İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /4. Daire

DANIŞTAY · 4. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 4. Daire E.2025/171 K.2025/2194

Dava konusu istem: İzmir İli, Foça İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... ve ... sayılı parsel sayılı taşınmazda davalı yanında müdahil tarafından yapılması planlanan "Termal Turizm Amaçlı Jeotermal Kaynak Arama Sondajı (2 Adet) (AR:..., ER:...)" projesiyle…

Esas2025/171Karar2025/2194Tarih8 Nisan 2025Okuma14 dk · 2.807 kelime

KÜNYE

Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2025/171 E., 2025/2194 K.·T.C. Danıştay Dördüncü Daire

Karar tarihi
8 Nisan 2025
Esas No
2025/171
Karar No
2025/2194
Temyiz eden (davalı)
... Valiliği
Vekili
Av....
Müdahil (davalı yanında)
... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
Vekilleri
Av. ...
Karşı taraf (davacı)
... Belediye Başkanlığı
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.807 kelime·14 dk okuma·10 bölüm

Dava konusu istem: İzmir İli, Foça İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... ve ... sayılı parsel sayılı taşınmazda davalı yanında müdahil tarafından yapılması planlanan "Termal Turizm Amaçlı Jeotermal Kaynak Arama Sondajı (2 Adet) (AR:..., ER:...)" projesiyle ilgili olarak İzmir Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce verilen ... tarih ve E-... sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir" kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; uyuşmazlığın çözümü amacıyla çevre mühendisi, jeoloji (hidrojeoloji) mühendisi, jeofizik mühendisi, ziraat mühendisi ile jeodezi ve fotogrametri mühendisinden oluşan bilirkişi heyetiyle yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile dava dosyasındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, bilirkişilerce proje tanıtım dosyasında (PTD) planlanan etkinlik ile ilgili olarak eksikliklerin tespit edildiği, buna göre, jeotermal akışkanın (Buhar+Su) olası kimyasal özellikleri hakkında hiçbir bilgi verilmediği,

akışkanların çevredeki diğer yüzey ve yeraltı sularından daha yüksek çözünmüş madde içermesi nedeniyle toprağı, akarsuları ve yeraltı sularını kirletme potansiyeline sahip olduğu halde bu hususun değerlendirilmediği, test suları havuzu ile çamur havuzunun yeterli hacimde olmadığı, dava konusu etkinlikle ilgili olarak hazırlanan PTD ile jeoloji ve jeofizik çalışmalarla ilişkili jeofizik veriler, değerlendirme ve yorumlamaların saha gerçekleriyle uyumlu olmadığı,

doğru bir jeofizik model kurulamadığından projenin çevresel etkilerinin değerlendirilmesi açısından sunulan PTD ve eklerinde jeoloji ve jeofizikle ilişkili kısımların yeterli olmadığı, Gediz havzasında YAS kaynaklarının baskı altında olduğu, korunması ve sürekliliğinin sağlanmasının gerektiği, PTD'de 96 m3 olarak tasarlanmış havuzun sadece çamur havuzu olarak bile yetersiz olmasına rağmen kuyu temizliği amaçlı çekilen jeotermal akışkan için yetersiz kalacağı, jeotermal akışkan içerisindeki ağır metallerin arıtılması için hangi arıtma tesisine gönderileceğinin belirtilmediği,

PTD içeriğinde “akışkan kesinlikle alıcı ortama deşarj edilmeyecektir" taahhüdünün gerçekleştirilebilmesi için ağır metal tuzları içeren test sularının yönetimiyle ilgili mühendislik olarak uygulanabilir bir yöntemin sunulmamış olduğu, sondaj işlemi sırasında ve akış testleri sırasında hava kirlenmesi, toprak kirlenmesi, yüzey suyu kirlenmesi ve yeraltı suyu kirlenmesi gibi çevresel sorunların ortaya çıkabildiği, buna karşın PTD'de araştırma amacıyla yapılan sondaj etkinliğinin de bu tarz etkilerinin olabileceği konularının göz ardı edildiği,

sondaj etkinliğinin toz ve duman çıkarmasının ve kimyevi atık bırakmasının söz konusu olabileceğinin göz ardı edildiği, yeraltı suyu, yüzey suyu ve toprakların kirletilmesi konularının PTD'de kısmen de olsa açıklandığı, ancak buhar yoluyla oluşabilecek hava kirlenmesi ve sonrasında yoğuşma nedeniyle yakındaki bağların olumsuz etkilenmesi konularından hiç bahsedilmediği, bu kapsamda her iki sondaj alanından yaklaşık 50-60 m uzaklıkta dere yatağı olduğu göz önüne alındığında, yüzey suyu kirlenmesi tehlikesinin bulunduğu, çevredeki köylerin içme kullanma suyu ihtiyaçlarının bu birimde açılan sondajlardan karşılandığı,

her iki sondajın da 50-60 m uzağında dere yatağı olmasının olası kirlenmelerin taşınması açısından önemli riskler oluşturduğu, dolayısıyla yüzey ve yeraltı sularının ve tarımsal toprakların kirletilme potansiyelinin mevcut olduğu, ruhsat sahasının bulunduğu alanda planlanan sondaj noktalarından birincisinin hemen yan parselinde ve diğer sondaj noktasına 45 m mesafede zeytin dikili tarım arazisinin bulunduğu, yine ruhsat sahasında ve çevresinde oldukça yoğun zeytin dikili tarım arazileri ile meyve ve sebze üretim alanlarının bulunduğu,

davaya konu alanın bulunduğu arazilerin, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Kanunu ölçütlerine göre “Marjinal Tarım Arazileri” olarak sınıflandırıldığı, bu sebeple, hassas ve korunması gerekli alanlardan olduğu anlaşılmıştır.

Bu durumda, sondaj yöntemiyle jeotermal kaynak arama faaliyeti projesinin önemli çevresel etkilerinin olacağı, planlanan etkinlikle ilgili Proje Tanıtım Dosyasında işlemi sakatlar mahiyette birçok eksikliğin bulunduğu, gerek tespit edilen bu eksiklikler gerekse faaliyetin bilirkişi raporu ile tespit edilen ve yukarıda özetlenen çevreye olası etkileri dikkate alındığında, söz konusu etkinlikte kamu yararı bulunmadığı, dolayısıyla projeyle ilgili verilen "ÇED Gerekli Değildir" kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Her ne kadar davaya konu faaliyetin işletme projesi değil henüz işletme faaliyeti öncesi gerçekleştirilen sondaj faaliyeti olduğu görülmekle birlikte, faaliyetin hayata geçirilmesi durumunda aynı etkilerin söz konusu olacağı, dolayısıyla projenin uygulanacağı saha, coğrafya bir bütün olarak değerlendirildiğinde, termal turizm amaçlı jeotermal kaynak arama projesine ilişkin faaliyete göre çevrenin korunmasına ilişkin kamu yararının öncelikli olduğu değerlendirilmiştir.

Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davalı idare tarafından, ÇED Yönetmeliğine uygun olarak ÇED sürecinin yürütüldüğü, bu kapsamda ilgili kurumlara görüş sorulduğu ve İzmir ...

Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğünce, Milli Savunma Bakanlığı Lojistik Genel Müdürlüğünce, Tabiat Varlıklarını Koruma İşlerinden Sorumlu Şube Müdürlüğünce, İl Tarım ve Orman Müdürlüğünce, (PTD'nin revize edilmesi sonrasında) DSİ 2. Bölge Müdürlüğünce projenin yapılmasında sakınca görülmediğine dair görüş verildiği, arama faaliyeti sonrasında jeotermal kaynağın işletilmesinin planlanması durumunda yeniden PTD hazırlanarak davalı idareye sunulması gerekeceği, projenin "kuru marjinal tarım arazisi" üzerinde yapılacağı, su kaynaklarıyla ilgili DSİ'nin önerilerinin yerine getirilmesinin taahhüt edildiği,

gerek davacı iddialarının gerekse bilirkişi raporundaki bazı tespitlerin projenin, jeotermal kaynağın işletilmesi projesi gibi değerlendirilmesiyle ilgili olduğu, bu nedenle dava konusu proje için geçerli olmayacağı, proje kapsamında çamur dinlendirme havuzlarının betonarme yapılacağı ve tabanına jeomembran serilerek geçirimsizliğinin sağlanacağı, arama faaliyeti olması nedeniyle 1500 m mesafedeki yerleşim yerlerine olumsuz bir etkisinin bulunmadığı, faaliyet sonrasında jeotermal akışkanın bertarafının mevzuata uygun sağlanacağının PTD'de taahhüt edildiği, sonuç olarak dava konusu işlemin hukuka uygun tesis edildiği belirtilerek,

Mahkeme kararının bozulması suretiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davacı tarafından, dava konusu kararın çevre düzeni planında çayır-mera kullanımı ile askeri yasak bölge sınırlarında kaldığı, dolayısıyla planlama ve yer seçimi ilkeleri bakımından uygun olmadığı, proje alanının 1. derece deprem bölgesinde ve yerleşim yerlerine yakın olması nedeniyle projenin yapılmasında kamu yararının bulunmadığı, aynı zamanda proje alanının zeytinliklere 500 m mesafede olması nedeniyle 3573 sayılı Kanun'a aykırı olduğu, projenin yapılmasından ... Baraj Gölet alanınında olumsuz etkileneceği, nitekim jeotermal akışkanın içinde ağır metallerin bulunduğu, sonuç olarak dava konusu işlemin hukuka aykırı tesis edildiği belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ

Hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespitler dikkate alındığında, eksik ve yetersiz veriler içeren PTD'ye dayalı olarak verilen ÇED Gerekli Değildir kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

İzmir İli, Foça İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ...ve ... sayılı parsel sayılı taşınmazda toplam 1.100 m² (her biri 550 m2) çalışma alanında 2 adet “Termal Turizm Amaçlı Jeotermal Kaynak Arama Sondajı" yapılmasının planlanması üzerine hazırlanan PTD davalı idareye sunulmuş, ilgili kurumlardan alınan görüşler çerçevesinde, davalı idare tarafından projeyle ilgili olarak "ÇED Gerekli Değildir" kararı verilmiştir. Bunun üzerine, anılan kararın iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez..." hükmüne yer verilmiştir.

29/07/2022 tarih ve 31907 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 4. maddesinde; "... ğ) Çevresel etki değerlendirmesi gerekli değildir kararı: Ek-2’deki listede yer alan çevresel etkileri ön inceleme ve değerlendirmeye tabi projelerin, çevre üzerindeki muhtemel olumsuz etkilerinin, alınacak önlemler sonucunda ilgili mer’i mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeyde olduğunun belirlenmesi üzerine,

projenin gerçekleşmesinde çevre açısından sakınca görülmediğini belirten Bakanlık kararını, (..) ifade eder." olarak tanımlanmış, 6. maddesinde; "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler. Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için.

ÇED Başvuru Dosyasını ve ÇED Raporunu, Çevresel Etkileri Ön İnceleme ve Değerlendirmeye Tabi Projeleri için de Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler.

(2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler.

(3) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez." kuralına, 15. maddesinde.

(1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-2’deki listede yer alan projeler, b) Kapsam dışı değerlendirilen veya kanunen muafiyeti bulunan projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi Ek-2’deki listede belirtilen projeler, için proje tanıtım dosyası hazırlanması zorunludur." kuralına, 16. maddesinde; "(1) 15 inci maddede tanımlanmış projelerin çevresel etkilerinin incelenmesi amacıyla, proje sahibi tarafından vekâleten yetkilendirilen ve Bakanlıkça yeterlik verilmiş olan kurum/kuruluşlar tarafından.

Ek-4’te yer alan formata göre proje tanıtım dosyası hazırlanır. Hazırlanan proje tanıtım dosyası, proje tanıtım dosyasında ve eklerinde yer alan bilgi ve belgelerin doğru olduğunu belirtir proje sahibince onaylı taahhüt yazısı ile başvuru bedelinin ödendiğine dair dekontla birlikte Bakanlığa sunulur. (2) Bakanlık, proje için hazırlanan proje tanıtım dosyasını Ek-4’te yer alan format çerçevesinde 5 iş günü içinde inceler.

Formata uygun hazırlanmadığı tespit edilen proje tanıtım dosyası, tamamlanmak üzere iade edilir. Eksiklikleri tamamlanan dosya 15 takvim günü içinde yeniden Bakanlığa sunulur. Sunulmaması durumunda ÇED süreci sonlandırılır.

Formata uygun hazırlandığı tespit edilen proje tanıtım dosyasına konu proje ile ilgili ÇED inceleme değerlendirme süreci başlatılır. ..." kuralına, 17. maddesinde ise; "(1) Bakanlık inceleme değerlendirme süreci tamamlanarak karar aşamasına geçilen proje hakkında 5 iş günü içinde "ÇED Gereklidir" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararını verir. Verilen karar il müdürlüğüne, görüş alınan kurum/kuruluşlara, proje sahibine ve Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara bildirilir.

Bu karar il müdürlüğü tarafından internet sitesinde süresiz ve askıda 30 takvim günü ilan edilerek halka duyurulur." kuralına yer verilmiştir.

Yukarıda alıntısına yer verilen Yönetmeliğin EK-IV bölümünde Proje Tanıtım Dosyası Genel Formatında.

1. Projenin Özellikleri kısmında: a) Projenin ve yerin alternatifleri (proje teknolojisinin ve proje alanının seçilme nedenleri), b) Projenin iş akım şeması, kapasitesi, kapladığı alan, teknolojisi, çalışacak personel sayısı, c) Doğal kaynakların kullanımı (arazi kullanımı, su kullanımı, kullanılan enerji türü vb.), ç) Projenin inşaat ve işletme aşamasında oluşan her türlü atığın özelliği (cinsi, türü, miktarı vb.) bertarafı ve geri kazanımına yönelik değerlendirmeler, d) Kullanılan teknoloji ve malzemelerden kaynaklanabilecek kaza riski,

2. Proje Yeri ve Etki Alanının Mevcut Çevresel Özellikleri kısmında: a) Mevcut arazi kullanımı ve kalitesi (tarım alanı, orman alanı, planlı alan, su yüzeyi ve benzeri), b) Ek-5’deki Duyarlı Yöreler Listesi dikkate alınarak korunması gereken alanlar, Bölüm III: Projenin İnşaat ve İşletme Aşamasında Çevresel Etkileri, Öncelikli Etkilerin Belirlenmesi ve Alınacak Önlemler, Bölüm IV: Kümülatif Etki Değerlendirme, Bölüm V: Çevresel ve Sosyal Eylem Planı, V-1: Çevre İzleme Planı, V-2: Sürdürülebilirlik Planı (Sıfır Atık Planı, Trafik Yönetim Planı, Sera Gazı Azaltım Planı, Çevresel ve Sosyal Yönetim Planı vb.),

Bölüm VI: Notlar ve Kaynaklar ve Ekler: 1- Proje için seçilen yerin koordinatları, 2-Proje alanı ve yakın çevresinin mevcut arazi kullanımını değerlendirmek için; yerleşim alanlarının, ulaşım ağlarının, enerji nakil hatlarının, mevcut tesislerin ve Ek-5’te yer alan Duyarlı Yöreler Listesinde belirtilen diğer alanların (proje alanı ve yakın çevresinde bulunması halinde) yerlerine ilişkin verileri gösterir bilgiler 1/25000 ölçekli hâlihazır harita (çevre düzeni planı, nazım, uygulama imar planı, vaziyet planı veya plan değişikliği teklifleri, topografik harita) üzerine işlenerek kısaca açıklanması,

jeoloji haritası ve depremsellik, 3-Vekâletname, İmza Sirküleri ve Ticari Sicil Gazetesi, 4-Proje sahibince onaylı taahhüt yazısı, 5-Başvuru bedelinin ödendiğine dair dekont, 6-Faaliyet alanında yetkili müşavir firma tarafından yer incelemesi yapıldığını gösterir tutanak, şeklindeki konu başlıklarına yer verileceği düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Çevresel etki değerlendirmesi; gerçekleştirilmesi planlanan projenin, çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlenmesi, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin belirlenerek değerlendirilmesi amacıyla yapıldığından, ÇED sürecinde verilen ÇED Gerekli Değildir kararlarının iptali istemiyle açılacak davalarda, yukarıda belirtilen Yönetmeliğin Ek IV'te yer alan seçme eleme kriterleri yönünden, ÇED kararlarının bir bütün olarak çevresel etkilerinin irdelenmesi gerekmektedir.

Uyuşmazlıkta, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında; jeotermal akışkanın (Buhar+Su) olası kimyasal özellikleri hakkında hiçbir bilgi verilmediği, akışkanların çevredeki diğer yüzey ve yeraltı sularından daha yüksek çözünmüş madde içermesi nedeniyle toprağı, akarsuları ve yeraltı sularını kirletme potansiyeline sahip olduğu halde bu hususun değerlendirilmediği, test suları havuzu ile çamur havuzunun yeterli hacimde olmadığı, dava konusu etkinlikle ilgili olarak hazırlanan PTD ile jeoloji ve jeofizik çalışmalarla ilişkili jeofizik veriler, değerlendirme ve yorumlamaların saha gerçekleriyle uyumlu olmadığı,

doğru bir jeofizik model kurulamadığından projenin çevresel etkilerinin değerlendirilmesi açısından sunulan PTD ve eklerinde jeoloji ve jeofizikle ilişkili kısımların yeterli olmadığı hususları iptal gerekçesi olarak yer almış ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporunda.

PTD’de söz konusu alan çevresinin jeolojik ve hidrojeolojik özelliklerinin EK-5’teki “Jeoloji ve Jeofizik Etüt Raporu” ile “EK-12’deki “Hidrojeolojik Etüt ve Değerlendirme Raporu” çalışmalarıyla kapsamlı olarak açıklandığı, PTD raporu ve eklerinde açıklanan jeolojik, hidrolojik ve hidrojeolojik özelliklerinin

genellikle doğru ve saha gerçekleriyle uyumlu olduğunun vurgulandığı, PTD'de; projenin kimyevi atık bırakıp bırakmaması, toz ve duman çıkarıp çıkarmaması yönünden değerlendirildiği, jeofizik çalışmaların yapıldığı görülmüş olup, jeoloji mühendisinin akışkanın kimyasal özelliklerine yakınlardan açılmış birçok kuyudaki kimyasal analizden temin edilmesi gerektiği yönündeki değerlendirmesinin belirsiz bir yaklaşım olduğu, jeofizik mühendisinin söz konusu çalışmaların yetersiz veya yanlış olduğu yönündeki değerlendirmelerinin ise çok genel ve soyut nitelikte olduğu, bu haliyle PTD'yi kusurlandırmayacağı sonucuna varılmıştır.

Mahkeme kararında ayrıca; iki sondaj alanından yaklaşık 50-60 m uzaklıkta dere yatağı olduğu göz önüne alındığında, yüzey suyu kirlenmesi tehlikesinin bulunduğu, çevredeki köylerin içme kullanma suyu ihtiyaçlarının bu birimde açılan sondajlardan karşılandığı, her iki sondajın da 50-60 m uzağında dere yatağı olmasının olası kirlenmelerin taşınması açısından önemli riskler oluşturduğu, dolayısıyla yüzey ve yeraltı sularının ve tarımsal toprakların kirletilme potansiyelinin mevcut olduğu,

ruhsat sahasının bulunduğu alanda planlanan sondaj noktalarından birincisinin hemen yan parselinde ve diğer sondaj noktasına 45 m mesafede zeytin dikili tarım arazisinin bulunduğu, yine ruhsat sahasında ve çevresinde oldukça yoğun zeytin dikili tarım arazileri ile meyve ve sebze üretim alanlarının bulunduğu hususları da iptal gerekçeleri olarak yer almış ise de, PTD'de;

akış testi sonrasında depolama havuzlarında biriktirilecek atık niteliğindeki akışkanların özelliklerinin beklenenden fazla olması (sıcaklığın çok yüksek çıkması gibi) durumunda reenjeksiyon yapılacağı, reenjeksiyon yapılması mümkün değilse bu durum MTA raporu ile belgelenerek ve/veya akışkanın beklenen şekilde düşük özelliklerde olması durumunda tahsis edilecek vidanjörlerle bu havuzdan alınarak yasal mevzuatlar çerçevesinde bertaraf tesislerine nakledileceğinin,

DSİ'nin görüşü doğrultusunda ağır metal içeriği nedeniyle akışkanın arıtma önlemleri alınmaksızın alıcı ortama deşarj edilmeyeceğinin ve projenin tüm aşamalarını da kapsayan (işletme öncesi, sırası ve sonrası) yerüstü suyu izleme programı hazırlanacağının taahhüt edildiği dikkate alındığında, dava konusu proje nedeniyle taahhütlere uyulması durumunda, doğrudan veya dolaylı olarak yeraltı ve yüzey suları ile toprak kirliliğinin meydana gelmeyeceği, dolayısıyla tarımsal faaliyetler başta olmak üzere, çevrenin olumsuz etkilenmeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.

Bu itibarla; projenin konusunun, 2 noktada jeotermal kaynak arama faaliyeti olduğu halde, bilirkişi raporundaki olumsuz tespitlerin bir kısmının jeotermal kaynak işletme projesi kapsamında ele alınabilecek hususlar olduğu da dikkate alındığında, PTD'de jeotermal kaynak arama projesi ile ilgili olarak muhtemel çevresel etkilere ve olumsuz etkilerin giderilmesi için alınacak önlemlere yer verildiği görülmekte olup, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1.Temyiz isteminin kabulüne,

2.Temyize konu ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Üye ... ile Üye...'ın karşı oyları ve oyçokluğuyla BOZULMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2(i) maddesi uyarınca DAVANIN REDDİNE,

3. Davacı tarafından yapılan ve aşağıda ayrıntısı gösterilen ... TL yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4. Davalı idarece yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen...-TL yargılama gideri ile hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,

5. Davalı yanında müdahil tarafından yapılan... TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı yanında müdahile verilmesine,

6. Artan posta avanslarının istekleri halinde davacıya, davalı idareye ve davalı yanında müdahile iadesine,

7. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,

8.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 08/04/2025 tarihinde karar verildi.

(X) KARŞI OY

Dava; İzmir İli, Foça İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... ve ... sayılı parsel sayılı taşınmazda davalı yanında müdahil tarafından yapılması planlanan "Termal Turizm Amaçlı Jeotermal Kaynak Arama Sondajı (2 Adet) (AR:..., ER:...)" projesiyle ilgili olarak İzmir Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce verilen ... tarih ve E-... sayılı "ÇED Gerekli Değildir" kararının iptali istemiyle açılmıştır. Uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda; proje tanıtım dosyasında (PTD) ve eklerinde söz konusu etkinliğin çevresel etkilerinin ve bu etkilerin en aza

indirilmesi konularının jeolojik ve hidrojeolojik yönlerden yeterli olmadığı, jeotermal akışkanın (buhar+su) kimyasal özellikleri, akış testleri ve çevresel etkileri, sistemden salınacak gazların etkileri ve önlenmesi gibi konuların yeterli düzeyde açıklanmadığı, yüzey ve yeraltı suları ile tarımsal toprakların kirletilme potansiyelinin bulunduğu,

dava konusu etkinlikle ilgili olarak hazırlanan PTD ve Ek-5’te sunulan jeolojik ve jeofizik özelliklerin saha gerçekleriyle uyumlu olmadığı yönündeki tespitler dikkate alındığında, jeolojik ve jeofizik yönden yeterli analiz ve önlem içermeyen, dolayısıyla projenin bu haliyle uygulanması durumunda su kaynakları ile tarım alanları bakımından kirlenme riski taşıdığı anlaşılan proje ile ilgili olarak hazırlanan PTD'nin revize edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Bu itibarla, eksik ve yetersiz veriler içeren PTD'ye dayalı olarak verilen ÇED Gerekli Değildir kararında hukuka uyarlık bulunmadığından, Mahkeme kararının belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.

(XX) KARŞI OY

Temyize konu İdare Mahkemesi kararında; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, Mahkeme kararının aynen onanması gerektiği oyu ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.

Danıştay 4. Daire, E. 2025/171, K. 2025/2194, 8 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. (X) Karşı Oy
  12. (Xx) Karşı Oy
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2025/171
Karar No
2025/2194
Tarih
8 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2025/181 K.2025/827
  • Danıştay 13. Daire E.2025/188 K.2025/1731
  • Danıştay 3. Daire E.2025/191 K.2025/1914
  • Danıştay 12. Daire E.2025/194 K.2025/1920
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2025/196 K.2025/355
  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E.2025/197 K.2025/356

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.