KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/11647 E., 2025/1068 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2025
- Esas No
- 2023/11647
- Karar No
- 2025/1068
- Temyiz eden (davacı)
- ... Pazarlama Limited Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Bakanlığı
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
576 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Manisa ili, Turgutlu ilçesi, ... Köyü, ... ... pafta, ... parselde faaliyette bulunan davacı şirkete ait işletmede yapılan denetimde, soapstok atıklarının geri kazanımı konusunda geçici faaliyet belgesi/çevre izin ve lisansı olmadan faaliyet gösterilmesi, sıvı atıkların tesisin yan parselindeki toprak zeminde bekletilmesi ve geçici depolanması suretiyle 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 8. ve 11. maddeleri ile Atık Yönetimi Yönetmeliği'nin 5. maddesinin (ö) bendinin ihlal edildiğinin tespit edildiğinden bahisle, davacıya anılan Kanunun 20. maddesinin (r) bendi uyarınca 270.000,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin Manisa Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirkete ait, organik gübre üretimi, paketleme, bitkisel yağlardan çıkan soapstock işleme ve asit yağ üretimi yapılan tesisin faaliyette olduğu, tesiste soapstock adı verilen atık yan ürününün geri kazanımı faaliyetinde de bulunulduğu, çevre lisansı alınması zorunlu olan söz konusu geri kazanım faaliyetinin geçici faaliyet belgesi ya da çevre izin ve lisansı olmadan gerçekleştirildiğinin 21/04/2021 tarihinde yapılan denetim sırasında düzenlenen tutanakla sabit olduğu,
bununla birlikte, delil tespiti sırasında alınan toprak numunesinde soapstock atığının tespit edildiği ve dava dosyası içerisine sunulan fotoğraf ve video kaydı görüntüleri incelendiğinde, denetim sırasında düzenlenen tutanakta tespit edildiği şekilde işletmenin faaliyetinde kullandığı atığın tesisin çevresindeki yeşil alana döküldüğünün ve geniş bir alana yayıldığının görüldüğü dikkate alındığında, davacı şirkete 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 20. maddesinin (r) bendi uyarınca 270.000,00 TL idari para cezası verilmesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, çevre izin ve lisansı için gerekli başvuruların yapıldığı, denetim tarihinde kesinlikle soapstock alınmadığı, bu durumun şirketin muhasebe kayıtlarından açıkça görülebileceği, şirketin yan parselindeki atık sebebiyle yalnızca gözleme dayalı olarak ceza kesildiği, söz konusu alana başka tankerlerin de gelip gittiği, atığın kendilerinden kaynaklandığına ilişkin yeterli tespit bulunmadığı, dolayısıyla dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/11647, K. 2025/1068, 24 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama