KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2022/6966 E., 2023/2071 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2023
- Esas No
- 2022/6966
- Karar No
- 2023/2071
- Temyiz eden taraflar
- 1- … Nakliyat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
Karar Metni
882 kelime·4 dk okuma·10 bölüm
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü) … VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı adına, antrepo kiralama hizmeti verdiği ... Nakliyat Tic. ve San. AŞ adlı firmaya fatura düzenlemediğinden bahisle vergi inceleme raporuna istinaden re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı 2013 yılı kurumlar vergisi ve 2013/1-3 ila10-12 dönemleri geçici vergilerin kaldırılması istenilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; kayıt dışı hasılat bakımından re'sen tarh nedeninin mevcut olduğu, matraha ilişkin olarak, şirket yetkilisi, her ne kadar, günlük ton başına kiralama bedelinin 20 ilâ 60 cent arasında değiştiğini, yükleme ve boşaltma ücreti içerisinde olup ayrıca ücret alınmadığını, geçici olarak yılda bir kere çalışılan müşteriler için 1 dolar ilâ 1,20 dolar arası günlük ton başı ücret uygulandığını ifade etmiş ise de, geçici olarak belirtilen müşterilerin yılda bir defa uğrayan değil yılda birçok kez veya iki yıldır gelen müşteriler olduğu,
faturalarda görüleceği üzere ayrıca yükleme ve boşaltma ücreti alındığı, kiralama süresinin ise 2 ilâ 44 gün arasında değiştiğinin görüldüğü, mükellefçe de söz konusu ilişkili şirkete yapılan satışlarla ilgili olarak ispat edici belgelerin incelemeye ibraz edilmediği göz önüne alındığında, inceleme elemanı tarafından matrah tespitine ilişkin, faturası düzenlenmeyen satışlara ilişkin fiyatın tespit edilebilmesi için karşılaştırılabilir fiyat yönteminin uygulanmasında ve yapılan hesaplamada hukuka aykırılık bulunmadığından,
davacı adına re'sen tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı 2013 yılı kurumlar vergisi ile 2013/1-3 ila10-12 dönemleri geçici vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık bulunmadığı, mahsup süresi geçen ve mahsup imkanı ortadan kalkan dava konusu geçici vergi asıllarında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI
Transfer fiyatlandırmasına ilişkin yapılan değerlendirmede hazine zararı olmadığı tespit edilmesine rağmen tarhiyat önerildiği, dolayısıyla işbu dava konusu inceleme raporunun yanlış olduğu, ilişkili firmalara yapılan depo kiralamaları hizmetinin yanlış emsal bedel ile hesaplandığı ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Dava konusu ihbarnamenin tarhiyatla ilgili açıklama kısmında "Mahsup dönemi geçmiş geçici vergi aslı G.V.K.'nun mükerrer 120. maddesi gereğince tahakkuk ettirilmeyecek olup normal vade tarihinden mahsup tarihine kadar geçen süre için sistemde gecikme faizi hesaplanabilmesi için ihbarnamede zorunlu olarak yer almaktadır" ibaresi bulunduğu, bu açıklamada da görüldüğü gibi idarenin işlemi hukuka uygun olup, ihbarnamedeki ifadeler göz önünde bulundurulmadan verilen kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Davacının temyiz istemi yönünden;
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Bölge İdare Mahkeesince bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu kararın geçici vergi asılları dışındaki kısımlarının Danıştay Dördüncü Dairesinin 02/12/2021 tarih ve E:2017/3170, K:2021/7808 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin temyiz istemi yönünden;
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın geçici vergi asıllarına ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 120/4. maddesinde, yapılan incelemeler sonucunda geçmiş döneme ait geçici verginin %10'unu aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, eksik beyan edilen bu kısım için resen veya ikmalen geçici verginin tarh olunacağı, mahsup süresi geçtikten sonra, kesinleşen geçici vergilerin terkin edileceği ancak, gecikme faizi ve geçici vergiye bağlı kesilen cezanın tahsil olunacağı hükme bağlanmıştır.
Olayda, dava konusu ihbarnamede geçici vergi miktarı gösterilmiş ise de, geçici verginin aslının aranmayacağının belirtilmesi karşısında vergi miktarının kesilecek vergi ziyaı cezası tutarının belirlenmesine yönelik olduğu anlaşılmaktadır.
Şu halde, aslı aranmayacağı hem kanunun ilgili maddesi gereği olması ve hem de idarece tanzim olunan ihbarnamede geçici verginin aslının aranmayacağının açıkça belirtilmesi nedeniyle, kararın geçici vergilerin kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasının hukuki sonuç doğurmasına imkan bulunmamaktadır.
Bu durumda, ihtilafın "geçici vergi aslına ilişkin kısım yönünden incelenmeksizin reddine" karar verilmesi gerekirken, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile aksi yöndeki Vergi Dava Dairesi kararının geçici vergi aslının kaldırılması yönündeki hüküm fıkrasının belirtilen gerekçelerle bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararının buna ilişkin kısmına katılmıyoruz.
Danıştay 4. Daire, E. 2022/6966, K. 2023/2071, 10 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama