KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/6984 E., 2024/150 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 10 Ocak 2024
- Esas No
- 2023/6984
- Karar No
- 2024/150
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
846 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, İstanbul İli, Bahçelievler İlçesi, … Caddesi, No:… adresinde oto ekspertiz olarak faaliyet gösteren iş yerine ilişkin "iş yeri açma ve çalışma ruhsatı" verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun, İş Yeri Açma ve Çalışma Yönetmeliği'nin 4/e. maddesi uyarınca reddedilmesine yönelik … tarih ve E…. sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davalı idarece dava konusu işyeri hakkında tutulan 24/12/2019 tarihli tutanakta; sözü edilen işyerinin mesken altında bulunduğu, bina kat maliklerinden alması gereken muvafakatnamenin olmadığı, kaldırım üzerinde araç işgali ile yaya trafiğini olumsuz etkilediği ve yerleşim alanında kaldığı tespitlerine yer verilerek sıhhi ve fenni yönden uygun olmadığı kanaatine varıldığı ancak taraflar arasında uyuşmazlığa konu işyerinin 3. Sınıf Gayrisıhhi Müessese olduğu hususunda ihtilaf bulunmadığı,
İş Yeri Açma ve Çalışma Yönetmeliği 4/e maddesi uyarınca 3. Sınıf Gayrisıhhi Müessese niteliği taşıyan işyerinin mesken altında bulunması ve yerleşim alanında kalması yönünden yasal bir engelin bulunmadığı ayrıca dükkan niteliğindeki taşınmazda faaliyet gösteren işyerinin diğer kat maliklerinden alınması gereken muvafakatin de aynı Yönetmeliğin 5. maddesi uyarınca aranmadığı öte yandan işyerinin yaya trafiğini ne şekilde olumsuz etkilediği ve sıhhi yönden uygun olmadığı yönlerinden davalı idarece yapılmış somut bir tespit bulunmadığı anlaşılmakla,
olayda hukuken kabul edilebilir nitelikte olmayan tespitlere dayanarak davacının ruhsat başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince. İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına ilişkin Yönetmeliğinin 23. maddesinde; yetkili idarelerce ruhsat verilirken ikinci ve üçüncü sınıf gayrisıhhî müesseseler için aranacak kriterler arasında imar mevzuatına uygun olmasının yer aldığı keza 3572 sayılı Kanunun 4.maddesi uyarınca da işyeri açma ve çalışma ruhsatını vermeye yetkili mercilerin,
ruhsatın verilmesi için yapılacak incelemelere esas alacakları Yönetmeliğin imar mevzuatına uygunluğu da içeren bir takım genel kriterler uyarınca düzenlenmesi şart koşulduğu gerek 3572 sayılı Kanunun imar mevzuatına uygunluğun dikkate alınması yönündeki emredici hükmü gerekse de 3194 sayılı Kanun uyarınca yapı ruhsatı ve kullanma izni bulunmadan bir yapının inşa edilmesinin ve kullanılmasının mümkün olmaması karşısında işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenebilmesi için imar mevzuatına uygun bir yapının varlığının hukuksal bir zorunluluk olduğu dolayısıyla işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenmesi için imar mevzuatına uygun bir yapının
varlığının öngörüldüğü, öte yandan iptal davalarında, dava konusu işlemin hukuka uygun bir sebebin bulunup bulunmadığının, re'sen araştırma ilkesi çerçevesinde incelenmesi gerektiği bu itibarla görülmekte olan bir davada idarece dava konusu işlemin tesisinde esas alınmamış, ancak yargı yerince dosyanın incelenmesi sonucu başka bir neden saptanmış ve idarece ileri sürülen nedenin hukuken geçerli olmadığı belirlenmiş ise, idarenin ileri sürdüğü sebep dışında dosyada saptanan nedene göre uyuşmazlığın çözümlenmesinin idare hukukunda "sebep ikamesi" ilkesi olarak nitelendirildiği, bu kapsamda dava dosyasının incelenmesinden;
davacı tarafından, İstanbul İli, Bahçelievler İlçesi, ....
Caddesi, No:... adresinde bulunan işyerinde oto ekspertiz olarak faaliyet göstermek üzere yapılan işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenmesi talebinin söz konusu faaliyetin gayri sıhhi müessese niteliğinde bulunduğu ve konut altında açılamayacağı gerekçesiyle reddi üzerine bakılan davanın açıldığı, Dairelerince verilen ara kararı uyarınca davacı ve davalı idarece verilen cevapta söz konusu işyerinin bulunduğu yapının yapı kullanma izin belgesinin veya 3194 sayılı İmar Kanunun geçici 16. maddesi uyarınca düzenlenmiş yapı kayıt belgesinin sunulamadığından,
yapı kullanma izin belgesi veya yapı kayıt belgesi bulunmayan ve bu nedenle işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenmesi için aranılan koşullardan olan imara uygunluk şartını sağlamayan işyeri için talep edilen ruhsatın reddine ilişkin bulunan dava konusu işlemde sonucu itibariyle hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf talebinin kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, İstinaf aşamasında kaldırılan İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu, hemen aynı binada başka işletmelere Belediye tarafından iş yeri açma ve çalışma ruhsatının verildiği, davalı Belediyece yapı kayıt belgesi bulunmadığı şeklinde Mahkemeye verilmiş herhangi bir cevabın bulunmadığı bu nedenle hukuka uygun olmayan temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/6984, K. 2024/150, 10 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama