KÜNYE
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2020/3262 E., 2020/4450 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2020
- Esas No
- 2020/3262
- Karar No
- 2020/4450
- Temyiz eden (davalı)
- … Kurumu / …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
769 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Kişisel Verileri Koruma Kurumu'nda görev yapan davacı tarafından, Kişisel Verileri Koruma Kuruluğu üyeliğinin 14/07/2017 tarihi itibarıyla sona erdiğinin tespitine ilişkin … tarih ve …sayılı davalı idare işlemi ile 14/07/2017 tarihinden itibaren yapılan maaş ödemelerinin yasal faiziyle birlikte geri ödenmesinin istenilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; davacının Kişisel Verileri Koruma Kurulu üyeliğine seçilmeden önce işçi olarak çalıştığı …Belediyesi'ndeki kamu görevine 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile son verildiği, mevzuat hükmü gereği davacının kamu hizmetinde istihdam edilemeyeceği ve Kişisel Verileri Koruma Kurulu üyeliğinin sona erdirilmesi gerektiği anlaşıldığından, Kişisel Verileri Koruma Kurulu üyeliği görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılarak dava konusu işlemin bu kısmına ilişkin iptal istemi yönünden davanın reddine;
ancak, davacının kamu görevine son verme gerekçesinin tespiti ve gereğini yerine getirme yükümlülüğünün davalı idarede olduğu, davacının 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile herhangi bir tebligat yapılmaksızın kamu görevine son verildiği, kamu hizmetinde istihdam edilemeyeceğine ilişkin yasal düzenlemeden de davacının bilgisi olduğuna ilişkin bir tespitin olmadığı, bu doğrultuda davacının hilesinin ya da gerçek dışı bir beyanın olduğuna ilişkin bir delilin de olmadığı anlaşıldığından,
12/06/2018 tarihinde tesis edilen işlem ile geriye dönük olmak üzere 14/07/2017 tarihi itibarıyla görevinin sona erdiğinin tespitine karar verilmesine ilişkin davalı idare işleminde bu yönüyle hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılarak dava konusu işlemin bu kısmı yönünden iptaline.
Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümleri doğrultusunda davacının adına tespit edilen kamu zararını, “rızaen” ödemesi yönünde tesis edilen işlem olduğu, yine bu yönetmelik hükümleri uyarınca idareye kamu gücünü kullanarak re’sen bu alacağı tahsil etme yetkisi verilmediği,
işlemin kamu zararının ilgiliden rızaen tahsilinin sağlanması amacıyla tesis edilen ve icrailik niteliği taşımayan ve davacı hakkında icrai sonuç doğurmayan, hazırlık işlemi niteliğinde bir idari işlem olduğu sonuç ve kanaatine varılmış ve anılan işlemin kesin ve yürütülebilir bir işlem olmaması nedeniyle esasının incelenmesine hukuken olanak bulunmadığı sonucuna varılarak 14/07/2017 tarihinden itibaren yapılan maaş ödemelerinin yasal faiziyle birlikte geri ödenmesinin istenilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı davalı idare işleminin iptali isteminin ise incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından; dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, bu nedenle Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından; Bölge İdare Mahkemesi kararının temyize kabil bir karar olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde tahdidi olarak sayılan uyuşmazlıklardan olmadığı anlaşılan dava konusu uyuşmazlık hakkında temyiz incelemesi yapılmasına olanak bulunmadığından, Bölge İdare Mahkemesince verilen istinaf başvurusunun reddine dair kararın temyiz isteminin incelenmeksizin reddedilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İLGİLİ MEVZUAT
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle değiştirilen "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir." hükmüne yer verilmiş, devamında Bölge İdare Mahkemelerinin temyiz edilebilecek nihai kararları sayma suretiyle belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Kişisel Verileri Koruma Kurumu'nda görev yapan davacı tarafından, Kişisel Verileri Koruma Kuruluğu üyeliğinin 14/07/2017 tarihi itibarıyla sona erdiğinin tespitine ilişkin … tarih ve …sayılı davalı idare işlemi ile 14/07/2017 tarihinden itibaren yapılan maaş ödemelerinin yasal faiziyle birlikte geri ödenmesinin istenilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada verilen kararın, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde sayılan temyiz edilebilecek kararlar arasında yer almadığı ve istinaf incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği açıktır. Bu durumda, istinaf incelemesi sonucunda kesinleşen kararın temyizen incelenmesine kanunen imkan bulunmamaktadır.
Danıştay 5. Daire, E. 2020/3262, K. 2020/4450, 15 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama