KÜNYE
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2019/2319 E., 2021/1718 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2021
- Esas No
- 2019/2319
- Karar No
- 2021/1718
- Temyiz edenler
- 1- (DAVACI): ...
- 2- (davalı)
- ... Bakanlığı
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
1.106 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesinde Bakanlık Müşaviri olarak görev yapmakta iken 01/09/2016 tarih ve 29818 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname uyarınca kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamında yaptığı başvurunun altmış günlük sürede cevap verilmeyerek zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile 3.000.000,00-TL maddi ve 3.000.000,00-TL manevi zararının yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararında.
685 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 7. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna anılan KHK kapsamında yapılan başvurulara altmış gün içinde cevap verilmemesi halinde zımnen ret işleminin oluştuğundan söz etmenin hukuken mümkün olmadığı, somut olayda, bu yönüyle ortada idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülebilir nitelikte bir işlem bulunmadığından oluştuğu iddia edilen zımni ret işleminin iptali ile anılan işlemden dolayı uğranıldığı ileri sürülen zararların tazminine yönelik istemin esasının incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle 2577 sayılı Kanun'un 14/3-d ve 15/1-b maddeleri uyarınca davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararında; her ne kadar davacı tarafından ... İdare Mahkemesince karara bağlanan ...
Esas numaralı dava ile bu davanın birleştirilmesi talebinde bulunulmuş olsa da 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun dilekçeler üzerinde ilk inceleme başlıklı 14/3-d maddesinde dava dilekçesinin idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gerekli bir işlem olup olmadığı yönünden inceleneceği belirtilmiş olup, anılan Kanunun 15/1-b maddesi uyarınca da ortada idari davaya konu olabilecek bir işlem olmadığı durumlarda, derdestlik incelemesi yapılamayacağından görülmekte olan dava ile ...
İdare Mahkemesinin ... esasına kayıtlı dava arasında var olduğu belirtilen derdestlik durumu hakkında karar verilmeyerek ve ...
İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının istinaf kanun yolu incelenmesinin tamamlandığı, bu nedenle bakılmakta olan dava ile dava sürecinin farklı safhalarında bulunduğu anlaşıldığından dava süreçleri farklı olan davaların birleştirilmesi imkanı bulunmadığından davacının bu yöndeki talebi uygun bulunmayarak İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davacı tarafından. FETÖ terör örgütüyle irtibat ya da iltisakının ve darbe ile herhangi bir bağının olmadığı, Anayasaya aykırılık itirazının mahkemelerce değerlendirilmediği, kamu görevinden çıkarılmasının hak, hukuk, adalet ve hakkaniyete aykırı olduğunu, kamu görevinden çıkarma işleminin, yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönünden hukuka aykırı olduğu, anılan işlemin Anayasa Mahkemesi, Danıştay ve AİHM içtihatlarına uymadığı,
672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (1) sayılı Gençlik ve Spor Bakanlığı başlıklı sayfada bulunan listede adının yer aldığı 2. sıra/satırın ve 685 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 7. maddesinin 2. fıkrası ile 11. maddesinin 1. fıkrasının Anayasaya aykırı olması sebebiyle somut norm denetimi yapılmak üzere Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından; temyize konu kararın lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünden temyizen incelenerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI
Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararıyla kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek ve davacının Anayasa'ya aykırılık itirazı yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
UYUŞMAZLIĞIN ESASINA YÖNELİK DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMESİ
Hukuki Değerlendirme: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın uyuşmazlığın esasına ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davacının dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
MAHKEME KARARININ DAVALI LEHİNE VEKALET ÜCRETİNE HÜKMEDİLMEMESİNE İLİŞKİN KISMINA YÖNELİK DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMESİ:
Maddi Olay:
Gençlik ve Spor Bakanlığında Bakanlık Müşaviri olarak görev yapmakta iken 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamında OHAL Komisyonuna yaptığı başvurunun altmış günlük sürede cevap verilmeyerek zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile 3.000.000,00-TL maddi ve 3.000.000,00-TL manevi zararının ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararı ile; davanın incelenmeksizin reddine ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Davacı tarafından, anılan kararın kaldırılması yönünden istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararı ile davacının istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
Davalı idare tarafından, bu karara karşı lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünden temyiz isteminde bulunulmaktadır.
İlgili Mevzuat:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle değiştirilen "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir." hükmüne yer verilmiştir.
Hukuki Değerlendirme:
... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararına karşı sadece davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, davalı idare tarafından lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesi yönünden istinaf başvurusunda bulunulmadığı görüldüğünden, Mahkeme kararının, vekalet ücretine ilişkin kısmı davalı idare yönünden istinaf yoluna başvurulmamak suretiyle kesinleşmiştir.
Bu itibarla, vekalet ücreti yönünden davalı idarenin temyiz isteminin incelenmesine hukuken imkan bulunmamaktadır.
Danıştay 5. Daire, E. 2019/2319, K. 2021/1718, 2 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama