İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /4. Daire

DANIŞTAY · 4. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 4. Daire E.2023/9579 K.2024/1886

Dava konusu istem: Davacı tarafından, işyerinin bir ay süre ile kapatılmasına ilişkin Malkara Kaymakamlığı Zührevi Hastalıklar ve Fuhuşla Mücadele Komisyonunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte…

Esas2023/9579Karar2024/1886Tarih19 Mart 2024Okuma7 dk · 1.483 kelime

KÜNYE

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/9579 E., 2024/1886 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire

Karar tarihi
19 Mart 2024
Esas No
2023/9579
Karar No
2024/1886
Temyiz eden (davalı)
… Kaymakamlığı
Vekili
Av. …
Karşı taraf (davacı)
…
Vekili
Av. …
İstemin konusu
… Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.483 kelime·7 dk okuma·6 bölüm

Dava konusu istem: Davacı tarafından, işyerinin bir ay süre ile kapatılmasına ilişkin Malkara Kaymakamlığı Zührevi Hastalıklar ve Fuhuşla Mücadele Komisyonunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; fuhuşa aracılık ve yer temin edildiğinden bahisle otelin otuz gün süreyle kapatılmasına ilişkin dava konusu işlem tesis edilmiş ise de, bara gelen müşterilerin cinsel münasebette bulunmak için anlaşmalarına zemin hazırlamanın somut delilleriyle ortaya konulamadığı,

bu haliyle Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Zührevi Hastalıklarla Mücadele Tüzüğünün 96. maddesinde bahsi geçen şekliyle davacının işyerinde N.K. isimli şahsa genel kadınlık sanatını icra etme imkanının verildiği ya da işyerinin genelev özellik ve mahiyetinde kullanıldığının delilleriyle tespit edildiğinden bahsedilemeyeceğinden, davacının işyerinin "fuhuşa aracılık etme" fiilini işlediğinden bahisle bir ay süreyle kapatılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline;

hukuka aykırılığı yargı kararı ile saptanan işlemler nedeniyle ilgililerin yoksun kaldığı parasal hakların tazminin Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca zorunlu olduğu, dava konusu işlem nedeniyle davacıya ait işyerinin kapalı kaldığı süre zarfında oluşan maddi hak kayıplarının davacı tarafından belgelendirilmesi halinde davalı idarece davacıya yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, işlem nedeniyle uğradığı maddi zararlarının davanın açıldığı 16/08/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALAR

İşyerinde N.K. isimli şahsın daha önce de çalıştığı, işyerinde tanıştığı kişilerle birlikte olmak amacıyla pazarlık yaptığı, işyerinin niteliği itibarıyla fuhuş için zemin hazırlamaya müsait olduğu, davacının maddi zararının ayrı davaya konu edilmesi ve ispatlanması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ: …

DÜŞÜNCESİ

Adli soruşturma neticesinde alınan ifadelerin birlikte değerlendirilmesinden, bar olarak faaliyet gösteren işyerinde fuhuşa aracılık ve yer temin edildiği sübuta erdiğinden, davacının işyerinin "fuhuşa aracılık etme" fiilini işlediğinden bahisle bir ay süreyle kapatılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

Genel Kadınlar ve Genelevlerin Tabi Olacakları Hükümler ve Fuhuş Yüzünden Bulaşan Hastalıklarla Mücadele Tüzüğü'nün 95. maddesinde, "İzin alınmadan içinde gizli fuhuş yapıldığı iddia veya ihbar edilen veyahut her ne şekilde olursa olsun muttali olunan evler hakkında ahlak zabıtası memurları tarafından önce gizli inceleme yapılır.

Bu gibi evlerde gizli fuhuş yapıldığı delilleriyle tesbit edildiği takdirde, düzenlenecek tutanaklar gizli inceleme raporları ile birlikte en büyük polis amiri tarafından komisyona sunulur. Bu yerler hakkında komisyonca 104 üncü maddeye göre işlem yapılır.".

96. maddesinde, "Otel, motel, pansiyon, misafirhane, hamam, plaj, bar, pavyon, çalgılı kahve, diskotek, içkili gazino, gece klübü, taverna ve benzeri isimler altında işletme ruhsatı alınan yerlerde, gerçek amaç ve anlamda uzak olarak genel kadınlara sanat icra etmek imkanının verildiği veya bu gibi yerlerin bir genelev özellik ve mahiyetinde kullanıldığı,

95 inci maddeye göre tespit olunursa, bu tesisler ruhsatsız açılmış birleşme yerleri sayılarak sahipleri veya işletenler hakkında komisyonca 104 üncü madde uyarınca işlem yapılır." ve 104. maddesinde, "Usulü dairesinde izin alınmadan içinde gizli fuhuş yapıldığı delilleriyle tesbit edilen 95 ve 96 ncı maddelerde yazılı mahaller komisyon kararıyle üç ayı geçmemek üzere kapatılır." hükümlerine yer verilmiştir.

Temyiz istemine konu kararın, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı yönünden;

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Kararın, davacının işlem nedeniyle uğradığı maddi zararın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısmına gelince;

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.

İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları ödemekle yükümlü olup; idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinde, idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,

kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davaların açılabileceği. "İdari Davaların Açılması" başlıklı 3. maddesinde, dava dilekçesinde davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı deliller ile tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktarın belirtilerek dava açılması gerektiği kurala bağlanmıştır.

Tam yargı davalarında istemle bağlı olma kuralının sebep olduğu hak kayıplarının giderilmesi amacıyla 2577 sayılı Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına, 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesiyle, "Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir." cümlesi;

aynı Kanun'un 5. maddesi ile de, 2577 sayılı Kanun'a geçici 7. maddesiyle, "Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dâhil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır." hükmü eklenmiştir.

Dosyanın incelenmesinden; işyerinin bir ay süre ile kapatılmasına ilişkin Malkara Kaymakamlığı Zührevi Hastalıklar ve Fuhuşla Mücadele Komisyonunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle davanın açıldığı, işlem nedeniyle yoksun kalınacak parasal hakların tazminine ilişkin miktar belirtilmediği görülmektedir.

Davacı tarafından tazmini talep edilen zarar, miktar olarak belirsiz ise de, 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendinde öngörülen "tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktarın dava dilekçesinde gösterilmesi zorunluluğu"nun, zarar miktarının dava açıldığı tarihte tespit edilebilen haller bakımından uygulanması gerektiği, olayda dava açıldığı tarih itibarıyla -işlemin iptal edilmemiş olması ve işlemin uygulanma aşamasına geçmemesi nedeniyle- davacının zararının henüz kesinleşmemiş olması karşısında, söz konusu miktarın dava dilekçesinde belirtilmesinin fiilen mümkün olmadığı dikkate alındığında, belirlenebilir bir tutara dayanılarak açılan bu davanın esasının iptal istemine ilişkin kısmının incelenmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Buna göre, uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesince dava konusu işlemin hukuka aykırılığı tespit edilerek işlemin iptaline karar verilmiş olmakla birlikte, davalı idarenin ancak, hukuka aykırı işlemi ile neden olduğu kesin ve gerçek (somutlaştırılmış/belgelendirilmiş) zararın tazmini ile yükümlü kılınabileceği, dava konusu işlem nedeniyle davacıya ait işyerinin kapalı kaldığı süre zarfında oluşan maddi zararın somut olarak tespit edilmesi gerektiği, re'sen araştırma ilkesi gereğince somut bilgi ve belge ile gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle tespit edilecek zararın tazminine yönelik hüküm kurulması gerekirken, aksi yönde verilen kararda hukuka uygunluk görülmemiştir.

Bu itibarla, İdare Mahkemesi kararının davacının işlem nedeniyle uğradığı maddi zararın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısmına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kısmen kabulü, kısmen reddine, 2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının oybirliğiyle ONANMASINA, 3. Anılan İdari Dava Dairesi kararının, davacının işlem nedeniyle uğradığı maddi zararın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısmının oyçokluyla BOZULMASINA, 4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 19/03/2024 tarihinde karar verildi.

(X) KARŞI OY : Uyuşmazlıkta, davacının işyerinin "fuhuşa aracılık etme" fiilini işlediğinden bahisle bir ay süreyle kapatılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmekle birlikte, davacının işyerinin kapalı kalması nedeniyle uğradığını iddia ettiği maddi zararın ispatı gerektiği, İdare Mahkemesince belgelendirilmesi halinde maddi hak kayıplarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi yolunda hüküm kurulmuş ise de, yargılamanın bu aşamasında henüz oluşmuş maddi bir zararın varlığından söz edilemeyeceğinden, maddi tazminat isteminin bu aşamada reddi gerekmektedir.

Bu itibarla, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile temyize konu kararın maddi tazminata ilişkin kısmının belirtilen gerekçe ile bozulması gerektiği oyu ile bozma kararına katılmıyorum.

(XX) KARŞI OY : Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan istinaf mercii kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın davacının işlem nedeniyle uğranılan maddi zararın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısmının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ve temyize konu kararın maddi tazminata ilişkin kısmının da onanması gerektiği oyu ile bozma kararına katılmıyorum.

Danıştay 4. Daire, E. 2023/9579, K. 2024/1886, 19 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddialar
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Tetkik Hâkimi: …
  6. Düşüncesi
  7. Türk Milleti Adına
  8. İnceleme Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2023/9579
Karar No
2024/1886
Tarih
19 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 4. Daire E.2023/9580 K.2024/1666
  • Danıştay 4. Daire E.2023/9583 K.2024/1457
  • Danıştay 4. Daire E.2023/9586 K.2024/1521
  • Danıştay 4. Daire E.2023/9587 K.2024/1659
  • Danıştay 4. Daire E.2023/9588 K.2024/2034
  • Danıştay 4. Daire E.2023/9589 K.2024/1671

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.