KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/10412 E., 2024/5902 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2024
- Esas No
- 2023/10412
- Karar No
- 2024/5902
- Temyiz eden (daval)
- ... Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
706 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: 28/08/2015 tarih ve 29459 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 2015/8077 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile uygulama alanı ilan edilen Amasya ili, Merzifon ilçesi, ... Köyü'nde yapılan toplulaştırma işleminin ... ve ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının iptali ve bu işlemin iptal edilmesi veya yeni bir toplulaştırma işlemi tesis edilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ... Bölge Müdürlüğü’nün ... tarih ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; ... Köyü uygulama sınırının ve toprak derecelendirme sınırının doğru olarak belirlendiği, uygulama işlemi ile davacılara verilen arazilerin toprak yapısı, verimliliği ve sulama imkanları bakımından önceki arazilere denk araziler olduğu, eş değer yerlerde ve kullanıma elverişli arazilerin verildiği, bu nedenlerle, yapılan toplulaştırma işleminin dava konusu taşınmazlar yönünden hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; bilirkişi raporunda, toplulaştırma işlemi sonrasında yapılan tahsislerin mevzuat hükümlerine ve kamu yararına uygun olduğu, eşdeğer yerden tahsis yapıldığından bahisle dava konusu işlemin toplulaştırma ilke ve esaslarına uygun olduğu görüş ve kanaatine varıldığı belirtilmiş ise de, uygulamaya giren 5 parsele karşılık 5 farklı parselden tahsis yapılmasına karşın davacının fiili kullanımına uygun tahsis yapılmamasının teknik ve hukuki sebeplerinin ortaya konulamamış olması,
uygulama öncesi ve sonrasında parsel sayısı aynı olan davacının arazisinin ne şekilde toplulaştırıldığının açıklanmamış olması sebebiyle rapora itibar edilmeyerek hükme esas alınmadığı, olayda, ..., ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara karşılık davacıya ... blok, ... parsel, ... blok, ... parsel, ... blok, ... parsel, ... blok, ... parsel, ... blok, ... parselden tahsis yapıldığı, davacının uygulama öncesinde de sonrasında da ... parselinin bulunduğu, dava konusu ... ve ... parsellere karşılık ise üç ayrı parselden tahsis yapıldığı ve anılan parsellere karşılık tahsis yapılan ... blok, ... parselin dikdörtgen şeklinde olmadığı,
fiili kullanım alanı ile örtüşmediğinin görüldüğü, bu durumda, davacının müstakilen malik olduğu ... ve .. parsellere karşılık ... blok, ... parsel, ... blok, ... parsel ve ... blok, ... parsel sayılı taşınmazlardan davacıya tahsis yapıldığı, fiili kullanıma uygun şekilde tahsis yapılmamasının teknik ve hukuki sebeplerinin ortaya konulamadığı, davacının ... parselinin uygulama girdiği ve neticede davacıya ... parselden tahsis yapıldığı göz önüne alındığında, davacı açısından arazi toplulaştırmasından söz edilemeyeceği ve toplulaştırma mantığından ve Kanunun öngördüğü amaçtan uzaklaşıldığı,
bu şekildeki tahsisin toplulaştırma amaç ve ilkelerine uygun olmadığı sonucuna varıldığından, dava konusu toplulaştırma işleminde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki kararda hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
İtiraza konu parsellerin bulunduğu bölgede değerlendirildiği, blok dengelemesi nedeniyle ... sayılı parselden yaklaşık 100 m2 ve ... sayılı parselde yaklaşık 700 m2 alanın başka bölgelere zorunlu olarak taşındığı, çiftçi tercih formundan da anlaşılacağı üzere davacının talebi doğrultusunda toplulaştırma işleminin gerçekleştiği, ilgili blokla ilgili davacının sorunlarını giderecek şekilde yeni bir düzenleme yapıldığı, yerel mahkemenin davayı reddetmesinden sonra, istinaf mahkemesinin yeni bir bilirkişi raporu aldırmadan dava konusu işlemi iptal etmesinin hukuk mantığına aykırı olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesi kararının ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan gerekçeler doğrultusunda bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz onama kararına katılmıyorum.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/10412, K. 2024/5902, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama