KÜNYE
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/3884 E., 2024/2534 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire
- Karar tarihi
- 7 Mart 2024
- Esas No
- 2021/3884
- Karar No
- 2024/2534
- Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
- …
- Karşı Taraf (Davalı)
- … Bakanlığı / ANKARA
- Vekilleri
- Hukuk Müşaviri …
Karar Metni
595 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Hukuk Müşaviri Av. …
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 35. maddenin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Anayasa'nın 141/3. maddesine aykırı olarak gerekçesiz karar verildiği, Anayasanın 36. maddesi ile güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacağı, denetim süresi sonunda memuriyetine engel durum bulunmayacağı, adil bir yargılama sonunda suçlu olduğuna dair hüküm tesis edilene kadar masum sayılması gerektiği, Anayasa'nın 129. maddesine ve Devlet Memurları Kanunu'nun 130. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlandığı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : … Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Diğer yandan, her ne kadar temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği hususu hükme esas alınmış ise de, masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak,
ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
Bu itibarla, hakkında yürütülen ceza yargılamasında örgütle ilk olarak ne zaman tanıştığı, örgüte ait evlere nasıl gittiği, evlerde kimlerin olduğu, kendisiyle kimlerin ilgilendiği, nasıl iletişime geçildiği, kimin sohbet verdiği, sohbetlerde neler yapıldığı, ByLock programının telefonuna kim tarafından, nasıl yüklendiği hususlarında beyanda bulunan ve beyanında bahsi geçen kendisiyle birlikte sohbet toplantılarına katılan komiser eşlerini ve sohbet hocalarını teşhis eden davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.
Danıştay 5. Daire, E. 2021/3884, K. 2024/2534, 7 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama