KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/750 E., 2024/6289 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2024
- Esas No
- 2024/750
- Karar No
- 2024/6289
- Temyiz eden (davalı)
- ... Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
565 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: 19/12/2008 tarih ve 27085 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 2008/14375 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile uygulama alanı ilan edilen Amasya İli, Merzifon İlçesi, ... Köyü'nde yapılan toplulaştırma işleminin ... ada, ... parsel (yeni: ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada, ... parsel) sayılı taşınmaza ilişkin kısmının ve parsellerin eski haline getirilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 7. Bölge Müdürlüğü Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Şube Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının mülkiyetindeki Amasya İli, Merzifon İlçesi, ...
Köyü, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın, toplulaştırma öncesindeki durumu ile toplulaştırma sonrasındaki durumunu gösterir harita ve uydu görüntüleri ile Arazi Toplulaştırma Teknik Talimatı hükümleri ve Arazi Toplulaştırma projelerinin amacı birlikte değerlendirildiğinde; davacının, uygulamaya giren bir adet müstakil parseli yerine üç farklı parselden tahsis yapıldığı, anılan üç parselden ... ada ... parsel sayılı taşınmaz haricindeki iki parselin ise davacının fiili kullanım alanından farklı bir alanda olduğunun görüldüğü, bu durumda; fiili kullanıma uygun şekilde tahsis yapılmamasının teknik ve hukuki sebeplerinin ortaya konulamadığı,
davacının bir parselinin uygulamaya girdiği ve neticede davacıya üç parselden tahsis yapıldığı dikkate alındığında, davacı açısından arazi toplulaştırmasından bahsedilemeyeceği, arazinin toplulaştırılması yerine parçalandığı, böylece toplulaştırma mantığından ve Kanun'un öngördüğü amaçtan uzaklaşıldığından dava konusu toplulaştırma işleminde ve davacı tarafından yapılan başvurunun reddi işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; uyuşmazlığa konu toplulaştırma işleminin, Amasya İli, Merzifon İlçesi, ... Köyü, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin toplulaştırma işleminin iptaline ilişkin ...
İdare Mahkemesinin ... tarih E:..., K:... sayılı kararının gereğinin yerine getirilmesi amacıyla tesis edildiği, anılan Mahkeme kararının Dairelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla kaldırılarak "davanın reddine karar verildiği ve davanın reddine dair kararının kesinleştiğinin görüldüğü, bu durumda, toplulaştırma işleminin sebep unsurunu oluşturan yargı kararının kaldırılarak davanın reddedilmiş olması karşısında dava konusu işlemde hukuka uygunluk, istinaf başvurusuna konu kararda sonucu itibariyle isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun gerekçeli reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Yapılan toplulaştırma işleminin 3083 sayılı Kanuna ve Toplulaştırma Teknik Talimatına uygun olarak gerçekleştirildiği, yeniden işlem tesis edilirken diğer çiftçilerinin etkilenmesinin kaçınılmaz olduğu, verilen kararın hukuka aykırı olduğu ve bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire, E. 2024/750, K. 2024/6289, 12 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama