KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/9415 E., 2023/7369 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2023
- Esas No
- 2023/9415
- Karar No
- 2023/7369
- Davacı
- …
- Vekili
- Av. …
- Davalı
- … Bakanlığı
- Vekili
- Hukuk Müşaviri …
- Davanın konusu
- İçişleri Bakanlığının "Bazı Faaliyetler için PCR Zorunluluğu" konulu 20/08/2021 tarih ve 13441 sayılı Genel Yazısı'nın iptali istenilmektedir.
Karar Metni
1.004 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Davacının_iddiaları
Davacı tarafından, Anayasa'nın 17. maddesi ile koruma altına alınan yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına aykırı olduğu, tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamayacağı, rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamayacağı, Genelge'nin örtülü olarak zorunlu aşı yaptırmayı amaçladığı, 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nda da koronavirüsle mücadeleye ilişkin bir hükme yer verilmediği, Genelgenin, hukuki belirlilik, hukuki kesinlik ve eşitlik ilkelerine aykırı olduğu gibi yetki, şekil, konu ve amaç unsurları yönünden de hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, koronavirüs hastalığının ortaya çıkmasını engellemek üzere geliştirilmiş bir ilaç bulunmadığı, hasta kişilerin Dünya Sağlık Örgütü ve Sağlık Bakanlığı’nın yayınladığı rehbere göre tedavi edildiği, halihazırda kesin tedavisi bilinmeyen, semptomatik ve deneysel tedavi ile sonuç alınmaya çalışılan hastalığın salgın niteliğinin önünün alınması amacıyla önleyici tedbirler alındığı, hastalığın yayılmasında “süper-yayılma olayları”nın etkisinin büyük olduğu,
hastalığın yayılımının önlenmesi açısından hastalık bulgusuna sahip kişilerin tespitinin büyük önem arz ettiği, hastalığın tespitini kesin olarak mümkün kılan yöntemin moleküler testler olduğu, ülkemizde bu tanının PCR testi ile konulduğu, salgını büyük ölçüde kontrol altına alan Güney Kore’nin bu yöntemi kullandığı, salgınla ilgili olarak öngörülen tedbirlerin, Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu tarafından salgının seyri dikkate alınarak geliştirilen önerilerin Cumhurbaşkanlığı Kabinesinde görüşülerek kararlaştırılmasından sonra hayata geçirildiği, Anayasa’nın 123. maddesi uyarınca idarenin kuruluş ve görevleri itibariyle bir bütün olduğu,
tek tek bireylerin değil ama toplumun genel sağlığını ilgilendiren ve kolluk hizmetleri kapsamında yer alan bir hususun düzenlenmesine ilişkin yetkinin Bakanlıklarına ait olmadığının değerlendirilmesinin olanaksız olduğu, PCR testi zorunluluğunun Cumhurbaşkanlığı Kabinesinde görüşülerek karara bağlandığı, Genelge ile düzenlenenin ise bu hususun takibi olduğu, Genelge’nin sebep ve amaç unsurları yönünden hukuka uygun olduğu,
Medeni Kanun’un 24. maddesinin 2. fıkrasına göre daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden birinin varlığı durumunda kişinin rızası dışında müdahalede bulunulmasının hukuka aykırı olmadığı, 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun 27. maddesi ile Umumi Hıfzıssıhha Kurullarına önlem alma yetkisi verildiği, yine bu Kanun’un 72. maddesi uyarınca salgının yayılmasının önlenmesi bakımından önlem alınabileceği, uygulanmakta olan tedbirlerin asıl çıkış noktasının semptom göstermemiş veya henüz semptom göstermemiş kişiler aracılığıyla salgının yayılmasının önlenmesi olduğu,
halk sağlığının korunmasının amaçlandığı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ
Dava konusu Genelge, davalı idarenin "PCR Test Zorunluluğu" konulu 15/01/2022 tarih ve 22954 sayılı Genelgesi ile tüm hükümleri ile uygulamadan kaldırıldığından konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI: …
DÜŞÜNCESİ
İçişleri Bakanlığının "Bazı Faaliyetler için PCR Zorunluluğu" konulu 20/08/2021 tarih ve 13441 sayılı Genel Yazısı'nın iptali istenilmektedir.
Dava konusu "Bazı Faaliyetler için PCR Zorunluluğu" konulu 20/08/2021 tarih ve 13441 sayılı Genel Yazı ile 06/09/2021 tarihinden itibaren aşı olmayan kişilerin konser, sinema ve tiyatro gibi faaliyetlere katılımında PCR testi zorunluluğu getirildiği, aşısız veya hastalığı geçirmeyen kişilerin özel araç hariç uçak, otobüs, tren veya diğer toplu taşım ulaşım araçlarıyla şehirler arası yapacağı seyahatler için negatif sonuçlu PCR testi arandığı, 48 saat önce yapılmış negatif PCR testi sorgulamanın HES kodu üzerinden yapılması zorunluluğu getirildiği, Valilik ve Kaymakamlıklarca kişilerin toplu olarak diğer etkinliklerden ve faaliyetlerden yararlanacaklar yönünden de PCR testi istenildiği anlaşılmaktadır.
Bazı faaliyetler için PCR testi zorunluluğu getiren 20/08/2021 tarih ve 13441 sayılı Genel Yazı İçişleri Bakanlığı'nın 15/01/2002 tarih ve 22954 sayılı Genel Yazısı ile uygulamadan kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bu nedenle konusu kalmayan davanın esasını inceleme olanağı bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, İçişleri Bakanlığının "Bazı Faaliyetler için PCR Testi Zorunluluğu" konulu 20/08/2021 tarih ve 13441 sayılı Genel Yazısı'nın iptali istemiyle açılmıştır.
Dava açıldıktan sonra dava konusu Genelgenin davalı idarenin "PCR Testi Zorunluluğu" konulu 15/01/2022 tarih ve 22954 sayılı Genelgesi ile tüm hükümleri ile uygulamadan kaldırıldığı görülmektedir.
Bu durumda, dava konusu Genelge yürürlükten kaldırıldığından, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Öte yandan, dava konusu işlemin davalı idarece dava açıldıktan sonra ortadan kaldırıldığı dikkate alındığında, yargılama giderlerinin davanın açılmasına sebebiyet veren davalı idare üzerinde bırakılması gerekmektedir.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/9415, K. 2023/7369, 25 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama