İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /4. Daire

DANIŞTAY · 4. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 4. Daire E.2025/1631 K.2025/2470

Dava konusu istem: 07/11/2012 tarih ve 28460 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 12/10/2012 tarih ve 2012/3857 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, Osmaniye - Kadirli Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında, Osmaniye ili,…

Esas2025/1631Karar2025/2470Tarih21 Nisan 2025Okuma7 dk · 1.470 kelime

KÜNYE

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2025/1631 E., 2025/2470 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire

Karar tarihi
21 Nisan 2025
Esas No
2025/1631
Karar No
2025/2470
Temyiz eden (davalı)
... Müdürlüğü
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davacı)
...
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.470 kelime·7 dk okuma·5 bölüm

Dava konusu istem: 07/11/2012 tarih ve 28460 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 12/10/2012 tarih ve 2012/3857 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, Osmaniye - Kadirli Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında, Osmaniye ili, Kadirli ilçesi, ... Köyü, eski ... ada ... ve ... parsel sayılı taşınmazları da kapsayan alanda yapılan arazi toplulaştırma işleminin anılan parsellere ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; dosyadaki bilgi ve belgelerle taşınmaz mahalinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen ve hükme esas alınabilecek nitelikte görülen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu taşınmazı da kapsayan alanda yapılan Osmaniye ili, Kadirli ilçesi, ...

Köyü arazi toplulaştırma işlemi sonucunda oluşturulan “kanal” vasfındaki parsellerin, davacının da aralarında bulunduğu bir kısım vatandaşlara tahsis edilmesi nedeniyle toplulaştırma işleminde kamu ortak kullanım payı (KOKP) oranının yanlış hesaplandığı, dava konusu toplulaştırma işleminde, ilgili mevzuat hükümlerine, toplulaştırmanın amacına, ilkelerine, kamu yararına ve hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu parsele ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

İdare Mahkemesi kararının gerekçesini oluşturan drenaj kanalının mülkiyetinin büyük bir kısmının kendilerine ait olduğu, kalan kısmında da kamulaştırma işleminin yapıldığı, kanal güzergahının kamu ortak kullanım paylarından karşılanması durumunda kesinti miktarının artacağı, bu nedenle maliklerin mağdur olacağı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını,

tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır.

Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin, işlem tarihinde yürürlükte olan "Toplulaştırma" başlıklı 20. maddesinde, toplulaştırmanın, uygulama alanında ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalı ve hisseli arazinin birleştirilmesi ve bu amaçla kamulaştırma, az topraklı veya topraksız çiftçinin topraklandırılması, sahibine bırakılacak arazinin belirlenmesi, köy gelişme ve yeni köy yerleşme alanlarına yer ayrılması gibi arazi düzenlemesine dair diğer hususları kapsayacağı; "Talimat Hazırlanması" başlıklı 71. maddesinde, Genel Müdürlüğün bu Yönetmeliğin uygulamasını sağlamak, kolaylaştırmak, tamamlamak ya da açıklamak maksadıyla talimat çıkarmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir.

Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın 3. maddesinde, "sabit tesis", ev, ahır, samanlık, ağıl, ambar, kuyu vb. yapılarla bağ, bahçe ve ağaçlık arazi olarak tanımlanmış, "Yeni Parsel Planlarının Hazırlanması" başlıklı 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması,

umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi,

toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi,

arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi,

hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından Osmaniye ili, Kadirli ilçesi, ...

Köyü ... ada ... ve ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, her ne kadar İdare Mahkemesince, arazi toplulaştırma işlemi sonucunda oluşturulan “kanal” vasfındaki parsellerin, davacının da aralarında bulunduğu bir kısım vatandaşlara tahsis edilmesi nedeniyle toplulaştırma işleminde kamu ortak kullanım payı (KOKP) oranının yanlış hesaplandığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de; dava dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden;

davacının toplulaştırma işlemi öncesi hissedarı olduğu ve dava konusu ettiği parsellerden olan toplam 15.489,49 m2 alana sahip ... ada ... nolu kadastro parselinde 484,05 m2 pay ile hissedar olduğu, davacıya tahsis edilen alanın tamamının dava konusu olan ... ada ... nolu kadastro parselinin bulunduğu alanda, alanının bir bölümü ise ... ada ..., ... ve ... nolu kadastro parsellerinin üzerine denk gelecek şekilde oluşturulan bir parsel olan ... ada ... nolu parselden kendisine tahsis edildiği,

davacının toplam 14.243,45 m2 alana sahip ... ada ... nolu parselde dava konusu olan ... ada ... nolu kadastro parselinde birlikte hissedar olduğu kişiler ile paydaş duruma getirildiği, kendisine tahsis edilen ... ada ... nolu parselin aynı fizyografik birim ve topoğrafya üzerinde bulunduğu, buna bağlı olarak da bu parsellerin benzer arazi ve toprak karakteristiklerine (toprak derinliği, eğim, toprak yapısı, yüzey taşlılığı vs.) sahip olduğu bu nedenle de bu parsellerin tarımsal verimliliği bakımından eşdeğer olması nedeniyle davacının bu noktada da bir hak kaybının bulunmadığı,

yeni ... ada ... nolu parselin geometrik şekli bakımından ekim, dikim, sürüm, gübreleme, sulama ve ilaçlama gibi tarımsal faaliyetlerin kolayca yapılabileceği düzgün bir geometrik şekle sahip olacak şekilde oluşturulduğu, dolayısıyla dava konusu toplulaştırma işleminde bu noktada da bir sorun bulunmadığı, dava konusu toplulaştırma işleminde dava konusu olan ... ada ... nolu kadastro parselindeki payının dağıtımı yönünden yukarıda anılan mevzuat hükümleri ile toplulaştırmanın amacına ve ilkelerine aykırı bir durumun bulunmadığı;

davacının toplulaştırma işlemi öncesi hissedarı olduğu ve dava konusu ettiği parsellerden olan toplam 69.947,86 m2 alana sahip ... ada ... nolu kadastro parselde toplam 2.185,87 m2 pay ile hissedar olduğu, davacıya tahsis edilen alanın tamamının dava konusu olan ... ada ... nolu kadastro parselinin bulunduğu alanda, alanının bir bölümü ise ... ada ..., ... ve ... nolu kadastro parsellerinin üzerine denk gelecek şekilde oluşturulan bir parsel olan ... ada ... nolu parselden kendisine tahsis yapıldığı,

davacının ... ada ... nolu parselde dava konusu olan ... ada ... nolu kadastro parselinde birlikte hissedar olduğu kişiler ile paydaş duruma getirildiği, böylece dava konusu toplulaştırma işlemi sonucunda davacıya tahsisin yapıldığı ... ada ... nolu parselde davacı yönünden bir mülkiyet sorununa yol açılmadığı, dava konusu olan ... ada ... nolu kadastro parseli ile dava konusu toplulaştırma işlemi sonucunda davacının bu parselden gelen hakedişinin kendisine tahsis edildiği ... ada ... nolu parselin aynı fizyografik birim ve topoğrafya üzerinde bulunduğu,

buna bağlı olarak ta bu parsellerin benzer arazi ve toprak karakteristiklerine (toprak derinliği, eğim, toprak yapısı, yüzey taşlılığı vs.) sahip olduğu bu nedenle de bu parsellerin tarımsal verimliliği bakımından eşdeğer olduğu, dolayısıyla davacının bu noktada da bir hak kaybının bulunmadığı,

dava konusu olan ... ada ... nolu kadastro parselinin geometrik şekli bakımından ekim, dikim, sürüm, gübreleme, sulama ve ilaçlama gibi tarımsal faaliyetlere tam olarak uygun olmayan bir şekle sahipken davacının bu parselden gelen hakedişinin tamamının dava konusu toplulaştırma işlemi sonucunda kendisine tahsis edildiği ... ada ... nolu parselin geometrik şekli bakımından ekim, dikim, sürüm, gübreleme, sulama ve ilaçlama gibi tarımsal faaliyetlerin kolayca yapılabileceği düzgün bir geometrik şekle sahip olacak şekilde oluşturulduğu, dolayısıyla dava konusu toplulaştırma işleminde bu noktada da bir sorun bulunmadığı,

bütün bunlar birlikte değerlendirildiğinde dava konusu toplulaştırma işleminde davacının dava konusu olan ... ada ... nolu kadastro parselindeki payının dağıtımı yönünden yukarıda anılan mevzuat hükümleri ile toplulaştırmanın amacına ve ilkelerine aykırı bir durumun bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Bu itibarla, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 21/04/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay 4. Daire, E. 2025/1631, K. 2025/2470, 21 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2025/1631
Karar No
2025/2470
Tarih
21 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 12. Daire E.2025/1637 K.2025/1786
  • Danıştay 2. Daire E.2025/1639 K.2025/1791
  • Danıştay 5. Daire E.2025/1640 K.2025/3912
  • Danıştay 5. Daire E.2025/1643 K.2025/4254
  • Danıştay 12. Daire E.2025/1644 K.2025/1886
  • Danıştay 5. Daire E.2025/1646 K.2025/4830

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.