KÜNYE
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2020/3055 E., 2023/13814 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2023
- Esas No
- 2020/3055
- Karar No
- 2023/13814
- Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı Taraf (Davalı)
- ... Bakanlığı / ANKARA
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
677 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
İstemin Özeti
672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı ve vekalet ücreti yönünden düzeltilerek reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Anayasa'nın 15 ve 121. maddeleri uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 24/06/2008 tarihli kararında ''hizmet hareketi'' olarak bilinen oluşumun bir terör örgütü veya suç örgütü olmadığının kesin hükümle saptandığı ve yeni bir yargı kararıyla aynı oluşumun terör örgütü olduğu saptanıncaya kadar yasal olduğu,
26/05/2016 tarihinden önceki yasal faaliyetlerin terör örgütü üyeliği suçlamasına dayanak yapılamayacağı, masumiyet karinesi ve hukuk devleti ilkesine aykırı hareket edildiği, yargılamanın non bis in idem ilkesine uygun olarak yürütülmesi gerektiği, hiç kimsenin işlendiği zaman suç olarak düzenlenmeyen eylemlerden dolayı cezalandırılamayacağı, yasal bir sendikaya üye olunmasının kamu görevinden çıkarılmaya gerekçe yapılamayacağı, üyesi olduğu sendika hakkında, terör örgütüyle bağlantısı olduğu yönünde verilmiş ve kesinleşmiş herhangi bir yargı kararı olmadığı,
derneğe, sendika veya diğer bir tüzel kişiliğe üye olmasının ve faaliyetlerine katılmasının, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 11. maddesinde korunan örgütlenme özgürlüğünün kapsamı ve koruması altında olduğu, bir kişinin örgütlenme özgürlüğünü kullandığı için cezalandırılmasının bu özgürlüğü açıkça ihlal edeceği, Bank Asya’da hesap açmanın, para yatırmanın yasal bir faaliyet olduğu, herhangi bir örgüt liderinin talimatıyla para yatırmadığı,
yasal olarak Devlet'in faaliyetine izin verdiği bir bankada hesap açma veya para yatırma gibi işlemlerin suçlamaya dayanak yapılmaması gerektiği, bir kişinin yatırım amacıyla bankaya para yatırması ve bu yatırımdan kar elde etmesinin mülkiyet hakkı kapsamında olduğu, gazete aboneliği kapsamında Cihan Medya A.Ş.'ye yaptığı ödemelerin örgütle irtibata delil olarak sayılmaması gerektiği, geçmişte dini sohbet amacıyla toplantılara katılmasının örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilemeyeceği, Devlete olan sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğine dair hiçbir somut delilin bulunmadığı,
dava konusu işlem ile Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerinin, adil yargılanma hakkının, savunma hakkının, gerekçeli karar hakkının, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, şeref ve itibara saygı hakkının, eğitim hakkının, mülkiyet hakkının, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, suç ve cezaların şahsiliği ve geçmişe yürümezliği ilkelerinin, ölçülülük ilkesinin, masumiyet karinesinin, ayrımcılık yasağının, non bis in idem ilkesinin ihlal edildiğ iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Danıştay 5. Daire, E. 2020/3055, K. 2023/13814, 17 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama