İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /4. Daire

DANIŞTAY · 4. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 4. Daire E.2023/9338 K.2024/79

29/04/2021 günü saat 19:00’dan 17/05/2021 günü saat 05:00’e kadar sürecek olan tam kapanma kapsamında, davalı İçişleri Bakanlığı tarafından 81 İl Valiliği’ne gönderilen 27/04/2021 tarih ve 7576 sayılı Genelge ile 14/04/2021 tarih ve 6638 sayılı Genelge’ye…

Esas2023/9338Karar2024/79Tarih9 Ocak 2024Okuma10 dk · 1.936 kelime

KÜNYE

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/9338 E., 2024/79 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire

Karar tarihi
9 Ocak 2024
Esas No
2023/9338
Karar No
2024/79
Davacı
… Barosu Başkanlığı
Vekili
Av. …
Davalı
… Bakanlığı
Vekili
Hukuk Müşaviri …
Davanın konusu
İçişleri Bakanlığının 27/04/2021 tarih ve 7576 sayılı Genelgesi ile 14/04/2021 tarih ve 6638 sayılı Genelgesine ek olarak uygulanacak olan tedbirler kapsamında, alkollü içki satışının yasaklanmasına ilişkin fiili uygulamanın iptali istenilmektedir.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.936 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Davacının iddiaları

29/04/2021 günü saat 19:00’dan 17/05/2021 günü saat 05:00’e kadar sürecek olan tam kapanma kapsamında, davalı İçişleri Bakanlığı tarafından 81 İl Valiliği’ne gönderilen 27/04/2021 tarih ve 7576 sayılı Genelge ile 14/04/2021 tarih ve 6638 sayılı Genelge’ye ek olarak uygulanacak olan tedbirlerin ve tam kapanma sırasında sokağa çıkma kısıtlamasından muafiyet hallerinin bildirildiği, anılan Genelge’de alkollü içki satışı yasağına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmasa da, sosyal medyada alkollü içki satışının yasak olduğu şeklinde haberlerin yer aldığı,

İçişleri Bakanı’nın alkol satışı yapan işyerlerinin tam kapanma sürecinde istisnalar arasında yer almadığı ve kapalı olacağı yönünde açıklamasının medyada yer bulduğu, Tebliğ Tebellüğ Belgesi başlıklı yazı ile 29/04/2021 günü saat 19:00 ile 17/05/2021 günü saat 05:00 arası tam kapanma süresince alkollü içki türü ürünlerin satışının yapılmayacağının işyerlerine imza karşılığı tebliğ edildiğinin görüldüğü, 27/04/2021 tarih ve 7576 sayılı Genelgede yer almayan, yasal dayanağı bulunmayan, keyfi, sebepsiz, kamu yararından yoksun ve hukuka aykırı fiili uygulamanın hayata geçirilerek icrailik kazandığı,

dava konusu fiili uygulamanın hukuki dayanağının bulunmadığı, alkollü içki satışının yasaklanmasına ilişkin yasal bir düzenleme bulunmadığı, idari işlemle özgürlüklerin kısıtlanmasının hukuka aykırı olduğu, insanların evlerinde alkol tüketip tüketmemelerine dair kararlarının özel hayat kapsamında yer alan, Anayasa’da temel hak ve özgürlükler kapsamında korunan ve ancak kanunla sınırlanabilen haklardan olduğu, yasal dayanağı bulunmadan, sözlü olarak alkol satışının yasaklanmasına ilişkin dava konusu fiili uygulamanın özel hayatın gizliliğine yapılan ölçüsüz bir müdahale niteliğinde olduğu ve Anayasa’ya aykırı olduğu,

dava konusu fiili uygulamanın kamu düzenini tehdit eden bir durumun ortadan kaldırılması ve kamu yararının gerçekleştirilmesini sağlayacak özellikte olmadığı, sokağa çıkma yasağı ile zaten sosyal mesafenin korunması amacının gerçekleştirildiği, dava konusu fiili uygulamanın sebepten yoksun olduğu, dava konusu işlemle kişilerin dışarıdaki hayata ilişkin tercihlerine açık ve hukuksuz bir müdahalede bulunulduğu ileri sürülmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI

Süresinde savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Dava açıldıktan sonra, alkollü içki satışının yasaklanmasına ilişkin dava konusu uygulama, davalı idare tarafından 17/05/2021 tarihi itibarıyla uygulamadan kaldırıldığından konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …

DÜŞÜNCESİ

Dava; 27/04/2021 tarih ve 7576 sayılı İçişleri Bakanlığı Genelgesi ile 14/04/2021 tarih ve 6638 sayılı Genelgeye ek olarak uygulanacak olan tedbirler kapsamında, alkollü içki satışının yasaklanmasına ilişkin fiili uygulamanın iptali istemiyle açılmıştır.

1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 1'inci maddesinde. "Memleketin sıhhi şartlarını ıslah ve milletin sıhhatine zarar veren bütün hastalıklar veya sair muzır amillerle mücadele etmek ve müstakbel neslin sıhhatli olarak yetişmesini temin ve halkı tıbbi ve İçtimai muavenete mazhar eylemek umumi Devlet hizmetlerindendir.” hükmüne yer verilmiş. 27'nci maddesinde ise.

"Umumi hıfzıssıhha meclisleri mahallin sıhhi ahvalini daima nazarı dikkat önünde bulundurarak şehir ve kasaba ve köyler sıhhi vaziyetinin ıslahına ve mevcut mahzurların izalesine yarayan tedbirleri alırlar.

Sari ve salgın hastalıklar hakkında istihbaratı tanzim, sari ve içtimai hastalıklardan korunmak çareleri ve sıhhi hayatın faideleri hakkında halkı tenvir ve bir sari hastalık zuhurunda hastalığın izalesi için alınan tedbirlerin ifasına muavenet eylerler.” hükmüne yer verilmiştir.

Öte yandan 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 9'uncu maddesinde; "Vali, ilde Cumhurbaşkanının temsilcisi ve idari yürütme vasıtasıdır. Bu sıfatla: A) (Değişik: 2/7/2018 KHK/703/138 md.) Valiler, ilin genel idaresinden Cumhurbaşkanına karşı sorumludur. Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar, görevlerine ait işleri için valilere re'sen emir ve talimat verirler." hükmüne, 11'inci maddesinin 1'inci fıkrasının (c) bendinde; "İl sınırları içinde huzur ve güvenliğin, kişi dokunulmazlığının, tasarrufa müteaallik emniyetin, kamu esenliğinin sağlanması ve önleyici kolluk yetkisi valinin ödev ve görevlerindendir. Bunları sağlamak için vali gereken karar ve tedbirleri alır.” hükmüne yer verilmiştir.

İdare hukukunda normlar hiyerarşisinde Yönetmeliklerden sonra gelen düzenleyici işlemlerden olan Genelgeler, bir Yönetmeliğe dayalı olarak ve yönetmelik hükümlerine açıklık getirmek amacıyla çıkarılırlar. İdarelerin, normlar hiyerarşisine uygun olarak kamu hizmetinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesi için gerekli önlemleri alma ve bu kapsamda mevzuat değişikliği yapma vetkisine sahip olduğu açıktır.

Dosyanın incelenmesinden, devletin yetkili kurumlarınca bir yandan Covid-19 salgını ile mücadele edilirken bir yandan da salgının seyri göz önünde bulundurulmak ve önümüzdeki günlerde salgın durumunun belirsizliği ile mevsimsel koşullar dikkate alınmak suretiyle normalleşme sürecinin ilk adımlarının atılmaya başlandığı, tüm bu gelişmelere binaen toplum sağlığının korunması kapsamında çalışmalara başlandığı, bu çalışmalara esas olmak üzere İçişleri Bakanlığı tarafından Sağlık Bakanlığından ve Koronavirüs Bilim Kurulundan görüş istendiği,

söz konusu kurumların önerileri ile Cumhurbaşkanlığının Talimatları doğrultusunda uygulamaya geçirilen tedbirler kapsamında yayımlanan genelgenin davaya konu edilen kısmıyla, sokağa çıkma kısıtlamasından muaf olan yerlerin belirlendiği,

alkolün yoğun olarak tüketilmesi ile birlikte, sosyal mesafeye dikkat edilemediği göz önüne alınarak ve alkolün, Covid-19 virüsünün yayılım hızını arttırdığına Dünya Sağlık Örgütü tarafından yapılan çalışmalarda da yer verildiği bu nedenle bu yerler içerisinde fiilen alkollü içki satışına izin verilmemesine İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğünce karar verildiğinin 81 il Valiliğine duyurulduğu anlaşılmaktadır.

Bu itibarla davalı idarenin, küresel etkileri olan salgın hastalığın seyrine bağlı olarak tedbirler alma ve daha önce alınmış olan kararları güncelleme noktasında takdir yetkisi bulunduğundan, anılan takdir yetkisine istinaden solunum yoluyla çok kolaylıkla bulaşan virüsün yayılmasını önlemek, sosyal izolasyonu temin etmek, kalabalık ortamların oluşmasını önlemek, bu süreçte yaşanabilecek olumsuzlukları asgari seviyeye indirmek amacıyla, memleketin sağlık şartlarını düzenlemek ve kişilerin sağlığına zararlı bütün hastalıklarla mücadele etmek üzere,

1593 sayılı Umumi Hıfsızsıhha Kanunu hükümlerine dayanılarak hazırlanan ve pandeminin seyrine göre tedbir alınmasına yönelik hükümlere uygun olarak yayımlanan genelgenin iptali istenilen kısmında hukuka ve kamu yararına aykırı bir husus bulunmamaktadır.

Öte yandan, 17.5.2021 tarihinden sonra etaplar halinde “kademeli normalleşme” sürecinin yürütülmesini takiben, 27.6.2021 tarihli Genelge üzerine tam kapanma tedbirleri döneminin sona ermesi ve vaka sayılarında belirgin bir düşüş sağlanması ile birlikte 1.7.2021 tarihinden itibaren anılan iş yerlerinin faaliyetlerine devam etmelerine izin verilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dava dilekçesi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Dava, İçişleri Bakanlığının 27/04/2021 tarih ve 7576 sayılı Genelgesi ile 14/04/2021 tarih ve 6638 sayılı Genelgesine ek olarak uygulanacak olan tedbirler kapsamında, alkollü içki satışının yasaklanmasına ilişkin fiili uygulamanın iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davalarının, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtildikten sonra, ilk inceleme konularının belirlendiği, 14. maddenin 3/c bendinde dilekçenin ehliyet yönünden de inceleneceği, 15. maddenin 1/b bendinde ise, bu hususta kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

2577 sayılı Kanun'un yukarıda aktarılan 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan ve iptal davasının sübjektif ehliyet koşulu olan "menfaat ihlali", içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlanmaktadır. Menfaatin kişisel olması idari işlemin mutlaka davacı hakkında tesis edilmiş olması sonucunu doğurmamaktadır. Sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları davacının gerçek kişi, tüzel kişi, belde sakini olması gibi hususlar dikkate alınmak suretiyle ve her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliği de göz önünde tutularak belirlenmektedir.

Dava konusu uyuşmazlıkta, davacı kamu kurumu niteliğindeki bir meslek kuruluşudur. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının genel nitelikteki düzenleyici işlemlere karşı, kural olarak, kuruluş yasalarında gösterilen amaçları doğrultusunda dava açma ehliyeti bulunmaktadır. Nitekim, konuyla ilgili yasal düzenlemelerde de, bu kuruluşların amaçları dışında faaliyette bulunamayacakları açık bir biçimde yer almıştır.

Diğer taraftan, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 4667 sayılı Kanun ile değişik 76. maddesinde, Barolar, avukatlık mesleğini geliştirmek, meslek mensuplarının birbirleri ve iş sahipleri ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni sağlamak; meslek düzenini, ahlakını, saygınlığını, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak, avukatların ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tüm çalışmaları yürüten, tüzel kişiliği bulunan, çalışmalarını demokratik ilkelere göre sürdüren kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olarak tanımlanmış; yine aynı Kanun'un Baro Yönetim Kurulunun görevlerinin sayıldığı 95. maddesinin 21. bendinde de, yönetim kurulunun, hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak, korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmakla görevli olduğu belirtilmiştir.

İçişleri Bakanlığının dava konusu 27/04/2021 tarih ve 7576 sayılı Genelgesi ile 14/04/2021 tarih ve 6638 sayılı Genelgesine ek olarak uygulanacak olan tedbirler kapsamında, alkollü içki satışının yasaklanmasına ilişkin uygulamanın, avukatlık mesleği ile ilgili bir düzenleme getirmediği, 1136 sayılı Kanun'un 76. ve 95. maddelerinde barolara verilen "hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak, korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmak" görevinin ise barolara avukatlık mesleği ile ilgili meşru, güncel ve kişisel olmayan konularda tek başına dava açma imkanı vermediği dikkate alındığında, davacı baronun bu davada dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca DAVANIN EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 09/01/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY

1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 76. maddesinde; baroların, avukatlık mesleğine mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, avukatlık mesleğinin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak amacıyla kurulmuş meslek kuruluşları olduğu belirtilmiş iken, 10/05/2001 tarih ve 24398 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4667 sayılı Kanun ile 1136 sayılı Kanun'un 76. maddesinde değişiklik yapılarak;

barolar, avukatlık mesleğini geliştirmek, meslek mensuplarının birbirleri ve iş sahipleri ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni sağlamak, meslek düzenini, ahlakını, saygınlığını, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak, avukatların ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tüm çalışmaları yürüten, tüzel kişiliği bulunan, çalışmalarını demokratik ilkelere göre sürdüren kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olarak tanımlanmış.

1136 sayılı Kanun'un Baro Yönetim Kurulunun görevlerinin düzenlendiği 95. maddesine yine 4667 sayılı Kanun ile eklenen 21. bentte de, yönetim kurulunun, hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak, korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmakla görevli olduğu belirtilmiştir.

1136 sayılı Kanun'un 76. ve 95. maddelerinde yapılan ve yukarıda açıklanan yasal değişiklikten sonra baroların; mesleki bir örgüt olmanın ötesinde hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak gibi bir işlev yüklenmesi nedeniyle diğer meslek örgütlerinden farklı bir konuma sahip olduğu açıktır.

Danıştay kararları ışığında konuya bakıldığında; Avukatlık Kanunu'nda yapılan değişiklikten sonra açılan davalarda dava açma ehliyetinin bulunup bulunmadığı saptanırken, iptal davasının genel amacının yanı sıra dava konusu idari işlemin, hukukun üstünlüğünü, hukuk devleti ilkesini, genel kamu yararı, Anayasa ile koruma altına alınan eşitlik, kişinin dokunulmazlığı, özel hayatın gizliliği, kanunsuz suç ve ceza olamayacağı gibi temel insan haklarını ihlal edip etmediğine ve yargı kararlarının uygulanmaması veya geçersiz kılınması gibi hukuk devleti ilkesini zedeleyen bir durumun olayda söz konusu olup olmadığına bakılarak menfaat ilgisinin olaya özgü, ancak daha geniş yorumlandığı görülmektedir.

Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun, Baronun açtığı başka bir davada … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmakla görevli bulunan Baronun, dava konusu Yönetmelik hükümleri ile Anayasanın eşitlik ilkesinin, kişinin dokunulmazlığı ilkesinin, özel hayatın gizliliği ilkesinin, kanunsuz suç ve ceza olamayacağı ilkesinin, temel hak ve özgürlüklerin ancak Yasayla sınırlanabileceği ilkesinin ihlal edildiğini, öğrenim özgürlüğünün engellendiğini öne sürerek bakılan davayı açtığı göz önünde bulundurulduğunda, iptalini istediği Yönetmelik hükümleri ile menfaat ilgisinin bulunduğunun açık olduğu gerekçesiyle davacının dava açma ehliyetinin bulunduğu kabul edilmiştir.

Dava açma ehliyeti, davanın esasının incelenebilmesinin ön koşuludur. Bu aşamada davacı iddialarının hukuken doğru olup olmadığı yönünde bir değerlendirme yapılamaz. Davada menfaat ihlalinin olup olmadığının saptanabilmesi için, öncelikle davacının iddialarına bakılması gerekmektedir.

Dava dilekçesinde ileri sürülen hukuka aykırılık nedenleri dikkate alındığında, İçişleri Bakanlığının dava konusu edilen uygulamasının toplumun genelini ilgilendirdiği, dolayısıyla bu işleme karşı açılan davanın, genel kamu yararı ve düzeni ile ilgili bulunduğu açıktır.

Hukukun üstünlüğünü koruma görevi ve yükümlülüğü bulunan davacı Baronun, düzenlemenin değinilen niteliği de dikkate alındığında, dava açma ehliyeti bulunduğundan, işin esasının incelenmesi suretiyle karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

Danıştay 4. Daire, E. 2023/9338, K. 2024/79, 9 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davacının iddiaları
  4. Davalının Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi : …
  6. Düşüncesi
  7. Danıştay Savcısı : …
  8. Düşüncesi
  9. Türk Milleti Adına
  10. İnceleme Ve Gerekçe
  11. Maddi Olay
  12. İlgili Mevzuat
  13. Hukuki Değerlendirme
  14. (X) Karşı Oy
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2023/9338
Karar No
2024/79
Tarih
9 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 4. Daire E.2023/9339 K.2024/88
  • Danıştay 4. Daire E.2023/9340 K.2024/89
  • Danıştay 4. Daire E.2023/9342 K.2024/90
  • Danıştay 6. Daire E.2023/9344 K.2024/487
  • Danıştay 4. Daire E.2023/9437 K.2024/519
  • Danıştay 4. Daire E.2023/9441 K.2024/91

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.