KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/9172 E., 2024/11 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2024
- Esas No
- 2023/9172
- Karar No
- 2024/11
- Temyiz eden (davacı)
- ... Petrol Akaryakıt Gıda Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
571 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: İzmir İli, Karaburun İlçesi, ... Beldesi, ... Caddesi, ... Mevkii, No:... adresinde ve tapunun ... Mevkii, ... pafta, ... parselinde kayıtlı taşınmaz üzerinde akaryakıt ve lpg istasyonu olarak faaliyet göstermekte iken 16/01/2014 -19/01/2016 tarihleri arasında faaliyetinin durdurulması üzerine uğranıldığı ileri sürülen zararlarına karşılık olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 250.000,00 TL manevi zararın yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... gün ve E: ..., K: ... sayılı kararda.
2003 yılından itibaren ruhsatlı olarak faaliyet gösteren davacı şirketin işyeri açma ve çalışma ruhsatının ve işyeri açma ve çalışma ruhsatına dayanak teşkil eden 1/1000 ölçekli uygulama imar planındaki akaryakıt+lpg istasyonu gösteriminin, inşaat ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesinin iptali istemiyle üçüncü kişi tarafından yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemlerin iptali istemi ile açılan davalarda verilen iptal kararlarının uygulanmasını sağlamak için 16/01/2014 tarihli encümen kararı ile davacıya ait işyerinin kapatıldığı ancak söz konusu kararların, temyiz incelemesi sonucunda bozulmaları üzerine,
19/01/2016 tarihinde tekrar faaliyetine başladığı, 16/01/2014 -19/01/2016 tarihleri arasında faaliyetinin durdurulması nedeniyle uğradığı zararların tazmini istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı, davalı idarenin, Mahkemece verilen iptal kararının uygulanması kapsamında kapatma işlemini tesis ettiği, Mahkemelerce verilen kararları kendisine kanunen tanınmış olan süreler dahilinde uyguladığı anlaşıldığından, idarenin herhangi bir kusurunun bulunduğundan söz edilemeyeceği, tazminle yükümlü tutulmasına hukuki olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından idarenin mahkeme kararlarını süresi içerisinde uygulamadığı, 05/11/2014 ve 11/11/2015 tarihli bozma kararları üzerine idarenin derhal işyerini açması gerekirken aylarca beklendiği, davacı aleyhine olan kararlar hemen uygulandığı halde lehine olan kararların uygulanmasının geciktirildiği, direkt ruhsat iptaline ilişki bir karar olmadığı, mahkeme kararlarının imar planları arasındaki uyumsuzluğa yönelik olduğu, idari yargı kararlarının geriye yürür nitelikte olduğu, davaya konu işlemin hiç tesis edilmemiş gibi durumun eski hale getirilmesi gerektiği, zararın tazmininin değil, işlemin eski hale iadesinin söz konusu olduğu, işlemin davacıya karşı güdülen husumet nedeniyle tesis edildiği, kararın 14 aylık gecikme ile uygulandığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/9172, K. 2024/11, 9 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama