KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/2549 E., 2024/6334 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2024
- Esas No
- 2024/2549
- Karar No
- 2024/6334
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
607 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parselin üzerinde bulunan yerde yeşil alan ve yola terk edilen taşınmazın 9.307,90 m²'lik kısmının müştemilat, tenis kortu ve bahçe olarak kullanılmak suretiyle fuzulen işgal edildiğinden bahisle 05/09/2014-27/03/2016 tarihleri arasındaki dönem için davacının bağımsız bölüm maliki olduğu ... Sitesi adına 2.183.764,82 TL ecrimisil tahakkuk ettirilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mahkemece yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu dönemde site yönetiminden alınması gereken 2.379.475,82 TL ecrimisil hesaplanmış olması nedeniyle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, dava konusu ecrimisil alacağının zamanaşımına uğradığı, davalı idarenin dava konusu taşınmaz üzerinde mülkiyet hakkı bulunmadığı dolayısıyla ecrimisil ihbarnamesi düzenleme yetkisinin olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
2577 sayılı Kanunun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlığını taşıyan 2. maddesinin (a) bendinde; idari işlemler hakkında, yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından iptal davalarının açılabileceği, "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlığını taşıyan 14. maddesinin 3/c bendinde dilekçenin ehliyet yönünden inceleneceği, 15. maddenin l/b bendinde ise; ehliyet yönünden yasaya aykırılık görülmesi durumunda davanın reddedileceği hükmüne yer verilmiştir.
Olayda, söz konusu taşınmazın site yönetimi tarafından sitenin menfaati için kullanıldığı, dava konusu işlemin de site yönetimi muhatap alınarak tesis edildiği görülmektedir.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun, yöneticinin görevlerini düzenleyen 35. maddesinin (h) bendinde, ana taşınmazın bakımı ve korunması için kat malikleri adına ve onların yararına gerekli tedbirlerin alınması görevi yöneticiye yüklenmiştir. Bu doğrultuda, ana taşınmazın genel yönetimine ilişkin işlerde, yöneticinin kat malikleri birliğini temsil yetkisine sahip olduğu açıktır. Dolayısıyla site yönetiminin tüzel kişiliği bulunmasa dahi yukarıda yer verildiği üzere site adına yapılan iş ve işlemlerde ilgili muhatabın site yönetimi olacağı kabul edilmelidir. Aksi değerlendirme 634 sayılı Kanunun ihmali ve kargaşaya neden olunması sonucunu doğuracaktır.
Bu durumda, site adına dava açma yetkisinin de münhasıran site yönetimine verildiği, kat maliklerinin dava ehliyeti bulunmadığından davanın ehliyet yönünden reddi gerekirken, işin esası hakkında karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı ve kararın bozulması gerektiği düşüncesiyle karara katılmıyorum.
Danıştay 4. Daire, E. 2024/2549, K. 2024/6334, 13 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama