KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/10437 E., 2024/4409 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2024
- Esas No
- 2023/10437
- Karar No
- 2024/4409
- Temyiz eden (davalı)
- ... Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
542 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Osmaniye ili, Kadirli ilçesi, ... Köyünde bulunan ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırması işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:...
K:... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlık konusu ..., ..., ve ... sayılı parseller yönünden; dava konusu toplulaştırma işlemi sonucunda davacının dava konusu parsellerden gelen hakedişinin kendisine tahsis edilen parsellerin aynı fizyografik birim ve topoğrafya üzerinde bulunduğu, bu parsellerin parsel değer endekslerinin birbirine yakın olduğu, bu parsellerin benzer arazi ve toprak karakteristiklerine sahip olduğu, dolayısıyla bu parsellerin tarımsal açıdan verimliliğinin eşdeğer düzeyde olduğu,
ayrıca sulama kanalından yararlanacak şekilde oluşturulduğu, toplulaştırmanın amacına ve ilkelerine uygun davranıldığı; ... ve ... sayılı parseller yönünden; bu parsellerin toplulaştırma sonrasında oluşan ... ada, ... parselin herhangi bir sulama kanalı ve/veya kanaletinden yararlanamayacak şekilde ve konumda oluşturulmasından dolayı dava konusu toplulaştırma işleminde bu taşınmazlar yönünden ve bu noktada yukarıda anılan mevzuat hükümleri ile toplulaştırmanın amacına ve ilkelerine aykırı davranıldığı, ... nolu parsel yönünden; davacının bu parsel ile ilgili bir mülkiyet ilişkisinin bulunmadığından,
belirtilen parsel yönünden dava konusu toplulaştırma işleminin iptalinin istenilmesinde menfaatinin ve dolayısıyla dava açma ehliyetinin bulunmadığı, 63 nolu parsel yönünden; dava konusu toplulaştırma işlemine ... parsel numarasında kayıtlı olan herhangi bir parselin dahil edilmediği görüldüğünden bu parsel yönünden davanın incelenmeksizin reddine kararı verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle ..., ..., ve ... sayılı parseller yönünden davanın reddine, ... ve ... sayılı parseller yönünden toplulaştırma işleminin iptaline, ... sayılı parsel yönünden davanın ehliyet yönünden reddine, ... parsel yönünden ise davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu toplulaştırma işleminin kanuna ve hukuka uygun olarak gerçekleştirildiği, toplulaştırma kapsamına alınan bölgedeki mevcut projeler ve fiili durum üzerinden en verimli ve en uygun projenin uygulandığı, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/10437, K. 2024/4409, 4 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama