İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /4. Daire

DANIŞTAY · 4. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 4. Daire E.2024/3902 K.2025/1507

Dava konusu istem: İstanbul ili, Bağcılar ilçesi, ...

Esas2024/3902Karar2025/1507Tarih10 Mart 2025Okuma11 dk · 2.276 kelime

KÜNYE

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/3902 E., 2025/1507 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire

Karar tarihi
10 Mart 2025
Esas No
2024/3902
Karar No
2025/1507
Temyiz eden (davalı)
... Belediye Başkanlığı
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davacı)
...
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.276 kelime·11 dk okuma·8 bölüm

Dava konusu istem: İstanbul ili, Bağcılar ilçesi, ...

Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazın riskli alan olarak ilan edildiğinden bahisle, söz konusu taşınmaz üzerinde bulunan binaların yıkılması sonrasında yeniden yapılacak binaya ilişkin olarak üçte iki üzerinde paydaş çoğunluğu ile noterde imzalanan düzenleme şeklinde satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesini imzalamayan davacının arsa paylarının (davacının 25/5400 oranında 2 farklı arsa payı bulunmaktadır ve bu nedenle iki farklı ihale yapılmıştır.) 6306 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 15. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 08/03/2023 tarihinde açık artırma ile yapılan ihaleler

sonucunda, paydaşlardan ...'a 1.594.000,00-TL ve paydaşlardan ...'a 1.594.000,00-TL bedel karşılığında satılmasına ilişkin Bağcılar Belediye Başkanlığı işlemlerinin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile dava konusu taşınmazdaki arsa payı açık artırma ile satışa çıkartılan başka bir davacı tarafından Bağcılar Belediye Başkanlığının ... tarih ve E... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan ve ...

İdare Mahkemesinin E:... esasına kayıtlı davada yaptırılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; ihale tarihi itibariyle arsa m² birim bedelinin 43.287,83-TL/m2, davaya konu davacıya ait 25/5400 hisse bedellerinin ise 1.593.857,90-TL olarak belirlendiği; dava konusu edilmiş taşınmazların m² birim değerinin dava konusu taşınmazların ihale tarihi olan 17/01/2023 tarihi itibariyle 55.000,00-TL/m2 olmasının hak ve nefasete uygun olacağı, davacıya ait hisse değerlerinin her birinin, 7.954,00 m² x 55.000,00-TL/m² x (25/5400) = 2.025.324,00-TL olması gerektiği yolunda görüş bildirildiği;

olayda 16/01/2023 tarihli tahmin edilen bedel tespit raporu ile 1.593,857,90-TL olarak kıymet takdir edildiği, anılan kıymet üzerinden yapılan ihale neticesinde davacının hisselerinden birinin ...'a 1.594.000,00-TL bedel karşığında, hisselerden diğerinin ise, ...'a 1.594.000,00-TL bedel karşılığında açık artırma usulü ile satıldığı; bu bağlamda, davacıya ait taşınmazların rayiç değerinin altında belirlenmesi nedeniyle dava konusu hisse satışı işlemlerinde bu yönüyle hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurularına konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİNN İDDİALARI

Davacı hakkında aynı doğrultuda tesis edilen satış işleminİN iptali istemiyle açılan davanın reddine karar verildiği; aynı yer için farklı Mahkemelerde görülen davalarda, farklı bedellerin tespit edildiği, bilirkişinin emsal incelemelerinin mevzuat ve yerleşik içtihata uygun yapılması gerektiği, davacının arsa payına ilişkin değerlemenin ilgili mevzuata uygun biçimde yapıldığı ve davacının arsa payının gerçek değerinin üzerinde satıldığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Taraflarca temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından, davalı tarafından yapılan temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

İstanbul ili, Bağcılar ilçesi, ...

Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazın riskli alan olarak ilan edildiğinden bahisle, söz konusu taşınmaz üzerinde bulunan binaların yıkılması sonrasında yeniden yapılacak binaya ilişkin olarak üçte iki üzerinde paydaş çoğunluğu ile davalı yanında müdahil ile noterde imzalanan düzenleme şeklinde satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesini imzalamayan davacının arsa paylarının (davacının 25/5400 oranında 2 farklı arsa payı bulunmaktadır ve bu nedenle iki farklı ihale yapılmıştır.) 6306 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 15. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 08/03/2023 tarihinde açık artırma ile

yapılan ihaleler sonucunda, paydaşlardan ...'a 1.594.000,00-TL ve paydaşlardan ...'a 1.594.000,00-TL bedel karşılığında satılmıştır.

Bunun üzerine bakılan dava açılmştır.

İLGİLİ MEVZUAT ve HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin 1. fıkrasında, bu Kanun'da hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler, elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı; ancak, davanın ihbarının Danıştay, mahkeme veya hâkim tarafından re'sen yapılacağı kurala bağlanmıştır.

1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nu yürürlükten kaldıran 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesinin 1. fıkrasında, davanın taraflarının, müdahillerin ve yargılamanın diğer ilgililerinin, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olduğu.

61. maddesinin 1. fıkrasında, taraflardan birinin, davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebileceği.

65. maddesinin 1. fıkrasında, bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişinin, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açabileceği, 2. fıkrasında, asli müdahale davası ile asıl yargılamanın birlikte yürütüleceği ve karara bağlanacağı.

66. maddesinde ise, üçüncü kişinin, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer'î müdahil olarak davada yer alabileceği hükmü bulunmaktadır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıf yaptığı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu yerine çıkarılan ve 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller" başlıklı 266. maddesinde "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir.

Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez." hükmüne.

"Bilirkişinin haber verme yükümlülüğü" başlıklı 275. maddesinde "(1) Bilgisine başvurulan bilirkişi, kendisine tevdi olunan görevin, uzmanlık alanına girmediğini, inceleme konusu maddi vakıaların açıklığa kavuşturulması ve tespiti için, uzman kimliği bulunan başka bir bilirkişi ile işbirliğine ihtiyaç duyduğunu veya görevi kabulden kaçınmasını haklı kılacak mazeretini bir hafta içinde görevlendirmeyi yapan mahkemeye bildirir.

(2) Bilirkişi, incelemesini gerçekleştirebilmek için, bazı hususların önceden soruşturulması ve tespiti ile bazı kayıt ve belgelerin getirtilmesine ihtiyaç duyuyorsa, bunun sağlanması için, bir hafta içinde kendisini görevlendiren mahkemeye bilgi verir ve talepte bulunur." hükmüne.

"Bilirkişi raporuna itiraz" başlıklı 281. maddesinde "(1) Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler.

Bilirkişi raporuna karşı talebin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olması ya da özel yahut teknik bir çalışmayı gerektirmesi hâlinde yine bu süre içinde mahkemeye başvuran tarafa, sürenin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir.

(2) Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir. (3) Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabilir." hükmüne.

"Bilirkişinin oy ve görüşünün değerlendirilmesi" başlıklı 282. maddesinde ise, "Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmüne yer verilmiştir.

6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan 6. maddesinde "...hisseleri oranında paydaşların en az üçte iki çoğunluğu ile karar verilir. Bu karara katılmayanların arsa payları, Bakanlıkça rayiç değeri tespit ettirilerek ve bu değerden az olmamak üzere anlaşma sağlayan diğer paydaşlara açık artırma usulü ile satılır..." hükmüne yer verilmiştir.

Uyuşmazlıkta, davacının arsa paylarının, 6306 sayılı Kanun uyarınca, paydaşlar arasında açık artırma sonucunda, paydaşlardan ...'a 1.594.000,00-TL ve paydaşlardan ...'a 1.594.000,00-TL bedel karşılığında satıldığı görülmekte olup; yapılacak yargılama sonucunda en yüksek teklifi vererek davacının arsa payını satın alan ... ve ...'ın menfaatlerinin etkileneceği açık olduğundan; anılan kişilere ihbar yapılması gerekmekte iken; bu husus gözetilmeksizin yapılan yargılama sonucunda dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

Öte yandan; Dairemiz bozma kararı sonrasında Bölge İdare Mahkemesince yapılacak değerlendirmede; hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal satışların bilirkişiler tarafından diğer Mahkeme dosyalarından temin edildiği belirtilmekte ve anılan taşınmazların ayrıntılı bilgileri ve satış tarihlerine yer verildiği görülmekle birlikte; söz konusu taşınmazların satışına dair tapu bilgilerinin teyidinin sağlanması amacıyla dosyaya sunulmadığı; bu bağlamda, herhangi bir tereddüte mahal vermemek amacıyla öncelikle söz konusu satışlara ilişkin bilgi ve belgelerin temin edilerek Bölge İdare Mahkemesince yapılacak değerlendirme sonrasında, gerekirse ek bilirkişi raporu alınarak, buna göre uyuşmazlığın esası hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Diğer taraftan; uyuşmazlık konusu taşınmazda başka bir davacının arsa payının, 6306 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 15. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 15/08/2022 tarihinde saat 10:00'da açık artırma usulü ile satışının yapılacağının bildirilmesine ilişkin Bağcılar Belediye Başkanlığının ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada (davacı ... tarafından da ... tarih ve E... sayılı işlemin iptali istemiyle dava açılmış; temyiz incelemesi yapılmayan söz konusu davada, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusu ...

Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile kesin olarak reddedilmiştir.) ...

İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; "davacının hisseli maliki olduğu taşınmazın bulunduğu alanın 6306 sayılı Kanun hükümleri uyarınca riskli alan olarak tespit edildiği, riskli alan kararının kesinleştiği, alanda kentsel dönüşüm projesinin uygulanmasına karar verildiği, 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 15. maddesinin 2. fıkrası uyarınca maliklerin arsa paylarına göre 2/3 çoğunluğuyla karar alındığı,

alınan karara katılmayan davacıya bildirimde bulunularak 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 15. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 15 gün içerisinde teklifin kabul edilmesi gerektiğinin bildirildiği, 04/08/2022 tarihinde değerleme raporu hazırlandığı, bu kapsamda satışa ilişkin prosedürlerin ilgili mevzuata uygun olarak işletildiği görüldüğünden, çoğunluk kararına katılmayan davacı hissesinin, 6306 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik hükümleri uyarınca satışına ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği;

bu karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Dairemizin 10/03/2025 tarih ve E:2024/660, K:2025/1503 sayılı kararıyla onandığı görülmektedir. Bu itibarla.

Bağcılar Belediye Başkanlığının ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istemiyle görülen davada, dava konusu işleme istinaden açık artırma ile satışın fiilen gerçekleşmediği dikkate alındığında, söz konusu işlemde satış öncesi sürecin (maliklerin 2/3 arsa payı çoğunluğu ile yeniden bina yaptırılması konusunda karar alınması, bu konuda yüklenici şirket ile sözleşme imzalanması, bu konudaki karar ve teklifin, karara katılmayanlara ilgili mevzuat uyarınca tebliğ edilmesi, vb.) değerlendirildiği; ancak anılan davada fiilen satış gerçekleşmediğinden, satış bedeline yönelik değerlendirme yapılmasına gerek bulunmadığı sonucuna varılmış olup;

işbu dava kapsamında bozma kararı sonrasında Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi verilecek kararda davacının bu iddialarına yönelik değerlendirme yapılırken, Bağcılar Belediye Başkanlığının ... tarihli ve E... sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davanın reddine karar verildiği; ancak anılan davada satış bedeline yönelik değerlendirme yapılmadığı hususunun dikkate alınması gerektiği tabiidir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .. İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 10/03/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY

Dava;İstanbul ili, Bağcılar ilçesi, ...

Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazın riskli alan olarak ilan edildiğinden bahisle, söz konusu taşınmaz üzerinde bulunan binaların yıkılması sonrasında yeniden yapılacak binaya ilişkin olarak üçte iki üzerinde paydaş çoğunluğu ile davalı yanında müdahil ile noterde imzalanan düzenleme şeklinde satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesini imzalamayan davacının arsa paylarının (davacının 25/5400 oranında 2 farklı arsa payı bulunmaktadır ve bu nedenle iki farklı ihale yapılmıştır.) 6306 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 15. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 08/03/2023 tarihinde açık artırma ile

yapılan ihaleler sonucunda, paydaşlardan ...'a 1.594.000,00-TL ve paydaşlardan ...'a 1.594.000,00-TL bedel karşılığında satılmasına ilişkin Bağcılar Belediye Başkanlığı işlemlerinin iptali istemiyle açılmıştır.

Dosyanın incelenmesinden; diğer kat maliklerince alınan karara katılmayan davacı tarafın arsa payları değerinin tespiti için yetkili firma tarafından, gayrimenkulun bulunduğu yerin konumu, yakın çevresi, bölge gelişimi, alt yapısı ve ulaşım imkanları, cadde ve sokağa olan cephesi, alan ve konumu, imar durumu gibi değerine etken olabilecek tüm özellikler dikkate alınarak hazırlanan rapor dikkate alınarak davalı idare tarafından oluşturulan bedel tespit komisyonunca, davacının arsa paylarının metrekaresinin 43.287,83-TL/m2 olarak tespit edildiği,

idare tarafından tüm bu etkenler ve bölgedeki gayrimenkul fiyatları ve emsal satışlar dikkate alınarak, davacının arsa payının metrekaresinin 43.287,83-TL/m2, davacının arsa paylarının her birinin satış değerinin 1.593.857,90-TL olduğu takdir edilmiş ve açık artırma sonucunda davacının arsa paylarının her birinin 1.594.000,00-TL üzerinden satış işlemlerinin gerçekleştirildiği anlaşılmıştır.

İdare Mahkemesince yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda ise, idarenin değer tespitinde dikkate aldığı etkenler de gözönüne alınarak, taşınmazın metrekaresinin (55.000,00-TL/m2) olarak tespit edilmesi üzerine, davacı tarafın arsa payının piyasa rayiç değerinin altında satıldığı gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği ve bu karara davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun ise, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla reddedildiği görülmüştür.

Bu durumda.

6306 sayılı Kanun kapsamında yıkımı yapılan taşınmazın arsa payının resmi kayıtlardaki nitelik ve özellikleri, mimari özelliği, altyapı ve ulaşım olanakları, konumu, mevkii, civardaki emsallar ve sair özellikler dikkate alınarak hazırlanan ve satışa dayanak oluşturan gayrimenkul değerleme raporunda yeterli tespit ve gerekçelere yer verildiği, ayrıca dava konusu satışın diğer bütün paydaşlara açık olduğu, bu nedenle rekabet ortamının oluştuğu, birim fiyatın belirlenmesi ve ihale sürecinde mevzuata aykırı bir sürecin işletildiğine ve rekabetin engellendiğine yönelik bir iddianın bulunmadığı hususları göz önüne alındığında;

davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davacının arsa paylarının düşük bedelle satıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu kararın bozulması gerektiği görüşüyle, Dairemiz çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.

(XX) KARŞI OY

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından; temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşüyle, aksi yöndeki Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyorum.

Danıştay 4. Daire, E. 2024/3902, K. 2025/1507, 10 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edeninn İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Maddi Olay
  9. (X) Karşı Oy
  10. (Xx) Karşı Oy
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2024/3902
Karar No
2025/1507
Tarih
10 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 4. Daire E.2024/3908 K.2025/1508
  • Danıştay 8. Daire E.2024/3911 K.2025/2344
  • Danıştay 4. Daire E.2024/3928 K.2025/1457
  • Danıştay 6. Daire E.2024/3932 K.2025/1111
  • Danıştay 8. Daire E.2024/3937 K.2025/2954
  • Danıştay 8. Daire E.2024/3942 K.2025/1533

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.