İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /5. Daire

DANIŞTAY · 5. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 5. Daire E.2009/3912 K.2011/8134

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

Esas2009/3912Karar2011/8134Tarih27 Aralık 2011Okuma5 dk · 1.041 kelime

KÜNYE

5. Daire 2009/3912 E., 2011/8134 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire

Karar tarihi
27 Aralık 2011
Esas No
2009/3912
Karar No
2011/8134
Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı)
…
Vekili
…
Karşı Taraf
…
Vekili
…
İsteğin Özeti
… İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararının dilekçede yazılı nedenlerle temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
Cevabın Özeti
Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
Danıştay Tetkik Hakimi
…
Düşüncesi
İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmüştür.
Danıştay Savcısı
…
Düşüncesi
İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.041 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince işin gereği düşünüldü: Dava, davalı idarede mühendis olarak görev yapan davacının, lisans diplomasının fizikçi olması nedeniyle fizikçi kadrosuna atanması ve 3600 olan ek göstergesinin 3000 olarak değiştirilmesine ilişkin 8.2.2008 günlü, 903-189 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

.

İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; dosyada yer alan bilgi ve belgeler bütün olarak incelendiğinde; davacının lisans diplomasının fizikçi değil, İngilizce ifadesiyle ''Applıed Physıcs'' olduğu, bunun Türkiye'de karşılığının fizik mühendisliği olduğu, Milli Eğitim Bakanlığının tasdik ettiği belgelerde de davacının aldığı eğitimin nükleer fizik yüksek mühendisliği eğitimi olduğunun açıkça ifade edildiği; dolayısıyla davacının 1976 yılında mühendis olarak yapılan ilk ataması sırasında idarece hata yapıldığından da söz edilemeyeceği, atandığı kadro unvanının lisans ve yüksek lisans derecesi ile tam bir uyum içinde bulunduğu;

ülkemizde bir meslek ve bu mesleğin unvanını alabilmenin ancak o meslekle ilgili lisans eğitimini tamamlayarak mümkün olacağı tabii ise de; bunun lisans ve yüksek lisans diplomalarının uyumlu olduğu durumlarda yüksek lisans diplomasının dikkate alınmayacağı anlamına gelmediği; dolayısıyla idarece tesis edilen işlemin kazanılmış hak ilkesine açıkça aykırı olduğu gibi, özü itibariyle de hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.

Davalı idare, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını ileri sürmekte ve İdare mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

Dava dosyasının incelenmesinden; davacınınn 1973 yılında. Üniversitesi ''Uygulamalı Fizik'' bölümünden mezun olduktan sonra 1975 yılında. Üniversitesinde ''Nükleer Reaktör Bilimi ve Mühendisliği'' dalında yüksek lisans diploması aldıktan sonra, 22.1.1976 tarihinde Atom Enerjisi Komisyonuna (Şimdiki adı Türkiye Atom Enerjisi Kurumu) bağlı.

Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezinde yüksek mühendis olarak göreve başladığı ve dava konusu işlemin kurulduğu 8.2.2008 tarihine kadar anılan görevi sürdürdüğü; lisans diplomasının ''fizikçi'' olması ve bu diplomanın ülkemizde fizik mühendisliği diplomasına denk olduğunu gösterir Yükseköğretim Kurumunca verilmiş bir karar bulunmaması nedeniyle, davacının mezuniyetinden dolayı fizik mühendisliği unvanını kazandığını ya da diplomasının ülkemizdeki fizik mühendisi diplomasına denk olduğunu gösterir geçerli bir belge bulunmadığı gerekçesiyle,

dava konusu işlem kurularak adı geçenin mühendislik unvanı üzerinden alınarak fizikçi kadrosuna atandığı ve 3600 olan ek göstergesinin 3000 olarak değiştirildiği anlaşılmıştır.

Dairemizin 12.10.2009 günlü ara kararı ile davacıya ait mevcut diplomalar gözönünde bulundurularak, davacının hangi unvanı taşımaya hak kazanmış olduğu hususunun Yükseköğretim Kurulundan sorulduğu, cevaben gelen belgelerin ve 14.4.2009 günlü, 11105 sayılı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı yazısının incelenmesinden; davacının almış olduğu eğitim itibariyle mühendis unvanını kullanıp kullanmayacağı hususunda anılan Kurula yaptığı başvurunun 1.4.2009 tarihinde Yükseköğretim Yürütme Kurulu toplantısında incelenmesi sonucu, ''2547 sayılı Kanunun 43/b maddesi uyarınca Üniversitelerarası Kurul Başkanlığının görüşü de dikkate alınarak,

adı geçenin lisans düzeyinde almış olduğu eğitimin fen fakültesi uygulamalı fizik alanında olduğu, her ne kadar yüksek lisansını nükleer reaktör bilimi ve mühendisliği alanında yapmış olsa da, lisans eğitiminin fen fakültesinin fizik alanında olduğu, bu nedenle fizik mühendisliği yeterliliklerini karşılamadığı için mühendis unvanını kullanamayacağına karar verildiği'' hususunun belirtildiği görülmüştür.

Ayrıca, davacının başvurusu üzerine … Üniversitesi tarafından kendisine verilen 19.5.2011 günlü belgede, ''Uygulamalı Fizik diplomasının Ekim 1979 tarihinden geçerli olmak üzere yeni girenler için Fizik Mühendisliği adını aldığı'' yönünde açıklama yapıldığı anlaşılmıştır.

2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 3. maddesinin (s) bendinde, lisans öğreniminin, ortaöğretime dayalı, en az sekiz yarı yıllık bir programı kapsayan bir yükseköğretim olduğuna işaret edilmiş; (t) bendinin (1) nolu alt bendinde de, yüksek Lisans öğreniminin (Bilim uzmanlığı, yüksek mühendislik, yüksek mimarlık, master), bir lisans öğrenimine dayalı, eğitim-öğretim ve araştırmanın sonuçlarını ortaya koymayı amaçlayan bir yükseköğretim olduğu hükmüne yer verilmiş.

"Lisans Düzeyinde Öğretim" başlığını taşıyan 43. maddesinin (b) bendinde ise, aynı meslek ve bilim dallarında eğitim-öğretim yapan üniversitelerde, eğitim-öğretim, metod, kapsam, öğretim süresi ve yıl içindeki değerlendirme esasları bakımından eşdeğer olması ve öğrenimden sonra kazanılan ünvanların aynı ve elde edilen hakların eşdeğer sayılması hususunun Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca düzenleneceği hükme bağlanmıştır.

3458 sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Kanunun 1. maddesinin (a) bendinde de, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde mühendis ünvan ve yetkisi ile sanat icra etmek isteyenlerin, mühendislik tahsilini gösteren Türk yüksek mekteplerinden verilen diplomaya sahip olmaları koşulu getirilmiştir.

Yukarıda sözü edilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; ülkemizde bir meslek ve bu mesleğin unvanını alabilmenin, ancak o meslekle ilgili lisans eğitimi yapmakla mümkün olacağında kuşkuya yer bulunmamaktadır. Diğer bir deyişle, bir meslek veya meslek unvanını ancak lisans öğretimi sağlayabilmektedir.

Buna karşılık master (yüksek lisans) öğrenimi, söz konusu bent hükmünde de belirtildiği gibi, belirli bir konuda uzmanlaşmanın ilk basamağını oluşturmakta; ancak, kişilere bu eğitime göre bir meslek veya mesleki unvan sağlamamaktadır.

Bu durumda, dava konusu olaya bu açıdan bakıldığında, ancak bir mühendislik alanında lisans diplomasına sahip olanların, yüksek lisans öğrenimi yapmaları halinde yüksek mühendis unvanını kullanabilecekleri sonucu ortaya çıkmaktadır.

Yükseköğretim Kurulu Başkanlığınca davacının lisans eğitiminin fen fakültesinin uygulamalı fizik alanında olması nedeniyle fizik mühendisliği yeterliliklerini karşılamadığından, mühendis unvanını kullanamayacağı hususu kararlaştırıldığı gibi, … Üniversitesindeki Uygulamalı Fizik diplomasının 1979 yılından geçerli olmak üzere yeni girenler için Fizik Mühendisliği adını aldığı, davacının ise anılan bölümden 1976 yılında mezun olduğu, dolayısıyla mezun olduğu tarih itibariyle diplomasının mühendisliğe yönelik olmadığı anlaşılmıştır.

Yukarıda sözü edilen mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar karşısında; mezun olduğu tarih itibariyle mühendislik dalında lisans öğrenimi yapmadığı açık olan davacının, fizik mühendisliği dalında yüksek lisans öğrenimini tamamlamış olması adı geçene "mühendis" unvanını kazandırmayacağından, mühendislik kadrosundan alınarak fizikçi kadrosuna atanmasına ve 3600 olan ek göstergesinin 3000 olarak değiştirilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.

Öte yandan, davacının fiilen mühendis olarak görev yaptığı dönemlere ilişkin olarak ''mühendis unvanı'' uyarınca kendisine ödenen tutarları haketmesi nedeniyle, anılan dönemdeki hizmetinin karşılığı olarak yapılan ödemelerin geri istenemeyeceği de açıktır.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle, davalının temyiz isteminin kabulüyle, … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca bozulmasına, aynı maddenin 3622 sayılı Kanunla değişik 3. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 27.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 5. Daire, E. 2009/3912, K. 2011/8134, 27 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2009/3912
Karar No
2011/8134
Tarih
27 Aralık 2011

İlgili Kararlar

  • Danıştay 7. Daire E.2009/5769 K.2011/8441
  • Danıştay 7. Daire E.2009/7193 K.2011/8521
  • Danıştay 5. Daire E.2009/7217 K.2011/7571
  • Danıştay 7. Daire E.2010/623 K.2011/8477
  • Danıştay 7. Daire E.2010/2071 K.2011/9518
  • Danıştay 5. Daire E.2010/2334 K.2011/7572

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.