İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /4. Daire

DANIŞTAY · 4. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 4. Daire E.2023/13973 K.2025/1700

Dava konusu istem: İstanbul ili, Pendik ilçesi, ... Merkezi, ... Mahallesi, ... Çocuk Parkı adresinde bulunan Tuzla İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisinde (... Merkezi) izin alma, arıtma ve bertaraf etme yükümlülüğüne aykırı olarak kanalizasyon sistemi…

Esas2023/13973Karar2025/1700Tarih17 Mart 2025Okuma6 dk · 1.271 kelime

KÜNYE

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/13973 E., 2025/1700 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire

Karar tarihi
17 Mart 2025
Esas No
2023/13973
Karar No
2025/1700
Temyiz eden (davacı)
... Genel Müdürlüğü
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalı)
... Bakanlığı
İstemin konusu
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.271 kelime·6 dk okuma·5 bölüm

Dava konusu istem: İstanbul ili, Pendik ilçesi, ... Merkezi, ... Mahallesi, ... Çocuk Parkı adresinde bulunan Tuzla İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisinde (... Merkezi) izin alma, arıtma ve bertaraf etme yükümlülüğüne aykırı olarak kanalizasyon sistemi ile toplanan atıksuların arıtılmadan deşarj edildiğinin tespit edildiğinden bahisle 2872 sayılı Çevre Kanununun 11. maddesini ihlal edildiği gerekçesiyle aynı Kanun'un 20. maddesinin (f) bendi uyarınca ... tarih ve ... sayılı 657.638,00-TL idari para cezasının iptali ve ödenen idari para cezasının iadesi istemiyle iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...

İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasında yer alan 03/02/2022 tarihli çevre denetim tutanağı ve laboratuvar sonuçlarının birlikte değerlendirilmesinden, davacı tarafından söz konusu istasyonda atıksuların terfi merkezinde bulunan tanktan iki adet vana ile kapasite fazlası atıksuların merkezin hemen yanındaki Çavuşoğlu Deresine yaklaşık 1 metre çapındaki beton boru hattı ile deşarj edilmesi fiilinin işlendiği sabit olduğundan para cezası verilmesinin hukuka uygun olduğu, ayrıca davacının daha öncede Çevre Kanununa muhalefet ettiğinin tespit edildiği,

söz konusu fiil nedeniyle ... tarih ve ... sayılı işlemle 2872 sayılı Çevre Kanununun 11. maddesini ihlal edildiği gerekçesiyle aynı Kanun'un 20. maddesinin (f) bendi uyarınca 241.424,00-TL idari para cezası verildiği ve anılan para cezasına karşı dava açılmadığı, bu sebeple tekerrür hükmünün uygulanmasının da yerinde olduğu; öte yandan, işlemin hukuka uygun olduğu tespit edildiğinden işlem nedeniyle davacı tarafından davalı idareye yapılan ödemenin de iadesi isteminin de reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Söz konusu denetimin yapıldığı tarihlerde yoğun yağış olduğu, özel durumlarda fazla debinin tahliyesinin mümkün kabul edildiği, bahsedilen beton boru hattının hezeyan durumlarında (gerçekleşen olayda olduğu gibi) havzaya geri su basmasını ve su taşkınları sebebiyle yerleşim yerlerinde can ve mal kaybını önlemek için sonradan inşaa edilmiş ve dere üst kotundan akış veren taşkan hattı olduğu, tesisin maksimum hidrolik kapasitesinde işletildiği;

bu nedenle terfi merkezi haznesine gelen yağış sularının tesis kapasitesinin üstünde olması nedeniyle havzada düşük kotlarda bulunan vatandaşların can ve mal güvenliğini tehlikeye atmamak için terfi merkezinin taşkan hattının çalıştırılmak zorunda kalındığı ve fazla gelen suların adı geçen dereye deşarj edildiği, bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekirken yapılmadığı, eksik inceleme ile verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 8. maddesinde. "Her türlü atık ve artığı, çevreye zarar verecek şekilde, ilgili yönetmeliklerde belirlenen standartlara ve yöntemlere aykırı olarak doğrudan ve dolaylı biçimde alıcı ortama vermek, depolamak, taşımak, uzaklaştırmak ve benzeri faaliyetlerde bulunmak yasaktır.

Kirlenme ihtimalinin bulunduğu durumlarda ilgililer kirlenmeyi önlemekle; kirlenmenin meydana geldiği hallerde kirleten, kirlenmeyi durdurmak, kirlenmenin etkilerini gidermek veya azaltmak için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdürler." hükmüne.

11. maddesinde; "...Üretim, tüketim ve hizmet faaliyetleri sonucunda oluşan atıklarını alıcı ortamlara doğrudan veya dolaylı vermeleri uygun görülmeyen tesis ve işletmeler ile yerleşim birimleri, atıklarını yönetmeliklerde belirlenen standart ve yöntemlere uygun olarak arıtmak ve bertaraf etmekle veya ettirmekle ve öngörülen izinleri almakla yükümlüdürler." hükmüne; aynı Kanunun 20. maddesinin (f) bendinde.

"11. maddeye göre kurulması zorunlu olan atık alım, ön arıtma, arıtma veya bertaraf tesislerini kurmayanlar ile kurup da çalıştırmayanlara 60.000 Türk Lirası idari ara cezası verilir." hükmüne; (ı) bendinin 6. fıkrasında; "....Bu bendin birinci paragrafı dışında, bu Kanun ve bu Kanun uyarınca çıkarılan yönetmeliklere aykırı olarak ülkenin egemenlik alanındaki denizlere ve yargılama yetkisine tâbi olan deniz yetki alanlarına, içme ve kullanma suyu sağlama amacına yönelik olmayan sulara atık boşaltanlara 24.000 Türk Lirası idarî para cezası verilir..." hükmüne yer verilmiştir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; kirlenme ihtimalinin bulunduğu durumlarda ilgililerin kirlenmeyi önlemekle, kirlenmenin meydana geldiği hallerde kirletenin, kirlenmeyi durdurmak, kirlenmenin etkilerini gidermek veya azaltmak için gerekli tedbirleri almakla yükümlü olduğu anlaşılmakta olup; her türlü atık ve artığı çevreye zarar verecek şekilde ilgili yönetmeliklerde belirlenen standartlara ve yöntemlere aykırı olarak doğrudan ve dolaylı biçimde alıcı ortama vermenin yasak olduğu, bu eylemlere sebebiyet verenlere idari para cezası verileceği, kirlenme ihtimalinin bulunduğu durumlarda ilgililerin, kirlenmeyi önlemekle, kirlenme meydana gelmişse kirlenmeyi durdurmakla ve etkilerini gidermekle yükümlü oldukları konusunda tereddüt bulunmamaktadır.

Bununla birlikte; 2872 sayılı Çevre Kanununun 20. maddesinin (f) bendi uyarınca idari para cezası verilebilmesi için, 2872 sayılı Kanunun 11. maddesine göre kurulması zorunlu olan atık alım, ön arıtma, arıtma veya bertaraf tesisinin ilgilisi tarafından kurulmamış olması yada kurulup da çalıştırılmamış olması gerekmektedir.

Dosyanın incelenmesinden; dava konusu işleme dayanak alınan 03/02/2022 tarihli çevre denetim tutanağında; "işletmenin atıksu terfi istasyonu olarak faaliyet gösterdiği, söz konusu terfi istasyonuna kentsel atıksuların geldiği buradan Tuzla Atıksu Arıtma Tesisine atıksuların terfi edildiği, işletmede atıksuların kaba ızgaradan sonra Tuzla Atıksu Arıtma Tesisine pompalanmak üzere tutulduğu, tanktan Tuzla Atıksu Arıtma Tesisine gönderilemeyen kapasite fazlası (yoğun kar erimeleri ve yoğun yağış sebebiyle) atıksuların iki adet vana ile hemen yanındaki dereye yaklaşık 1 metre çapında beton boru ile deşarj edildiği,

derenin deşarj noktasından itibaren denize döküldüğü noktaya kadar denetim yapıldığı" fotoğraf ve video kayıtları alınarak tespit edildiğinin belirtildiği, yine dava dilekçesinde; denetimin yapıldığı tarihlerde yoğun yağış olduğu, özel durumlarda fazla debinin tahliyesinin mümkün kabul edildiği, bahsedilen beton boru hattının hezeyan durumlarında (gerçekleşen olayda olduğu gibi) havzaya geri su basmasını ve su taşkınları sebebiyle yerleşim yerlerinde can ve mal kaybını önlemek için sonradan inşaa edilmiş ve dere üst kotundan akış veren taşkan hattı olduğu, tesisin maksimum hidrolik kapasitesinde işletildiğinin belirtildiği;

savunma dilekçesinde de yoğun kar erimesi ve yoğun yağış sebebiyle terfi merkezinde

bulunan tanktan iki adet vana ile kapasite fazlası atıksuların merkezin hemen yanındaki Çavuşoğlu Deresine yaklaşık 1 metre çapındaki beton boru hattı ile deşarj edildiği ve söz konusu derenin de Marmara Denizi ile sonlandığının ifade edildiği anlaşılmaktadır.

Her ne kadar, çevre denetim tutanağında, arıtma tesisine gelen ancak yağmur sularının da etkisiyle arıtıma girmeden doğrudan alıcı ortama taştığı tespit edilen atıksu nedeniyle dava konusu işlem ile 2872 sayılı Çevre Kanununun 20. maddesinin (f) bendi uyarınca idari para cezası tesis edilmiş ise de; anılan madde hükmü gereğince idari para cezası verilebilmesi için gerçekleştirilmesi gereken; kurulması zorunlu olan arıtma tesisinin ilgilisi tarafından kurulmamış olması ya da kurulup da çalıştırılmamış olmasına yönelik eylemlerin somut olayda tespit edilmediği, bununla birlikte;

gerek tesisin yetersizliğinden gerekse denetimin yapıldığı günün koşullarından kaynaklı olabilecek nedenlerle alıcı ortama doğrudan atıksu deşarjının yapıldığının açık olduğu, doğrudan alıcı ortama deşarjın yapıldığı by-pass hattından alınan atıksu numunesinin deşarj standartlarını sağlamadığı, dava konusu işlemin de işbu eylem nedeniyle tesis edildiği görülmektedir.

Bu nedenle, dava konusu işleme dayanak fiilin; dava konusu idari para cezasının tesisine konu olabilecek, Kanun ve Yönetmelikte belirlenen aykırılığı oluşturmadığı anlaşıldığından, doğrudan alıcı ortama deşarj edilen atıksu nedeniyle davacı şirkete 2872 sayılı Çevre Kanununun 20. maddesinin (f) bendi uyarınca idari para cezası verilmesinde hukuka uyarlık görülmemiştir.

Öte yandan; 16/04/2019 tarihli çevre denetim tutanağında tespit edilen fiilin ise Çevre Kanununun 20. maddesinde yer alan uygun alt bent uyarınca idari para cezasını gerektirip gerektirmediğinin davalı idarece değerlendirileceği tabiidir.

Bu itibarla, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 17/03/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay 4. Daire, E. 2023/13973, K. 2025/1700, 17 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2023/13973
Karar No
2025/1700
Tarih
17 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 5. Daire E.2023/14103 K.2025/2958
  • Danıştay 5. Daire E.2023/15356 K.2025/2811
  • Danıştay 5. Daire E.2023/16339 K.2025/3465
  • Danıştay 5. Daire E.2023/18077 K.2025/2553
  • Danıştay 5. Daire E.2023/19863 K.2025/2917
  • Danıştay 5. Daire E.2023/20298 K.2025/3461

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.