KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/10286 E., 2024/1086 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2024
- Esas No
- 2023/10286
- Karar No
- 2024/1086
- Temyiz eden (davalı)
- ... Valiliği...
- Karşı taraf (davacı)
- ...Ticaret Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
443 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Sakarya Umumi İl Hıfzıssıhha Kurulunun... tarih ve... sayılı kararının 5. maddesinde yer alan "Uygulamanın takibinden belirtilen işyerlerinde işyeri sahibi; ... vatandaşlara maske sağlayacaklardır." kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K... sayılı kararda; kanuni bir dayanağı bulunmayan, 1593 sayılı Kanun kapsamında il hıfzıssıhha kurulları tarafından alınabilecek tedbirler arasında da yer verilmeyen işyeri sahiplerine işyerlerinin girişlerinde vatandaşa maske sağlama zorunluluğu getirilmesine ilişkin dava konusu kurul kararının ilgili kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
İl hıfzıssıhha kurullarının, kararlarını 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'na ve ilgili genelgelere dayanılarak olağanüstü hallerde ihtiyaçlara göre aldığı, bunların haricinde kanuni dayanak aranmasına gerek bulunmadığı, dava konusu kurul kararıyla İdare Mahkemesinin ortaya koyduğu şekilde doğrudan bir ayni yükümlülük yüklenmemiş olup, vatandaşlar için öngörülen maskesiz marketlere ve kapalı alanlara girilmemesi şeklindeki yasaklara işyerlerince riayet edilmemesi halinde getirilen bir yükümlülük olduğu, işyerlerince doğrudan bir ayni ve mali külfet oluşturmadığı, salgınla mücadele için getirilen önleyici tedbir niteliğindeki kararın ayni bir vergi mahiyetinde değerlendirilmesi ve kanuni dayanağının olması gerektiği yönündeki Mahkeme
kararında hukuki isabet bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/10286, K. 2024/1086, 20 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama