KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2022/655 E., 2023/4803 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2023
- Esas No
- 2022/655
- Karar No
- 2023/4803
- Temyiz eden taraflar
- 1- … Fonu
- Vekili
- Av. …
Karar Metni
703 kelime·4 dk okuma·10 bölüm
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU
… Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı tarafından, T.C. Merkez Bankası depo hesabında muhafaza edilmekte olan devlet iç borçlanma senetlerinden elde ettiği faiz geliri üzerinden yapılan kesintinin yasal faiziyle beraber iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nda, Fon’un her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğu hükmüne yer verilmiş olması ve anılan Kanun'un özel kanun niteliğinde bulunması nedeniyle her türlü vergiden muaf tutulduğu anlaşılan davacının elde ettiği faiz geliri üzerinden yapılan kesintinin hukuka uygun olmadığı ve yapılan kesintinin tahsil tarihinden itibaren tecil faiziyle birlikte davacıya iadesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davalının istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların, Mahkeme kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığı, davacının istinaf başvurusu yönünden ise, vergi sorumlularının, istihkak sahiplerine (mükelleflere) ödeme yapıldığı sırada gelir vergisini, tevkif suretiyle mükelleften tahsil ederek,
mükelleflerden tahsil ettikleri bu vergiyi muhtasar beyannameyle beyan ederek vergi dairesine yatırdıkları, 213 sayılı Kanun'un 112. maddesinin 4. fıkrası gereği mükelleften kaynaklanmayan yersiz tahsilat nedeniyle iade edilecek vergiye ait faizin hesaplanmasında başlangıç tarihi olarak esas alınacak tahsil tarihinin, tevkif suretiyle tahsil edilen vergilerde istihkak sahiplerine yapılan ödeme tarihi, diğer yandan da kesintinin yapıldığı tarih olduğu açık olup, Vergi Mahkemesi kararında iadesine hükmedilen faizin hesaplanmasına başlangıç tarihi olarak "tahsil tarihi"nin esas alınmasında isabetsizlik görülmediğinden,
davacının istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü iddianın, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Davacı tarafından, kararın faizin başlangıç tarihine ilişkin kısmının bozulması veya düzeltilerek onanması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Davalı idare tarafından, Gelir Vergisi Kanunu uyarınca yapılan tevkifatın hukuka uygun olduğu ve kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Vergi Mahkemesi kararında faizin başlangıcının tahsil tarihinden itibaren değil kesinti tarihinden itibaren olması gerektiğine yönelik istinaf başvurusunun Vergi Dava Dairesince, mükelleften kaynaklanmayan yersiz tahsilat nedeniyle iade edilecek vergiye ait faizin hesaplanmasında başlangıç tarihi olarak esas alınacak tahsil tarihinin, tevkif suretiyle tahsil edilen vergilerde istihkak sahibi olan davacıya yapılan ödeme tarihi ve dolayısıyla kesintinin yapıldığı tarih olduğunun açık olduğu gerekçesiyle reddedildiği de dikkate alınarak gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2022/655, K. 2023/4803, 6 Temmuz 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama