İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /5. Daire

DANIŞTAY · 5. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 5. Daire E.1995/3829 K.1996/1282

657 sayılı Kanunun "Görevden Uzaklaştırma" ile ilgili hükümlerinin incelenmesinden; ceza kovuşturması nedeniyle görevden uzaklaştırılan Devlet memurlarının haklarındaki ceza yargılaması sonucu verilecek kararın kesinleşmesinden önce de görevlerine iade…

Esas1995/3829Karar1996/1282Tarih26 Mart 1996Okuma7 dk · 1.315 kelime

KÜNYE

5. Daire 1995/3829 E., 1996/1282 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire

Karar tarihi
26 Mart 1996
Esas No
1995/3829
Karar No
1996/1282
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
...
Vekili
...
Karşı Taraf
...Valiliği
İsteğin Özeti
... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararının dilekçede yazılı nedenlerle temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
Savunmanın Özeti
Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi
...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.315 kelime·7 dk okuma·2 bölüm

Düşüncesi

657 sayılı Kanunun "Görevden Uzaklaştırma" ile ilgili hükümlerinin incelenmesinden; ceza kovuşturması nedeniyle görevden uzaklaştırılan Devlet memurlarının haklarındaki ceza yargılaması sonucu verilecek kararın kesinleşmesinden önce de görevlerine iade edilmesi konusunda idareye takdir yetkisi verilmişken, açıkta geçirdikleri sürece maaşlarından yapılan kesintilerin ödenmesi için haklarında verilecek beraat kararının kesinleşmesi zorunlu kılınmıştır.

Bu hükümler gözönünde bulundurulduğunda, davacının hakkındaki beraat kararının kesinleşmesinden sonra idareye yaptığı başvuru üzerine açtığı davanın 2577 sayılı Kanunun 10. maddesi gereğince süresinde olduğu anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının esastan karar verilmek üzere bozulmasının uygun olacağı düşünülmüştür.

Danıştay Savcısı: ... Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1.fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp idare mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddiyle idare mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince işin gereği düşünüldü: Dava, tutuklanması nedeniyle açığa alınan ve 5 yıl 8 ay sonra görevine iade edilen davacının açıkta kaldığı süre içinde maaşından 1/3 oranında yapılan kesintiler ile bu sürelere ilişkin olarak yapılacak intibakından doğan alacaklar tutarı olan toplam ...- liranın ödenmesine hükmedilmesi istemiyle açılmıştır.

... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla.

1050 sayılı Muhasebei Umumiye Kanununun 93. ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 10. maddelerinde yer alan hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden, idareden alacağı olan kimselerin beş yıl içinde idareye başvurarak alacaklarını istemeleri, bu istemlerinin reddi halinde de, 2577 sayılı Kanunda öngörülen 60 günlük süre içinde dava açmaları gerektiği sonucuna varıldığı; dava dosyasının incelenmesinden, ...

Sağlık Müdürlüğünde Sağlık Memuru olarak görev yapmakta iken 1981 yılının Ocak ayında tutuklanması nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 140. maddesi uyarınca açığa alınan davacının 21.8.1986 tarih ve 10587 sayılı Valilik Oluru ile görevine iade edildiği, davacının görevine başladıktan sonra davalı idareye başvurarak maaş farklarının ve bu sürede durdurulan terfilerinden doğan alacaklarının ödenmesini istediği, 15.1.1987 gün ve 3945 sayılı yazı ile bu husustaki isteğinin ancak hakkında açılan ceza davasının sonuçlanması halinde yerine getirilebileceğinin bildirildiği,

davacının 9.11.1990 ve 28.1.1993 günlü dilekçelerle başvurarak bu konudaki isteğini yenilediği, davalı idarenin bu başvurulara herhangi bir cevap vermediği, son olarak davacının 12.4.1993 tarihli dilekçe ile başvurarak açıkta bulunduğu sürelere ilişkin maaş farklarının ödenmesini istediği ve bu isteğinin 25.5.1993 gün ve 4584 sayılı işlemle reddi üzerine bakılan davayı 26.5.1993 tarihinde açtığının anlaşıldığı; bu durumda, davalı idarenin 21.8.1986 gün ve 10587 sayılı işlemi ile görevine iade edilen davacının bu tarihten itibaren beş yıl içinde mahrum kaldığı maaş farklarının tarafına ödenmesi için başvurduğu,

davalı idarenin davacının bu isteğini 15.1.1987 gün ve 3945 sayılı işlemle reddettiği, davacının bu yazının kendisine tebliğinden itibaren en geç 60 gün içinde dava açması gerekirken bu süreden çok sonra 26.5.1993 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle dava süre yönünden reddedilmiştir.

Davacı, usul ve hukuka aykırı olduğunu iddia ettiği İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 3622 sayılı Kanunla değişik 10. maddesinde "1- İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler. 2- Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler..." hükmüne yer verilmiştir.

Olayda davacının tutuklanması nedeniyle görevinden uzaklaştırıldığı ve hakkındaki ceza yargılaması sonuçlanmadan idarece 21.8.1986 tarihli olur ile görevine iade edildiği, davacının görevine iade edildikten sonra idareye başvurarak maaşından yapılan kesintilerin ödenmesini istediği, idarece 15.1.1987 gün ve 3945 sayılı yazı ile ödemenin ancak hakkındaki yargı kararı sonucunda yapılacağının belirtildiği, bu arada hakkındaki mahkumiyet kararının bozulduğu ve ...

Kolordu Komutanlığı Sıkıyönetim ...

Numaralı Askeri Mahkemesinin temyiz edilmeyerek kesinleşen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla beraat ettiği, davacının bu karar üzerine 28.1.1993 tarihinde idareye yeniden başvurarak maaşından yapılan kesintilerin ödenmesini ve intibakının yapılmasını istediği, bu başvurusuna herhangi bir cevap verilmemesi üzerine (14.1.1993 günlü onay ile idarenin kendiliğinden intibakını yaptığı), bakılan davayı 26.5.1993 tarihinde açtığı anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlığın temelinin "Görevden Uzaklaştırma"ya dayanması nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun anılan konuya ilişkin hükümleri üzerinde durmak gerekli görülmüştür: 657 sayılı Kanununun 137. maddesinde, görevden uzaklaştırma, kamu hizmetlerinin gerektirdiği hallerde görevi başında kalmasında sakınca görülecek Devlet memurları hakkında alınan ihtiyati bir tedbir olarak tanımlanmış, 140. maddesinde de, haklarında mahkemelerce cezai kovuşturma yapılan Devlet memurlarının da görevden uzaklaştırılabileceği belirtilmiştir.

Anılan Kanunun 143. maddesinde ise görevinden uzaklaştırılan memurun göreve tekrar başlatılmasının zorunlu olduğu haller tek tek sayılmış ve bu arada (b) bendinde, yargılamanın men'ine veya beraatine karar verilenlerin hakkındaki kararların kesinleşmesi halinde idareye görevden uzaklaştırma tedbirinin kaldırılması konusunda yükümlülük getirilmiş olup, 144. maddede de, "140 ve 142 nci maddelerle 143 üncü maddenin a, b, c fıkralarında yazılı olanlar hakkındaki görevden uzaklaştırma tedbiri, Devlet memurunun soruşturmaya konu olan fiillerinin,

hizmetlerini devama engel olmadığı hallerde her zaman kaldırılabilir." hükmüne yer verilmek suretiyle maddede öngörülen koşullarda, görevinden uzaklaştırılan memurların görevlerine döndürülüp döndürülmemesi hususunda idarelere takdir yetkisi tanınmıştır.

Diğer taraftan, yine aynı Kanunun değişik 141. maddesinde, "Görevden uzaklaştırılan ve görevi ile ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınan memurlara bu süre içinde aylıklarının üçte ikisi ödenir. Bu gibiler bu Kanunun öngördüğü sosyal hak ve yardımlardan faydalanmaya devam ederler. 143 üncü maddede sayılan durumların gerçekleşmesi halinde, bunların aylıklarının kesilmiş olan üçte biri kendisine ödenir ve görevden uzakta geçirdikleri süre, derecelerdeki kademe ilerlemesinde ve bu sürenin derece yükselmesi için gerekli en az bekleme süresini aşan kısmı, üst dereceye yükselmeleri halinde, bu derecede kademe ilerlemesi yapılmak suretiyle değerlendirilir." hükmü yer almıştır.

Görüldüğü gibi yasa koyucu, 143. madde ile haklarında mahkemece cezai kovuşturma yapıldığı için görevinden uzaklaştırılan devlet memurları hakkında verilecek beraat kararının kesinleşmesi halinde görevden uzaklaştırma tedbirinin kaldırılmasını zorunlu kılmış, ayrıca, 144. madde ile de görevden uzaklaştırma tedbirinin daha önce de kaldırılması konusunda idareye takdir yetkisi tanımıştır.

Bununla birlikte, 144. madde uyarınca göreve iade edilenlerin, görevden uzakta geçirdikleri süre için aylıklarından yapılan kesintilerin ödenmesi ve bu sürenin intibaklarından değerlendirilmesi ancak, 143. maddede sayılan durumların gerçekleşmesi (olayda beraat kararının kesinleşmesi) ile mümkündür.

Diğer bir anlatımla, haklarında verilecek beraat kararı kesinleşmeden ilgililerin görevlerine iade edilmeleri konusunda idareye takdir yetkisi verildiği halde, bu takdir yetkisinden hareketle görevlerine iade edilenlerin aylıklarından yapılan kesintilerin ödenmesi için haklarındaki beraat kararının kesinleşmesi zorunlu kılınmıştır.

Bu durum karşısında, davacının açıkta geçirdiği sürede maaşından yapılan kesintilerin, hakkındaki yargı kararının kesinleşmesi üzerine 141. maddenin 2. fıkrası gereğince idarece kendiliğinden ödenmesi gerekmektedir.

Nitekim davacının 1986 yılında görevine iade edildikten sonra yaptığı başvuru üzerine verilen 15.1.1987 gün ve 3945 sayılı cevapta da idarece yargı kararının kesinleşmesinden sonra isteğinin yerine getirileceği bildirildiği gibi davacı hakkında verilen beraat kararının kesinleşmesi üzerine 14.1.1993 günlü olur ile de intibakının idarece re'sen yapıldığı, ancak fark ödemelerinin verilmediği anlaşılmaktadır.

Olayda olduğu gibi işlem yapma konusunda yükümlülük getiren yasa kuralına karşı idarelerin hareketsiz kalmaları halinde, ilgililerin 2577 sayılı Kanunun 10. maddesi uyarınca idareye başvurarak işlem tesis ettirmeleri ve sonucuna göre süresi içinde de dava açmaları mümkündür.

Bu durumda, hakkındaki beraat kararının kesinleşmesi üzerine davacının 2577 sayılı Kanunun 10. maddesi uyarınca 28.1.1993 tarihinde idareye başvurması ve bu başvurusuna 60 günlük cevap süresi içinde ve 29.3.1993 tarihine kadar bir cevap verilmemesi üzerine, bu hususu isteğinin reddi sayarak 10. maddenin 2. fıkrasında belirtilen ikinci 60 gün içinde ve 26.5.1993 tarihinde, yani 58. günde açtığı davanın süresinde olması karşısında, davanın esasının incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, İdare Mahkemesince 657 sayılı Kanunun yukarıda anılan hükümleri gözardı edilerek ve 1050 sayılı Kanunun 93. maddesi gereğince 5 yıllık talep hakkının başlangıcı olarak davacının görevine iade edildiği tarihin kabul edilerek davanın süre aşımından reddinde hukuki isabet görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüyle ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1/b. fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Kanunla değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adıgeçen Mahkemeye gönderilmesine, 26.3.1996 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay 5. Daire, E. 1995/3829, K. 1996/1282, 26 Mart 1996 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Düşüncesi
  4. Türk Milleti Adına
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
1995/3829
Karar No
1996/1282
Tarih
26 Mart 1996

İlgili Kararlar

  • Danıştay 4. Daire E.1995/3857 K.1996/1376
  • Danıştay 4. Daire E.1995/3870 K.1996/1074
  • Danıştay 11. Daire E.1995/3983 K.1996/765
  • Danıştay 8. Daire E.1995/4350 K.1996/768
  • Danıştay 7. Daire E.1995/4460 K.1996/1082
  • Danıştay 7. Daire E.1995/4811 K.1996/769

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.