KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/3484 E., 2024/5928 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2024
- Esas No
- 2024/3484
- Karar No
- 2024/5928
- Temyiz eden (davalı)
- ... Valiliği
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Madencilik Makine İmalat Mühendislik Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
557 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Burdur İli, Yeşilova İlçesi, ... Beldesi sınırları içerisinde yer alan İR:... ruhsat numaralı IV. Grup Maden (Krom) ocağının işletme ruhsatını yapılan ihale sonucunda devralan davacı şirket tarafından, söz konusu maden sahasına ilişkin ÇED Gerekli Değildir kararının kendisine devri istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Burdur Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; davacı şirketin devir talebine yönelik başvuru üzerine ÇED Gerekli Değildir Belgesinin kapsadığı alanın küçük bir kısımının (toplam alanın yaklaşık 1/5'i) koruma bölgesinde kaldığı dikkate alınarak;
koruma bölgesi dışında kalan alanda bağımsız bir şekilde madencilik faaliyetinin yürütülüp yürütülemeyeceği, başka bir anlatımla koruma bölgesinde kalan alanda madencilik faaliyeti yapılamamasının maden işletmesinin işlevini tamamen etkisiz hale getirip getirmeyeceği veya maden sahasının verimini tamamen yok edip etmeyeceği ve ayrıca eğer koruma bölgesi dışında kalan alanda madencilik faaliyetine izin verilmesi durumunda bu faaliyetin koruma bölgesine olumsuz bir etkisinin olup olmayacağı yönlerinden,
Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 21/3 maddesi gereğince maden sahasında inceleme yapılması ve bu inceleme sonucuna göre davacı şirketin başvurusunun değerlendirilmesi gerekir iken, aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, ÇED alanının tamamı için düzenlenmiş olan ÇED Gerekli Değildir kararının, alanın yalnızca 16,15 hektarlık kısmı için devrinin mümkün olmadığı, söz konusu alanda gözlem yoluyla yapılacak tespitlerin mevcut durumun tespitinden ibaret olacağı oysa ÇED sürecinde alınan kurum görüşlerinin kullanılan makine ekipman, çalışan sayısı ve üretim yöntemi ve miktarı dikkate alınarak oluşturulduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının kaldırılarak usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden, yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin, işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Dosyanın incelenmesinden; davanın, mevcut maden ocağına ilişkin işletme ruhsatını devralan davacı firma tarafından, ruhsatını devraldığı maden ocağına ilişkin ÇED Gerekli Değildir kararının da devri talebiyle yapılan başvurunun reddine dair davalı idare işleminin iptali istemiyle açıldığı, ÇED Gerekli Değildir kararına ilişkin olması nedeniyle uyuşmazlığın ivedi yargılama usulüne tabi olduğu,
bu nedenle, davalı tarafından her ne kadar istinaf yoluna başvurulmuşsa da Bölge İdare Mahkemesince bu konuda bir karar verilmek üzere dosyanın Danıştaya gönderilmesi gerektiği sonucuna varılmış olup, istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında açıklanan nedenlerle hukuki isabet görülmediğinden, ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararı kaldırılarak işin esasına geçildi:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2024/3484, K. 2024/5928, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama