KÜNYE
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/11569 E., 2024/10050 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2024
- Esas No
- 2021/11569
- Karar No
- 2024/10050
- Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
- ...
- Karşı Taraf (Davalı)
- ... Bakanlığı / ANKARA
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
559 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
İstemin Özeti
672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinden çıkarma işleminin ceza hukuku anlamında bir ceza olduğu, ceza hukuku ilkelerinin somut uyuşmazlığa uygulanması gerektiği, 26 Mayıs 2016 tarihinden önceki fiillerin irtibat ve iltisak kapsamında değerlendirilemeyeceği, OHAL Kanun Hükmünde Kararnamesi ile kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, hakkında beraat kararı verilmesine rağmen aynı eylem ve faaliyetler nedeniyle terör örgütüyle irtibatı ve iltisakı olduğu yönünde verilen kararın masumiyet karinesine aykırılık teşkil ettiği, irtibat ve iltisak kavramlarının öngörülebilir nitelikte olmadığı,
idarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamayacağı, suç ve cezaların kanunla düzenlenebileceği ve geçmişe yürütülemeyeceği, sendika üyeliğinin anayasal bir hak olduğu ve örgütlenme özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, üyesi olduğu belirtilen tüzel kişilik hakkında terör örgütüne müzahir olduğu yönünde verilmiş ve kesinleşmiş yargı kararı olmadığı, işlendiği zaman yasal olan faaliyetlerin hiçbir cezalandırmaya dayanak gösterilemeyeceği, kişisel verilerinin hukuka aykırı olarak kullanıldığı,
sonradan elde edilen delillerin daha önce tesis edilen işleme gerekçe olarak gösterilemeyeceği, Bank Asya hesap hareketlerinin yasal olduğu, irtibat ve iltisak kapsamında değerlendirilemeyeceği, Milli Eğitim Bakanlığının faaliyette bulunmasına izin verdiği bir okula çocuğunu göndermesinin yasal nitelik taşıdığı, Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan herhangi bir kurumda SGK kaydının olmadığı,
OHAL döneminde, OHAL'in gerektirdiği ölçüde, OHAL'e neden olan konularda, OHAL süresiyle sınırlı olarak geçici nitelikte tedbirler alınabileceği, Anayasa'da ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesin'de güvence altına alınan birçok temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Davalı idare tarafından; Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Danıştay 5. Daire, E. 2021/11569, K. 2024/10050, 11 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama