KÜNYE
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/3875 E., 2024/13520 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2024
- Esas No
- 2021/3875
- Karar No
- 2024/13520
- Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
- ...
- Karşı Taraf (Davalı)
- ... Genel Komutanlığı / ...
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
578 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
İstemin Özeti
Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrasının 6. bendi uyarınca kamu görevinde çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hiçbir gerekçe sunulmadan ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmünün bulunmadığı, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, örgüt mensupları tarafından düzenlenen sohbetlere dini saiklerle katıldığı, dava konusu işlem ile masumiyet karinesine, hukuk devleti ve hukuki güvenlik ilkelerine, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesine aykırı hareket edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-c maddesi uyarınca İçişleri Bakanlığının da hasım mevkiine alınmasına ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Bununla birlikte, hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen davacının, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle cezasından indirim yapıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmüştür.
Masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
Bu itibarla, hakkında yürütülen ceza yargılamasında örgütle nasıl tanıştığını, mahrem imamlar arasında ne şekilde devir teslim yapıldığını ve mahrem imamların kendisiyle hangi yollarla irtibat kurduğunu ve ne şekilde buluştuğunu anlatan, görüştüğü mahrem imamları kollukta alınan ifadesinde teşhis eden, bu haliyle sanığın örgütte kaldığı süre ve konumu itibarıyla, örgütün faaliyetleri ile ilgili samimi bilgi verdiği anlaşılan davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.
Danıştay 5. Daire, E. 2021/3875, K. 2024/13520, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama