KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/10887 E., 2024/1636 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 11 Mart 2024
- Esas No
- 2023/10887
- Karar No
- 2024/1636
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Valiliği
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
558 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, İl Umumi Hıfzısıza Meclisinin .. tarih ve ... numaralı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda.
İl Umumi Hıfzısıza Meclisince, 65 yaşın üzerindeki vatandaşların her gün 10:00-13:00 saatleri arasında sosyal mesafe kuralına riayet etmek ve maske takmak kaydıyla dışarıya çıkabileceklerine, bu saatler dışında 65 yaş ve üzeri vatandaşların sokağa çıkmasının kısıtlanmasına karar verildiği, karar ile kişilerin yaşam hakkının korunmasının ve salgının kontrol altında tutulmasının amaçlandığı, söz konusu kararın alınması hususunda 1593 sayılı Kanun ile gerekli yetki ve sorumluluğun ilgili valinin başkanlık ettiği il hıfzısıhha kurullarına verilmiş olduğu,
bu kurullarca bulaşıcı ve salgın hastalığın mahiyeti ve etkisi dikkate alınarak salgınının toplum sağlığı ve kamu düzeni açısından oluşturduğu riski yönetme, sosyal izolasyonu temin, fiziksel mesafeyi koruma ve hastalığın yayılım hızını kontrol amacıyla, tedbirlere yönelik kararlar alınabileceği ve hatta alınmasının gerektiği, bu bağlamda İstanbul İl Hıfzısıhha Meclisi tarafından, yaşanan Covid-19 pandemisi nedeniyle toplum sağlığı ve kamu düzeni yönünden oluşturduğu tehlikelerin giderilerek,
kontrol altına alınabilmesi için bilimsel olarak geçerliliği ortaya konulmuş toplumsal ve/veya bireysel bazı kısıtlamalar getirilebileceğinde duraksama bulunmadığı, bu yönleriyle dava konusu kararın, 1593 sayılı Kanunda verilen yetkiye istinaden ve bu yetkinin kullanılması için anılan kanunda öngörülen gerekli şartların oluşması sonrasında mevzuat ile öngörülen usule uygun olarak alınmış olduğu, yetki, şekil ve sebep yönlerinden hukuka aykırı olmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
İçişleri Bakanlığı genelgelerine dayanılarak, 65 yaş ve üzeri vatandaşların her gün 10:00-13:00 saatleri arasında sosyal mesafe kuralına riayet etmek ve maske takmak kaydıyla dışarıya çıkabileceklerine, bu saatler dışında 65 yaş ve üzeri vatandaşların sokağa çıkmasının kısıtlanmasına karar verildiği, temel hak ve özgürlüklere genelgelerle müdahale edilmesinin hukuka ve kanunilik ilkesine aykırı olduğu, 1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu'nda genel bir sokağa çıkma kısıtlamasının öngörülmediği, kapsama giren vatandaşların ihtiyaçlarının nasıl karşılanacağı hususunda tedbir alınmadığı, ölçülülük ilkesine aykırı hareket edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/10887, K. 2024/1636, 11 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama