İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /5. Daire

DANIŞTAY · 5. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 5. Daire E.2008/1385 K.2010/6441

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

Esas2008/1385Karar2010/6441Tarih27 Ekim 2010Okuma7 dk · 1.434 kelime

KÜNYE

5. Daire 2008/1385 E., 2010/6441 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire

Karar tarihi
27 Ekim 2010
Esas No
2008/1385
Karar No
2010/6441
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
…
Karşı Taraf
1- … 2- …
Vekili
…
İsteğin Özeti
… İdare Mahkemesi'nce verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
Cevapların Özeti
Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
Danıştay Tetkik Hakimi
…
Düşüncesi
Yargı kararına rağmen Genel Müdür Yardımcılığı görevine iade edilmeyen davacının maddi ve manevi tazminat isteminin kabulü gerektiğinden İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı
…
Düşüncesi
İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.434 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesi'nce işin gereği düşünüldü: Davacı, … Holding A.Ş. Genel Müdür Yardımcılığı ve Yönetim Kurulu Üyeliği görevinden alınmasına ilişkin 14.8.2003 günlü, … sayılı müşterek kararnamenin iptaline ve parasal kayıplarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin … İdare Mahkemesi'nin … günlü, E:…, K:… sayılı kararından sonra eski görevine başlatılmayarak yargı kararının uygulanmadığı gerekçesiyle …-TL manevi, …-TL maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesi istemiyle dava açmıştır.

. İdare Mahkemesi'nin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının …Holding A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı ve Yönetim Kurulu Üyesi iken 14.8.2003 günlü, … sayılı müşterek kararnameyle görevinden alındığı; bu işlemin iptali istemiyle. İdare Mahkemesi'nde E:… sayılı davanın açıldığı;. Holding A.Ş.'nin davacının görevden alınmasıyla boşalan Genel Müdür Yardımcılığı kadrosuna 30.9.2003 günlü, 2003/5009 sayılı müşterek kararnameyle …'ın atandığı.

9.1.2004 günlü, 2004/6731 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla, kurumun.

Genel Müdürlüğü'ne çevrilerek yeniden yapılandırma sürecine girdiği; bu sürecin sonucunda, Yüksek Planlama Kurulu'nun 27.5.2004 günlü, … sayılı kararıyla onanan Genel Müdürlüğün yeni ana statüsü ile Genel Müdür Yardımcılığı kadrolarının dörtten üçe düşürüldüğü; bu süreç sonucunda yenilenen kadrolara yapılan atamalar sonucunda …'ın 16.9.2004 günlü, … sayılı müşterek kararnameyle tekrar Genel Müdür Yardımcılığı kadrosuna atandığı; ana statüde yapılan değişiklikle artan bir adet Genel Müdür Yardımcılığı kadrosunun 7.10.2004 tarih ve 2004/7964 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kaldırıldığı;

daha sonra 4.11.2004 tarih ve 2004/6542 sayılı müşterek kararnameyle …'ın. Genel Müdürlüğü görevine atandığı; bu kişiden boşalan Genel Müdür Yardımcılığı görevine de 17.1.2005 tarih ve … sayılı müşterek kararnameyle …'nun atandığı; bu arada, davacının Genel Müdür Yardımcılığı ve Yönetim Kurulu Üyeliği görevinden alınmasıyla ilgili davada,. İdare Mahkemesi'nce işlemin iptaline ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verildiği; davacının,.

Genel Müdür Yardımcılığı ve Yönetim Kurulu Üyeliğine …'nun atanmasına ilişkin müşterek kararnamenin, o göreve kendisinin atanması gerektiğini ileri sürerek iptali istemiyle. İdare Mahkemesi'nde açtığı davada da, … günlü, E:…, K:… sayılı kararla, "kurumdaki yeniden yapılanma sonrası kadroların yenilenmesi, bir adet Genel Müdür Yardımcılığı kadrosunun kaldırılması ve davacının atanacağı bir kadronun olmaması" nedeniyle davanın reddine karar verildiği;

ilgilinin, parasal kayıplarının 14.8.2003 günlü, … sayılı müşterek kararnamenin tebliğ tarihi olan 15.8.2003 tarihinden başlayarak davanın açıldığı 26.8.2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte eski görevine başlatılması gereken tarihe kadar ödenmesi gerekirken, Genel Müdür Yardımcılığı ve Yönetim Kurulu Üyeliği görevinden alınarak Müşavir kadrosunda göreve başladığı 9.9.2003 tarihi ile Kurumun.

Genel Müdürlüğü olarak yeniden teşkilatlandırıldığı tarih arasındaki süreye ait özlük ve parasal haklarının ödendiği iddiasıyla …-TL maddi, …-TL manevi zararının tazmini istemiyle bakılan davanın açıldığının anlaşıldığı; davacı tarafından,.

İdare Mahkemesi'nin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla 14.8.2003 günlü işlemin iptaline ve parasal haklarının davanın açıldığı 26.8.2003 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verildiği öne sürülmekte ise de; aynı Mahkemenin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla, davacının Genel Müdür Yardımcılığı kadrosuna atanmayarak başka birisinin bu göreve atanmasına ilişkin (17.1.2005 tarihli) işlemin iptali istemiyle açtığı davada, "hernekadar davacının görevden alınması işlemi Mahkeme kararı ile iptal edilmiş olsa da, gerek yeniden yapılanma sonrası kadroların yenilenmesi,

gerekse dava konusu atama işleminin ve anılan kadroya yapılan diğer atamaların, henüz davacının görevden alınmasıyla ilgili bir iptal kararı yokken yapılmış olması nedenleriyle, idarenin davacıyı atayacak boş kadrosu olmadığından eski görevine iade etmesinin mümkün olmadığı görülmekte olup, bu haliyle işlemde hukuka aykırılık görülmediği" gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğinin anlaşıldığı; bu durumda, yukarıda anılan Mahkeme kararından da anlaşıldığı üzere, söz konusu kurum ve kadro değişim programı çerçevesinde farklı bir kurum halini alan davalı.

Genel Müdürlüğü'nün.

İdare Mahkemesi'nce verilen ilk iptal kararı sonrasında kadroların dolu olması nedeniyle davacının eski görevine atamasını yapamadığı; buna ilişkin olarak açılan davada da aynı Mahkemece davacının Genel Müdür Yardımcılığı kadrosuna atanmamasının hukuka uygun olduğuna karar verildiğinin anlaşılması karşısında, davacıya ilişkin olarak verilen bir Mahkeme kararının uygulanmadığından söz edilemeyeceği açık olup, bu bağlamda davacının maddi tazminat isteminin yerinde görülmediği; öte yandan, ilgilinin manevi tazminat istemine esas olduğunu ileri sürdüğü.

İdare Mahkemesi'nin E:…, K:… sayılı kararının uygulanmamasında idarenin hizmet kusurundan söz edilemeyeceği gibi, kadrosu iptal edildiğinden eski görevine iade edilme olanağı bulunmaması nedeniyle kararın uygulanmasının hukuken ve fiilen mümkün olmadığının çekişmesiz olduğu; bu durumda, davacının manevi tazminat yoluyla tatmin olunması gerekli acı ve üzüntüye düştüğünden söz edilemeyeceğinden manevi tazminat isteminin de yerinde olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

Davacı, maddi ve manevi tazminat isteminin kabulü gerektiğini, 9.11.2009 tarihinde Genel Müdür Yardımcılığı kadrolarının tekrar üçten dörde çıkarıldığını ileri sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

Anayasa'nın 138. maddesinin son fıkrası, "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez" kuralını koymakta; 2577 sayılı Kanun'un 4001 sayılı Kanun'la değişik 28. maddesinin 1. fıkrasında da, "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez." hükmüne yer verilmektedir.

İdarenin yargı kararlarına uyması ve bu kararların gereklerine göre işlem ya da eylemde bulunmak zorunda olması, aynı zamanda "Hukuk Devleti" ilkesinin de bir gereğidir. Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan bu ilke karşısında, idarenin mahkeme kararlarını "aynen" ve "gecikmeksizin" uygulamaktan başka bir seçeneği bulunmamaktadır.

2577 sayılı Yasa'nın "Kararların sonuçları" başlıklı 28. maddesinin 3. fıkrasında da, "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde, idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir" hükmüne yer verilerek, yargı kararının uygulanmaması halinde ilgililerin tazminat davası açabileceği belirtilmiştir.

Dava dosyasının incelenmesinden, davacının başka bir göreve atanmak üzere … Holding A.Ş. Genel Müdür Yardımcılığı ve Yönetim Kurulu Üyeliğinden alınmasına ilişkin 14.8.2003 günlü, … sayılı müşterek kararnamenin iptali istemiyle açtığı davada, … İdare Mahkemesi'nin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla işlemin iptaline ve parasal haklarının davanın açıldığı 26.8.2003 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verildiği; ancak, kurumun yeniden yapılandırıldığı ve iade edilebileceği boş kadro bulunmadığı gerekçesiyle davacının Genel Müdür Yardımcılığı görevine iade edilmediği; bunun üzerine davacının maddi ve manevi tazminat ödenmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan bu davayı açtığı anlaşılmıştır.

İstikrar kazanmış yargısal içtihatlara göre iptal kararları dava konusu işlemi kurulduğu tarihe kadar geriye yürür şekilde ortadan kaldırarak, söz konusu işlemin kurulmasından önceki hukuki durumun geri gelmesini sağlayan nitelikte ve davacıyı işlemin kurulduğu tarihteki konumuna getiren kararlardır.

İptal kararı gereklerinin aynen ve gecikmeksizin yerine getirilmesi zorunlu olduğundan, yeniden yapılandırma sonucunda Genel Müdür Yardımcılığı kadro sayısı dörtten üçe indirilmekle birlikte söz konusu kadro unvanı yeni kurumsal yapıda da korunduğundan ve yeniden yapılandırma yargı kararının uygulanmasına engel oluşturmadığından, davacının Genel Müdür Yardımcılığı görevinden alınması işleminin iptaline ilişkin yargı kararının uygulanmamasında hukuka uyarlık bulunmayıp, ilgilinin maddi ve manevi tazminat isteminin bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiği kuşkusuzdur.

İdarenin, yargı kararının uygulanmaması şeklindeki hukuk dışı eylemi nedeniyle kamu görevlisinin yoksun kaldığı maddi haklarının - Kısmi ödeme miktarı düşülmek ve istemle sınırlı kalınmak kaydıyla - davalı idare tarafından ödenmesi Anayasal bir zorunluluktur. Öte yandan, Anayasa ve 2577 sayılı Yasa'da yer alan emredici kurallar karşısında, idarenin maddi ve hukuki koşullara göre uygulanabilir nitelikte olan bir yargı kararını aynen ve gecikmeksizin uygulamaktan kaçınmasının "ağır hizmet kusuru" oluşturacağı açık bulunduğundan, kişinin bu nedenle duyduğu her türlü sıkıntı ve üzüntüden kaynaklanan manevi zararın da giderilmesi gerekir.

Öğretide de kabul edildiği üzere manevi tazminat, patrimuanda meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı olmayıp, manevi tatmin aracıdır. Başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı, manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu hale getirmektedir. İlgilinin uğradığı manevi zarara karşılık takdir edilecek manevi tazminatın, manevi tatmin aracı olmasından dolayı zenginleşmeye yol açmayacak miktarda, fakat idarenin olaydaki kusurunun niteliğini ve ağırlığını ifade edecek ölçüde saptanması zorunlu bulunmaktadır.

Bu durumda, davacının Genel Müdür Yardımcılığı görevine iade edilmemesi nedeniyle maddi zarara uğradığı açık olduğu gibi, hakkında verilen yargı kararının uygulanmaması nedeniyle duyduğu acı ve üzüntüden kaynaklanan manevi tazminat isteminin de kabulü gerektiğinden, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüyle, … İdare Mahkemesi'nce verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1/b. fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Kanun'la değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 27.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 5. Daire, E. 2008/1385, K. 2010/6441, 27 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2008/1385
Karar No
2010/6441
Tarih
27 Ekim 2010

İlgili Kararlar

  • Danıştay 4. Daire E.2008/1493 K.2010/5203
  • Danıştay 4. Daire E.2008/1934 K.2010/5194
  • Danıştay 7. Daire E.2008/2465 K.2010/4530
  • Danıştay 8. Daire E.2008/2747 K.2010/5096
  • Danıştay 7. Daire E.2008/2762 K.2010/4983
  • Danıştay 8. Daire E.2008/3215 K.2010/5022

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.