KÜNYE
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2020/5611 E., 2021/235 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2021
- Esas No
- 2020/5611
- Karar No
- 2021/235
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Bakanlığı / …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
571 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Deniz Kuvvetleri Komutanlığında astsubay olarak görev yapmakta iken emekli olan davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 35/D-1. maddesi uyarınca rütbesinin geri alınmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Bakan Oluru'nun iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… ve K:… sayılı kararında; davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hakkında devam eden yargılamanın ve dava dosyasında yer alan diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesi sonucundan, Devletin Milli Güvenliğine karşı faaliyette bulunan terör örgütüne üyeliği, irtibat ve iltisakı tespit edilen davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35-D maddesi uyarınca rütbesinin geri alınmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından; savunma hakkının ihlal edildiği, dava konusu işlemin mevzuata aykırı olduğu, hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmadığı ileri sürülerek kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı tarafından; dava konusu işlemin orantılı bir tedbir niteliğinde olduğu, davacının temyiz isteminin hukuki dayanaktan yoksun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … DÜŞÜNCESİ: 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde tahdidi olarak sayılan uyuşmazlıklardan olmadığı anlaşılan dava konusu uyuşmazlık hakkında temyiz incelemesi yapılmasına olanak bulunmadığından, Bölge İdare Mahkemesince verilen 17/06/2020 tarihli istinaf başvurusunun reddine dair kararın temyiz isteminin incelenmeksizin reddedilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İLGİLİ MEVZUAT
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanunun 20. maddesiyle değiştirilen "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir." hükmüne yer verilmiş, devamında Bölge İdare Mahkemelerinin temyiz edilebilecek nihai kararları sayma suretiyle belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Deniz Kuvvetleri Komutanlığında Astsubay olarak görev yapmakta iken emekli olan davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 35/D-1 maddesi uyarınca rütbesinin geri alınmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince verilen kararın 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde sayılan temyiz edilebilecek konular arasında yer almadığı ve istinaf incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği açıktır. Bu durumda, istinaf incelemesi sonucunda kesinleşen kararın temyizen incelenmesine kanunen imkan bulunmamaktadır.
Danıştay 5. Daire, E. 2020/5611, K. 2021/235, 10 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama