KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2022/7476 E., 2022/9626 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 29 Aralık 2022
- Esas No
- 2022/7476
- Karar No
- 2022/9626
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- .. Vergi Dairesi Başkanlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
579 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, ... Metal ve Plastik Malz. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... Vergi Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu ödeme emirlerinin "... Mahallesi .... Sokak K.No: ...No: ...." adresinde 01/04/2022 tarihinde tebliğ edildiği, UYAP adres araştırması ekranından yapılan sorgulamada, davacının 01/04/2022 tarihi itibariyle MERNİS adresinin "... Mahallesi ...
Sokak Kapı No... " adresi olduğu, davacının tebliğ yapılan adresin MERNİS adresi olmadığı yönünde bir iddiasının bulunmadığı, dava dilekçesinde, ödeme emirlerinin "usulüne uygun tebliğ edilmediği" ifadesine yer verilmiş ise de bu iddiasını destekler başkaca bir açıklamaya yer verilmediği, bu yönde bilgi ve belge ibrazında bulunulmadığı,
aksine dilekçe içeriğinde "müvekkilim vergi borcu olduğunu ancak 01/04/2022 tarihinde yapılan ödeme emrinin tebliği sonucunda öğrenmiştir." ifadesine yer verildiği gibi dava dilekçesine usulüne uygun tebliğ olunmadığı iddia olunan ödeme emirlerine ilişkin tebliğ zarfının ve dava konusu ödeme emirlerinin eklendiği, ayrıca, dosyada mevcut İstanbul Barosu Adli Yardım Bürosunca düzenlenen avukat görevlendirme yazısının 18/04/2022 tarihli olduğu dikkate alındığında, davacının dava konusu ödeme emirlerinden 01/04/2022 tarihinde yapılan tebliğ üzerine muttali ve 01/04/2022 tarihli tebligatın da muteber olduğunun kabul edilmesi gerektiği;
bu durumda, 01/04/2022 tarihinde tebliğ edilen ödeme emirlerine karşı on beş (15) günlük yasal dava açma süresinin son günü olan 18/04/2022 (Pazartesi) (15. gün hafta sonuna denk geldiğinden takip eden ilk iş günü) tarihine kadar dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 24/05/2022 tarihinde Mahkeme kaydına alınan dilekçe ile davanın açıldığı anlaşılmış olup,
yasal dava açma süresi geçirildikten sonra açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği ve dava dosyasında yer alan bilgilerden işbu dava sonucunda hükmedilecek yargılama giderlerinin davacının mağduriyetine neden olacağı anlaşıldığından yargılama giderlerinin tahsil edilmemesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın süreaşımı yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Kararın hukuka uygun olmadığı, ödeme emrinin usule aykırı tebliğ edildiği, muhtara bırakılan ödeme emrinden 10/05/2022 tarihinde e-devlet üzerinden haberdar olunduğu, Mahkemenin sırf baro görevlendirme tarihi üzerinden usule aykırı tebliğden haberi olduğu yolundaki belirlemesinin hatalı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2022/7476, K. 2022/9626, 29 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama