KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/2395 E., 2024/5934 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2024
- Esas No
- 2024/2395
- Karar No
- 2024/5934
- Temyiz edenler
- 1- (DAVACI) ...
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
619 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
2- (DAVALI) ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 3- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davalı ve davalı idare yanında müdahil tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmiş, davacı tarafından ise gerekçe eklenmek suretiyle onanması talep edilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem : İstanbul İli, Bahçelievler İlçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda bulunan ve davacının da bağımsız bölüm maliki olduğu binanın 6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı olarak tespit edilmesi sonrasında yapılan kat malikleri toplantısında alınan karara katılmayan davacının arsa payının satışına ilişkin Bahçelievler Belediye Başkanlığı tarafından yapılan 09/05/2022 tarihli satış işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu taşınmazla ilgili olarak 2/3 çoğunluk tarafından alınan ortak kararın davacıya usulüne uygun bir şekilde ilanen tebliğ edilerek karara katılması için 15 günlük süre verildiği, dolayısıyla hisse satışı için gerekli işlemlerin usulüne uygun bir şekilde gerçekleştirildiği, 6306 sayılı Kanun'a ve Uygulama Yönetmeliği'ne göre riskli yapıların bulunduğu parsellerde yeniden bina yaptırılmasına,
payların satışına hissedarların en az üçte iki çoğunluğu ile karar verileceği tartışmasız olmakla birlikte, 21/06/2019 tarihinde yürürlüğe giren yönetmelik değişikliği ile üçte iki çoğunluğu sağlayan hissedarların kat malikleri toplantısına diğer bütün hissedarları çağırması gerektiğine dair zorunluluk ortadan kalktığından, diğer bir ifade ile paydaşların hisseleri oranında 2/3 çoğunluğu sağlayarak aldıkları bir karar artık yeterli olduğundan, usulüne uygun şekilde süre verilmesine rağmen çoğunluk kararına katılmayan davacının arsa payının satışı yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle,
davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; aynı taşınmazdaki başka bir arsa payı hissedarı tarafından açılan ve ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasına kayıtlı uyuşmazlıkta yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna göre taşınmazın m²'sinin 46.000,00 TL olması gerekirken, idare tarafından anılan hissenin daha düşük bir bedelle taşınmazın m²'si 25.500,00 TL'ye satıldığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davacı tarafından; satış işlemine dayanak alınan kat malikleri kurulu toplantısına davet edilmedikleri ve satış işleminin de usulüne uygun tebliğ edilmediği iddia edilerek, bu nedenlerle de dava konusu işlemin iptali gerektiği ileri sürülmüş, davalı idare tarafından; karara dayanak alınan bilirkişi raporundaki emsallerin, dava konusu taşınmaz ile kıyaslanamayacağı, idare tarafından hazırlanan değerleme raporunun ise mevki, konum, imar durumu ve yapılaşma koşulları dikkate alınarak hazırlandığı, dolayısıyla idare tarafından takdir edilen bedelin hukuka uygun olduğu iddia edilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüş, davalı yanında müdahil tarafından ise; usul ve hukuka uygun olmayan temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
TARAFLARIN SAVUNMASI
Taraflarca, temyiz taleplerine savunma verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davalı idare yanında davaya katılma isteminde bulunan ...'in davanın sonucundan etkileneceği anlaşıldığından, adı geçenin davalı yanında müdahale isteminin kabulüne karar verilerek, gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2024/2395, K. 2024/5934, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama