KÜNYE
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2017/2888 E., 2020/5624 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2020
- Esas No
- 2017/2888
- Karar No
- 2020/5624
- Temyiz eden (davacı)
- … adına vesayeten …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalılar)
- 1- … (Kapatılan …
- Vekili
- Hukuk Hizmetleri Başkanı V. …
Karar Metni
585 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
2- … Bakanlığı (Kapatılan … Müsteşarlığı)
VEKİLİ
Hukuk Müşaviri …
İSTEMİN KONUSU
... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Hazine Müsteşarlığı'nda hazine uzmanı olarak görev yapan davacının, Başbakanlık Sektörel İzleme ve Değerlendirme Birimi'ne raportör olarak atanmasına ilişkin 11/05/2015 tarih ve 5343 sayılı Başbakanlık işlemi ile bu işleme muvafakat veren Hazine Müsteşarlığı'nın 29/04/2015 tarihli ve 13692 sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; davacının önceki çalıştığı kuruma nazaran atandığı kurumun hiyerarşik olarak daha üst konumda olduğu ve idari teşkilatın işleyişinden ve koordinasyonundan birincil derecede sorumlu makam olan Başbakanlığa danışmanlık yapmak üzere kurulan bir birime alanında uzman personelin atanmasının kamu yararı ve hizmet gerekleri ile örtüştüğü hususu birlikte dikkate alındığında,
davacının Başbakanlık emrine sektörel izleme ve değerlendirme raportörü olarak naklen atanmasına ilişkin 11/05/2015 tarihli Başbakanlık işlemi ile söz konusu atama işlemine muvafakat verilmesine ilişkin Hazine Müsteşarlığı'nın 29/04/2015 tarihli işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından; idarece takdir yetkisinin hukuka uygun olarak kullanılmadığı, isminin de yer aldığı Sektörel İzleme ve Değerlendirme Birimine raportör olarak atanacaklara ilişkin isim listesinin objektif, tarafsız ve kamu yararı gözetilerek hazırlanmadığı, isteği ve rızası olmadan yapılan atama işleminin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFLARIN SAVUNMALARI
Cumhurbaşkanlığı (Kapatılan Başbakanlık) tarafından, davacının kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olarak atandığı, kazanılmış hakkının ihlal edilmediği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, takdir yetkisinin hukuka uygun olarak kullanıldığı ileri sürülmektedir.
Hazine ve Maliye Bakanlığı (Kapatılan Hazine Müsteşarlığı) tarafından ise; dava konusu işlemin 3056 sayılı Kanun kapsamında tesis edildiği, davacının eğitim, mesleki başarı gibi özellikleri değerlendirilerek belirleme yapıldığı, ilgili birime atanacak personelin belirlenmesinin takdir yetkileri kapsamında olduğu ve takdir yetkisinin hukuka uygun olarak kullanıldığı öne sürülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, …. Sulh Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davacıya vasi atandığı görüldüğünden, davaya davacı adına vasi … yoluyla devam edilmesine karar verilerek, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 703 sayılı Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 16. maddesi ile geçici 1. maddesinin 19. fıkrası uyarınca Hazine Müşteşarlığı'nın dava ve icra takip işlerinin kanun gereği Hazine ve Maliye Bakanlığı husumetiyle ve yine aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 219/1. maddesi gereğince Cumhurbaşkanlığı hasım mevkiine alındıktan sonra dosya incelenerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 5. Daire, E. 2017/2888, K. 2020/5624, 7 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama