımına uğradığı, 2008 yılında hisselerin devredilerek ortaklıktan ayrılınmasına rağmen 2015 yılında şirket borçlarından sorumlu tutulmasının hukuki dayanağının bulunmadığı, ortak olunan dönemler içerisinde amme alacakları için asıl borçlu şirket adına düzenlenen ve tebliği yapılan herhangi bir işlem bulunmadığı, asıl borçlu şirketten amme alacaklarının tahsil edilemeyeceğine ilişkin olarak herhangi bir aciz vesikasının bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Davalı idare tarafından, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Davacı temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması, davalı temyiz istemi hakkında ise, sehven temyiz yoluna başvurulduğu belirtildiğinden istem hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararının verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Davacının temyiz istemi yönünden;
Mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu kararın Danıştay Dördüncü Dairesinin 12/10/2020 tarih ve E:2016/18446, K:2020/3661 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin temyiz istemine gelince;
Davalı idare tarafından, 26/05/2022 tarihinde kayda giren dilekçe ile sehven temyiz yoluna başvurulduğunun bildirildiği anlaşıldığından, davalı idarenin temyiz istemi hakkında karar verilmesine olanak bulunmamaktadır.
Danıştay 4. Daire, E. 2022/5359, K. 2022/7410, 30 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama