KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/10370 E., 2024/5770 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2024
- Esas No
- 2023/10370
- Karar No
- 2024/5770
- Temyiz eden (davalı)
- ...Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
543 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: 28/10/2011 tarih ve 28098 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 2011/2281 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile uygulama alanı ilan edilen Tokat İli, Niksar İlçesi, ... Köyünde yapılan toplulaştırma işleminin ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunda belirtilen teknik açıklamalar da göz önüne alındığında, davacının eski ... parselinin bulunduğu yerden toplulaştırma yapıldığı, uygulama alanındaki kamu ortak kullanım kesintisinin yasal sınır olan %10'un altında kaldığı, davacıya ait eski yerler ile yeni verilen yerin arazi derecelendirme puanları ile bu parsellerin birbirleriyle olan denklik dönüşüm katsayılarının ilgili mevzuata uygun olarak belirlendiği ve davacıya hak ettiğinden daha az yer verilmediği,
davacıya yeni verilen yerin eski parsellerine komşu olduğu ya da bir kısmını kapsadığı, fiziki ötelemenin yapılmadığı, eski ... parselin ... ada, ... parselde toplulaştırılmasına yönelik tahsis işleminin toplulaştırma ilke ve kurallarına uygun olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; arazi toplulaştırması sonucu davacıya eski taşınmazlarının bulunduğu yerden parsel verilmediği, bunun da sebeplerinin ortaya konulmadığı hususları göz önüne alındığında ... ve ... parsel sayılı taşınmaza karşılık ... ada ... parselden tahsis yapılmasına dair toplulaştırma işleminde, toplulaştırma temel ilkeleri ile hukuka ve hakkaniyete uygunluk, davanın reddi yolundaki idare mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu ... parselin onaylı derecelendirme haritasına göre parsel puanının 0,883780 ve ... parselin parsel puanının 0,885290 olarak hesaplandığı, arazi toplulaştırması sonucunda yeni oluşan ... da ... parselin parsel puanının ise 0,874343 olduğu, dolayısıyla toplulaştırma işleminin arazi derecelendirme ve dönüştürme katsayısına uygun olarak yapıldığı, yeni oluşan parselin tarımsal faaliyetler için daha uygun olduğu, davaya konu ... ve ... parsellerin kırıklı olarak toplam yol cephelerinin yaklaşık 60,65 metre, ... da ... parselin yol cephesinin yaklaşık olarak 74,48 metre olduğu,
yeni oluşan parselin yola cephe olarak da toplulaştırma mevzuatına uygun ve lehe olduğu, dava konusu toplulaştırma işleminin iptalini gerektiren herhangi bir tutarlı gerekçe ya da hukuki dayanağının bulunmadığı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/10370, K. 2024/5770, 16 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama