KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/3175 E., 2024/5387 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2024
- Esas No
- 2024/3175
- Karar No
- 2024/5387
- Temyiz eden taraflar
- 1- (Davacı) ...
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
488 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
2- (Davalı) ... Valiliği VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek aleyhlerine olan hüküm fıkralarının taraflarca bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: İstanbul İli, Eyüp İlçesi, ... Mahallesinde bulunan ... parsel sayılı ve 1.119,89 m2 yüzölçümlü, mülkiyeti hazineye ait taşınmazın 819,89 m2'lik kısmının davacı tarafından bahçe yapmak suretiyle işgalinden dolayı 27/01/2007-02/04/2010 tarihleri arasındaki dönem için 16.439,61 TL ecrimisil istenmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştayın bozma kararına uyularak İdare Mahkemesince verilen kararda; dava konusu ecrimisil ihbarnamesinde belirtilen döneme ilişkin önceki karara dayanak teşkil eden bilirkişi raporunu tanzim eden bilirkişilerden alınan ek raporda, Danıştay bozma kararında belirtilen ve kesinleşmiş mahkeme kararında belirlenen 2007 yılı için birim 8,37 TL/m² ecrimisil bedeli emsal alınmasına karar verildiği,
dava konusu ecrimisil ihbarnamesinde belirtilen dönem için ecrimisil tutarının emsal taşınmazlar, kira rayiçleri, kesinleşen ecrimisil bedeleri dikkate alınarak yapılan değerlendirme neticesinde, her yıl için artış oranı da uygulanarak toplam 23.962,37 TL tutarında ecrimisil hesaplandığı, dava konusu ecrimisil ihbarnamesi tutarının ise 16.439,61 TL olduğu görüldüğünden dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davacı tarafından, 6292 sayılı Kanun kapsamında hak sahibi olduğunu, taşınmazın orman arazisi dışına çıkarılan yerlerden olduğunu, taşınmazın satışının yapılması için yaptığı başvurusunun bulunduğu, taşınmazdan ecrimisil alınamayacağı, ayrıca ecrimisil ihbarnamesine konu taşınmazda adli yargı kararıyla üçüncü bir şahsın zilyet ve hak sahibi olarak tespit edildiği, bu nedenle fuzuli şagil olmadığının ortaya çıktığı, idarenin tespitinde ve bilirkişilerin raporunda işgalcinin ve ecrimisil bedelini somut olarak ortaya konulamadığı, ecrimisli hesabının hatalı olduğu, davanın konusuz kaldığı belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, temyize konu kararda dava ret ile sonuçlandığı halde idare lehine vekalet ücretine hükmedilmediği belirtilerek bu yönden kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI
Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Davalı tarafından ise, cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2024/3175, K. 2024/5387, 7 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama