KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/5162 E., 2024/7779 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2024
- Esas No
- 2023/5162
- Karar No
- 2024/7779
- Temyiz eden (davacı)
- ... İşletme Kooperatifi
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Valiliği (... Milli Emlak Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
541 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... köyü, ... mevkiinde bulunan 5.806,92 m² yüzölçümlü Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazın 3.267,26 m²'lik kısmı üzerinde 03/09/2014-15/08/2016 tarihleri arasında yeşil alan, beton zemin duş, yüzer iskele yapılmak suretiyle işgal edildiğinden bahisle 222.519,86 TL ecrimisil tahakkuk ettirilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararda; mahallinde yapılan keşif sonrası hazırlanan bilirkişi raporunda özetle; "dava konusu yerin konumu, fiziksel özellikleri, altyapı hizmetlerinden yararlanma durumu, kullanım amacı gözetilip dava konusu taşınmaza emsal olabilecek taşınmazlara incelenerek, eksik ve üstün yönlerinin değerlendirilmesi suretiyle ecrimisile konu tarihler arasındaki fuzulen işgal karşılığı, davacıdan toplam 221.898,60 TL ecrimisil alınmasının uygun olduğu, muhdesat bedeli alınmasına gerek olmadığı, idarenin işlemi ile arasındaki farkın emsal değerlendirmelerinden kaynaklandığı,
işgal alanı, süresi ve şekli noktasında uyuşmazlık olmadığı" yönünde görüş bildirildiği, anlaşılmış olup, rapora yapılan itirazların raporun teknik yönünü kusurlandıracak mahiyette olmadığı, İdare Mahkemesince karara esas alınacak yeterlilikte olduğu değerlendirilerek,
yapılan keşif sonrası hazırlanan bilirkişi raporundaki değerlemenin idarece yapılan takdirden daha az olmasına rağmen aradaki farkın çok az olması karşısında, bu farkın işlemi kusurlandıracak mahiyette olmadığı ve dava konusu işlemdeki tespit ve değerlendirmelerin fahiş ve gerçeği yansıtmadığına ilişkin iddialara itibar edilemeyeceği, kıyı bölgelerindeki kullanımın mevsimlik olduğu kabul edilse dahi, işgalin sürekliliğinin açık olduğu ve ecrimisil bedelinin kullanım şekli de dikkate alınarak hesaplandığı anlaşıldığından, dava konusu ecrimisil ihbarnamesinde hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
İşgalin sadece turizm sezonu olan yaz aylarında olduğu, yıl boyunca ecrimisil istenemeyeceği, kıyıların halkın kullanımına açık olduğu, ticari bir faaliyetin söz konusu olmadığı, sadece kooperatif üyeleri tarafından değil halk tarafından da bu alanların kullanılması gözönüne alındığında ecrimisil bedelinin fahiş olduğu, işlemin usul ve hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/5162, K. 2024/7779, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama