KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/4941 E., 2024/1775 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 13 Mart 2024
- Esas No
- 2023/4941
- Karar No
- 2024/1775
- Temyiz eden (davalı)
- ... Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
577 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Isparta İli, Eğirdir İlçesi, Bağlar Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı mülkiyeti Eğirdir Belediye Başkanlığına ait 2.045,80 m² yüzölçümlü taşınmazın 63 m²lik kısmının 30.06.2011-30.06.2016 tarihleri arasında fuzulen işgal edildiğinden bahisle davacıdan 307.755,00-TL tutarında ecrimisil istenilmesine ilişkin Eğirdir Belediye Başkanlığınca tesis edilen ... tarih ve ... takip nolu ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; tekel niteliğinde elektrik üretimi ve iletimi yapmak üzere kurulmuş kamu iktisadi devlet teşekkülü olan Türkiye Elektrik Kurumunun (TEK) 1994 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla Türkiye Elektrik Üretim, İletim Anonim Şirketi (TEİAŞ) ve Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi (TEDAŞ) ünvanlı iki ayrı iktisadi devlet teşekkülü kuruluşu olarak örgütlenmesi sonrasında, TEDAŞ'ın bir müessesesi iken anonim şirkete dönüştürülerek önce özelleştirme kapsamına alınan ve daha sonra "işletme hakkı devir sözleşmesi" ile özelleştirilen davacı şirketin,
işletmesi nedeniyle mülga 110 sayılı K.H.K.'nın 23. maddesi uyarınca tasarruf ettiği elektrik iletimine ilişkin trafoların mülkiyetinin, hala iktisadi devlet teşekkülü olarak 233 sayılı K.H.K.'nın eki listede yer alan TEDAŞ'a ait olduğu,
özel yasalarından kaynaklanan trafo alanlarının tasarrufuna ilişkin haklarının da aralarındaki sözleşme uyarınca davacı şirkete ait olduğunun ve bu nedenle elektrik iletiminde kullanılan trafo alanlarındaki kullanımların ecrimisile konu edilemeyeceğinin kabulü gerektiği,
TEDAŞ tarafından dağıtım tesisleri ve dağıtım tesislerinin işletilmesinde gerekli diğer ilave unsurların işletme hakkının işletme hakkı devir sözleşmesiyle davacı şirkete devredildiği ve bu kapsamda davacı şirketin yukarıda yer verilen Kanun hükmü uyarınca kamu hizmetini yerine getirirken kamuya ait taşınmazlardan faydalanma hakkına sahip olması sebebiyle işgalci olarak değerlendirilmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı / davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının fuzuli şagil olduğu, temyize konu kararın gerekçesinde belirtilen 110 sayılı KHK'nın mülga olduğu, kaldı ki bu KHK'nın 23.maddesinde araziyi kullanabilmenin de birtakım şartlara bağlandığı, söz konusu işgalden önce bu şartların hiçbirinin yerine getirilmediği, işgale konu arazinin kamuya ayrılmış bir yer olmadığı, belediyenin özel mülkünde bulunan arazinin hukuka aykırı bir şekilde işgal edildiği ve temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/4941, K. 2024/1775, 13 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama