KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/3295 E., 2023/2902 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2023
- Esas No
- 2023/3295
- Karar No
- 2023/2902
- Temyiz eden (davacı)
- … Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Bakanlığı … Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
578 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 2019/1 ila 12. dönemlerinde yurt dışında mukim olan şirketlere yapılan reklam hizmeti ödemeleri üzerinden kesilen kurum (stopaj) vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ve ödenen verginin tecil faiziyle birlikte iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; olayda, iç hukukta ve uluslararası sözleşmelerde belirlenen işyeri tanımının "elektronik ortamda iş yerini" de kapsayacak şekilde yorum ve kıyas yoluyla genişletilmesinin başta Anayasa olmak üzere mevcut yasal düzenlemelere de aykırı olduğu anlaşıldığından, tahakkuk ettirilen kurum (stopaj) vergisinde açık vergi hatası bulunduğu sonucuna varılmış olup; düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddine dair işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne, ödenen miktarın tahsil tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanun'da öngörülen oranda tecil faizi uygulanmak suretiyle davacıya iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; olayda, davacı şirketçe hizmet alınan firmaların "Türkiye'de Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasında belirlenen tanıma uyan "iş yeri" sahibi olup olmadığı hususlarının hukuki yorum gerektirdiği, davacının iddiaları ve bu iddialar çerçevesinde ortaya çıkan uyuşmazlık, herhangi bir kuşku ya da hukuki tartışmaya meydan bırakmayacak şekilde ilk bakışta anlaşılabilecek vergilendirme yanlışlığı niteleliğinde açık bir vergi hatası kapsamında olmayıp, hukuki yorum gerektiren bir sorun niteliğinde olduğundan, diğer bir ifadeyle;
ihtilafın çözümü maddi olayların ve mevzuatın değerlendirilmesini ve yorumlanmasını gerekli kıldığından, davacının iddiaları düzeltme ve şikayet kapsamında değerlendirilemeyecek olup, şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçe ile davalı idare istinaf başvurusunun kabulüne Vergi Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Müvekkili şirket tarafından reklam hizmeti aldığı şirketlere gerçekleştirilen ödemeler üzerinden yapılan stopaj kesintisinin, söz konusu şirketlerin yurt dışında mukim olmaları, Türkiye'de herhangi bir iş yeri ve/veya daimi temsilci bulundurmamaları nedeniyle Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları ve mevzuat uyarınca haksız ve hukuka aykırı olduğu, söz konusu kesintinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nda belirtilen "mevzuda hata" olarak kabul edilmesi gerektiği, dava konusu olaydaki hatanın herhangi bir yoruma mahal vermeyecek nitelikte açık ve anlaşılabilir olduğu, istinaf mahkemesince yapılan katı yorum nedeniyle müvekkili şirketin mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği, hukuka aykırı olarak verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/3295, K. 2023/2902, 29 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama