KÜNYE
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/858 E., 2024/1615 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire
- Karar tarihi
- 11 Mart 2024
- Esas No
- 2024/858
- Karar No
- 2024/1615
- Temyiz eden (davalı)
- ... Valiliği
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Tetkik hâkimi
- ...
- Düşüncesi
- Temyiz isteminin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. ve 46. maddeleri uyarınca incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
Karar Metni
607 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrasında; dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet, 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği.
15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde, 3. maddeye uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği; anılan maddenin 4. fıkrasında ise, ilk inceleme üzerine Danıştay veya mahkemelerce 14/3. maddesinde yazılı yönlerden hukuka aykırı bir durumun tespiti halinde verilen kararlardan bu maddenin 1/a bendinde belirtilen idari yargının görevli olduğu konularda davanın görev ve yetki yönünden reddine ilişkin kararlarla,
1/c bendinde yazılı gerçek hasma tebliğ ve 1/d bendindeki dilekçenin 3. ve 5. maddeye aykırı düzenlenmesi üzerine verilen dilekçe ret kararları ile davanın ehliyetli şahsın avukat olmayan vekili tarafından açılmış olması nedeniyle, dilekçenin otuz gün içinde bizzat veya avukat vasıtasıyla açılmak üzere reddine ilişkin kararlara karşı doğrudan temyiz başvurusunda bulunulamayacağı hükme bağlandıktan sonra,
aynı Yasanın 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sınırlı olarak sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği.
48. maddesinin 6. fıkrasında; temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde de kararı veren merciin temyiz isteminin reddine karar vereceği, 7. fıkrasında ise, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hallerde, 2 ve 6. fıkralarda sözü edilen kararların dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verileceği hüküm altına alınmıştır.
Temyizi istenen karar, ilk derece mahkeme kararına karşı yapılan istinaf neticesi Bölge İdare Mahkemesince 3. maddeye aykırılık nedeniyle 2577 sayılı Kanunun yukarıda belirtilen 15/4. maddesi gereğince verilmiş bir karar olduğundan, aynı Kanunun 48/6. maddesi uyarınca temyize tabi bir karar değildir. Bu durumda, İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusuna ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istemiyle yapılan temyiz isteminin incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
(X) KARŞI OY
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sınırlı olarak sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği öngörülmüştür.
Aynı Kanunun 45. maddesinin (5) numaralı fıkrasında ise, "bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir" denilmiştir.
Temyize konu Mahkeme kararı 2577 sayılı Yasa'nın yukarıda metnine yer verilen ve tahdidi olarak sayılan karar türleri arasında yer almaması nedeniyle temyiz incelemesine konu edilebilir olduğu ve bu nedenle temyiz talebinin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.
Danıştay 4. Daire, E. 2024/858, K. 2024/1615, 11 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama