KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2022/5526 E., 2023/94 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 11 Ocak 2023
- Esas No
- 2022/5526
- Karar No
- 2023/94
- Temyiz eden taraflar
- 1- … … İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
Karar Metni
577 kelime·3 dk okuma·10 bölüm
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü) … VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU
… Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek aleyhlerine olan hüküm fıkralarının taraflarca bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı adına, defter ve belge ibraz edilmediğinden bahisle tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle vergi ziyaı cezalı olarak re'sen tarh edilen 2010/1 ilâ 12 dönemi katma değer vergileri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355.maddesi uyarınca 2015/1 ilâ 12 dönemi için kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacıdan, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 08/02/2019 tarihli ve E:2013/3, K:2019/1 sayılı kararı gereğince, 2010 takvim yılına ilişkin defter ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılması amacıyla 25/03/2022 tarihli ara kararla defter belgelerinin istenildiği, ancak davacının 2010 yılı yasal defterlerini mücbir sebep ileri sürmeksizin incelemeye ibraz etmemesi nedeniyle re'sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinde ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık görülmediği,
dava konusu üç kat vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılan kısımları yönünden ise, tekerrür hükümlerinin uygulamasına dayanak alınan vergi ziyaı cezasının, davacı şirket adına, 2008/11 vergilendirme dönemine ilişkin olarak kesilen ve 27/03/2009 tarihinde davacıya tebliğ edilmek suretiyle kesinleştirilen 7,20 TL tutarlı vergi ziyaı cezası olduğu,
213 sayılı Kanun'un 339. maddesi gereğince, 2009 yılında kesinleşen vergi ziyaı cezası anılan yılı izleyen 2010 takvim yılının başından başlamak üzere beş yıl içinde kesilecek vergi ziyaı cezası bakımından tekerrüre esas alınabileceğinden, dava konusu vergi ziyaı cezalarına tekerrür hükümlerinin uygulanmasında hukuki isabetsizlik görülmediği,
ancak cezalarla ilgili yapılan Kanun değişiklerinde sanık lehine olan Kanun hükmünün uygulanması gerektiği yönündeki ceza hukuku genel prensipleri dikkate alınarak yapılan değerlendirme neticesinde, dava konusu tek kat vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle artırılan kısımlarının tekerrüre esas alınan vergi ziyaı cezasının tutarı olan 7,20-TL'ye isabet eden kısımlarında hukuka aykırılık, belirtilen tutarı aşan kısımlarında ise hukuka uyarlık görülmediği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Kararın aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Kararın aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2022/5526, K. 2023/94, 11 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama