KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/8118 E., 2024/2208 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 27 Mart 2024
- Esas No
- 2023/8118
- Karar No
- 2024/2208
- Temyiz eden taraflar
- I- (DAVALI
Karar Metni
661 kelime·3 dk okuma·11 bölüm
... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... II- ( DAVALI YANINDA MÜDAHİL ) ... VEKİLİ : Av. ...
III- (DAVACILAR)
1- ... 2- B... 3- ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin...arih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem : Aydın İli, Söke İlçesi, ... Mahallesi,...Sokak, No:... adresinde bulunan ve tapuda ... ada ve ... sayılı parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde yer alan Karya Residence adlı yapının A-B blok bodrum katındaki "..." isimli işyeri için müdahil ...'e verilen ...tarih ve ... sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 19. maddesiyle bütün kat maliklerinin beşte dördünün yazılı rızası ile sitenin ortak kullanım alanında inşaat, onarım ve tesisler, değişik renkte dış badana veya boya yaptırılabileceği yönünde düzenleme getirildiği,
buna karşılık tüm kat maliklerini bağlayan sözleşme niteliğindeki uyuşmazlık konusu site yönetim planının 53. maddesiyle, ortak yerlerde yapılacak yenilik, ilaveler ile kat maliklerinin sayı ve arsa payı çoğunluğu ile verecekleri karara bağlandığı dikkate alındığında, bu açıklamalar doğrultusunda öncelikle Kat Mülkiyeti Kanunu'nun emredici hükümlerine aykırılık teşkil etmeyen ve taraflar arasında bağlayıcı bir sözleşme niteliğinde olan yönetim planı hükümlerinin uyuşmazlığa uygulanması gerektiği,
bu itibarla söz konusu yönetim planı gereğince kat maliklerinin sayı ve arsa payı çoğunluğunun rızası ile sitenin ortak kullanım alanında yenilik ve ilaveler yapılabileceğinin açık olduğu; ancak uyuşmazlık konusu olayda bahsi geçen 1048 m² lik alanın taşınmazın onaylı mimari projesinde otopark alanı olarak belirlendiği, bu şekilde taşınmazın mimari projesinde hali hazırda otopark alanı olarak özgülenen yerin spor salonu, sauna, hamam gibi esaslı bir değişiklikle kullanım amacının tamamen değiştirilebilmesi için öncelikle taşınmazın mimari projesinde söz konusu değişikliğin yapılarak ilgili belediyeden yapı kullanma izni alınması,
sonrasında ise işyeri açma ve çalışma ruhsatı alınması ile ilgili olarak yasal mevzuatın takip edilmesi gerekirken; yalnızca söz konusu yere ilişkin olarak Yapı Kayıt belgesi alınmış olmasına istinaden verilen işyeri açma ve çalışma ruhsatında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACILARIN İDDİALARI
Davacılar tarafından, ana taşınmazın mimari projesinde özel amaca tahsis edilmiş yerlerin başka bir amaç ile kullanılmasının tüm kat maliklerinin oybirliğiyle vereceği kararla mümkün olduğu belirterek, temyize konu kararın gerekçesinin değiştirilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI
Davalı idare tarafından, yapı kayıt belgesi alınmasıyla taşınmazın kullanım hakkı kazanılmış olduğundan işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenebileceği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALI YANINDA MÜDAHİLİN İDDİALARI : Kat maliklerine düşen yükümlülüğün yapı kayıt belgesi alınmasının ardından projeyi revize ederek işlemlerin tapuda tamamlanmasından ibaret olduğu, davacıların kötü niyetle hareket ettikleri belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACILARIN SAVUNMASI
Davacılar tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DAVALININ SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
MÜDAHİLİN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/8118, K. 2024/2208, 27 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama