İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /4. Daire

DANIŞTAY · 4. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 4. Daire E.2024/1242 K.2025/2921

Dava konusu istem: Aksaray Gülağaç 2. Kısım Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında, Aksaray ili, Ortaköy ilçesi, ... Köyünde yer alan ve davacının hissedarı olduğu ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu…

Esas2024/1242Karar2025/2921Tarih7 Mayıs 2025Okuma7 dk · 1.411 kelime

KÜNYE

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/1242 E., 2025/2921 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire

Karar tarihi
7 Mayıs 2025
Esas No
2024/1242
Karar No
2025/2921
Temyiz eden (davalı)
... Genel Müdürlüğü
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davacı)
...
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.411 kelime·7 dk okuma·6 bölüm

Dava konusu istem: Aksaray Gülağaç 2. Kısım Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında, Aksaray ili, Ortaköy ilçesi, ... Köyünde yer alan ve davacının hissedarı olduğu ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsellere ilişkin kısmının iptali istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacıya tahsis edilen yeni parselin meradan çıkma kuru tarım arazisi olduğu, mera alanından tahsis yapılması ile mera alan bütünlüğünün de bozulduğu, parsel şeklinin tarım yapmaya elverişli olmadığı, toplulaştırma mevzuatına aykırı davranıldığı sonucuna varıldığından, davaya konu toplulaştırma işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu parsel yönünden toplulaştırma işleminin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davalı idare tarafından, davanın süreaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, davacının süresi içerisinde askı ve ilanlara itiraz etmediği, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını,

tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini ... sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır.

Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi,

toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi,

toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi,

arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi,

hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiştir.

4342 sayılı Mera Kanunu'nun 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı; daha önce çeşitli kanunlarla tahsis edilmiş veya kadimden beri kullanılmakta olan mera, yaylak, kışlak ve kamuya ait otlak ve çayırların tespiti, tahdidi ile köy veya belediye tüzel kişilikleri adına tahsislerinin yapılmasını, belirlenecek kurallara uygun bir şekilde kullandırılmasını, bakım ve ıslahının yapılarak verimliliklerinin artırılmasını ve sürdürülmesini, kullanımlarının sürekli olarak denetlenmesini, korunmasını ve gerektiğinde kullanım amacının değiştirilmesini sağlamaktır." hükmü, 4. maddesinde "...Mera, yaylak ve kışlaklar;

özel mülkiyete geçirilemez, amacı dışında kullanılamaz..." hükmü, 14. maddesinin 1. fıkrasında, "Tahsis amacı değiştirilmedikçe mera, yaylak ve kışlaktan bu Kanunda gösterilenden başka şekilde yararlanılamaz." hükmü yer almış, aynı maddede mera komisyonunun 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlemesine Dair Tarım Reformu Kanununun uygulanmasını Bakanlıktan talep edebileceği, köy veya belediyelerde toplulaştırma projeleri uygulatabileceği, bakanlık tarafından uygulanacak mera veya arazi toplulaştırma projeleri kapsamında arazinin niteliği ve kullanım bütünlüğü dikkate alınarak işlenen tarım arazilerinden mera kullanımına,

mera olarak kullanılan alanlardan arazi planlaması yapılabileceği düzenlenmiştir.

Dosyanın incelenmesinden; davacının toplulaştırma işlemi öncesi kadastro parselleri olan ..., ... ve ... nolu parsellerin kuru tarım yapılan parseller olduğu, uygulama ile davacının söz konusu parsellerdeki hisselerinin ... ada ... nolu parselde birleştirildiği, bahse konu parselin toplulaştırma işlemi öncesinde mera parseli olduğu, davacının maliki olduğu taşınmazlar ile toplulaştırma sonrası kendisine verilen taşınmazların verimlilik ve toprak endeksi açısından eşdeğer olduğu, önceki ve sonraki parsellerinde sabit tesis, kuyu vb. bulunmadığı, uygulama sahasında dönüşüm katsayılarının dava konusu parsellere doğru olarak uygulandığı,

toplulaştırma öncesi ve sonrası parsellerin dönüşüm katsayıları ile aradaki kısmi değer farklılıkların giderildiği, parsellerden kesintinin doğru olarak uygulandığı ancak davacıya verilen parselin mera alanından tahsis edilmesinin hukuka uygun olmadığı, mera bütünlüğünün bozulduğu ve parsel şeklinin tarım yapmaya elverişli olmadığı gerekçesiyle dava konusu toplulaştırma işleminin dava konusu parseller yönünden iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.

4342 sayılı Mera Kanunu uygulamaları ile 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlemesine Dair Tarım Reformu Kanunu’na göre tahsis amaç değişikliği yapılarak meraların, mera vasfından çıkarılarak arazi toplulaştırma işlemine dahil edilmesi mümkün olduğundan, mera bütünlüğünün bozulduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmamakla beraber, davacının birbirinden ayrı parsellerdeki hisselerinin birleştirilerek, yine hisseli olarak ... ada ... parselden tahsis edildiği, ... ada ... parselin davacının eski kadastro parsellerinin hiçbirisinin yakınında olmadığı,

yapılan işlemin arazi malikinin arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması ilkesine uygun olmadığı, davalı idarenin, davacının parsellerini, eski kadastro parsellerinden tamamen farklı bir bölgede toplamasının teknik gerekçesini ortaya koymadığı, davalı idare tarafından, davacının fiilen mera parselini kullandığı ve kendi talebi doğrultusunda bu şekilde işlem yapıldığı iddia edilmekle beraber bu iddiayı destekler nitelikte dosyaya bilgi ve belge de sunulmadığı, dolayısıyla dava konusu işlemin bu yönü ile toplulaştırma mevzuatına ve hukuka aykırı olduğu anlaşıldığından,

temyize konu kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle onanması gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 07/05/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY

Davacının toplulaştırma işlemi öncesi kadastro parselleri olan ..., .. ve ... nolu parsellerin kuru tarım yapılan parseller olduğu, uygulama ile davacının söz konusu parsellerdeki hisselerinin, mera vasıflı ... ada ... nolu parselde birleştirilerek toplulaştırma işlemi yapılması üzerine görülmekte olan davanın açıldığı, dosyaya sunulan 29/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda; davacının maliki olduğu taşınmazlar ile toplulaştırma sonrası kendisine verilen taşınmazların verimlilik ve toprak endeksi açısından eşdeğer olduğu, önceki ve sonraki parsellerinde sabit tesis, kuyu vb. bulunmadığı,

uygulama sahasında dönüşüm katsayılarının dava konusu parsellere doğru olarak uygulandığı, toplulaştırma öncesi ve sonrası parsellerin dönüşüm katsayıları ile aradaki kısmi değer farklılıkların giderildiği, parsellerden kesintinin doğru olarak uygulandığı belirtilmektedir.

4342 sayılı Mera Kanunu uygulamaları ile 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlemesine Dair Tarım Reformu Kanunu’na göre tahsis amaç değişikliği yapılarak meraların, mera vasfından çıkarılarak arazi toplulaştırma işlemine dahil edilmesi mümkün olduğundan, mera bütünlüğünün bozulduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Ayrıca, bozulması istenen kararda, davacıya tahsis edilen parsel şeklinin tarım yapmaya elverişli olmadığı belirtilmekte ise de, dosyaya sunulan harita ve krokilerde parsel şeklinin tarımsal faaliyete engel olacak nitelikte bozuk olmadığı anlaşılmaktadır.

Davacının parsellerinin toplulaştırmanın amacına uygun bir şekilde birleştirilerek planlandığı, toplulaştırma kapsamında yeni oluşan tüm parsellerin birebir eski sınırıyla korunmasının mümkün olmadığı, toplulaştırmanın doğal sonucu olarak kaymaların ve yer değişikliğinin olabileceği, endeks değerleri, kesinti miktarları doğru olarak uygulandığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık olmadığı, kararın bozulması gerektiği oyuyla, Dairemiz kararına katılmıyorum.

Danıştay 4. Daire, E. 2024/1242, K. 2025/2921, 7 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. (X) Karşı Oy
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2024/1242
Karar No
2025/2921
Tarih
7 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 8. Daire E.2024/1276 K.2025/4808
  • Danıştay 4. Daire E.2024/1319 K.2025/3490
  • Danıştay 4. Daire E.2024/1320 K.2025/3491
  • Danıştay 4. Daire E.2024/1328 K.2025/3489
  • Danıştay 13. Daire E.2024/1370 K.2025/1955
  • Danıştay 7. Daire E.2024/1372 K.2025/1889

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.