KÜNYE
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/4222 E., 2023/8899 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2023
- Esas No
- 2021/4222
- Karar No
- 2023/8899
- Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı Taraf (Davalı)
- …Üniversitesi Rektörlüğü / …
- Vekili
- Av. …
Karar Metni
593 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
İstemin Özeti
677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin …tarih ve …sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin …Bölge İdare Mahkemesi …İdare Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarma işleminin hukuka aykırı olduğu, işleme dayanak olan KHK'nın usule uygun onaylanmadığı, dava konusu işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka aykırı olduğu, mahkumiyetine ilişkin ceza mahkemesi kararının kesinleşmediği, dava konusu işlem ile adil yargılanma, mahkemeye erişim, gerekçeli karar, çelişmeli yargılama, özel hayata saygı, eğitim, mülkiyet, seyahat haklarının, suç ve cezaların kanuniliği, şahsiliği ve geçmişe yürümezliği, silahların eşitliği, ölçülülük ilkelerinin, haberleşme ve örgütlenme özgürlüğünün, masumiyet karinesinin, ayrımcılık yasağının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti : Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : … Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Bununla birlikte, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ve Bölge Adliye Mahkemesi ile Yargıtay incelemesinden geçmek suretiyle kesinleşen …Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K: …sayılı kararında yer alan;
"...Dosyaya kazandırılan bylock tespit ve değerlendirme tutanağına göre, sanığın söz konusu programı eşi adına kayıtlı kayıtlı …numaralı GSM hattı üzerinden kullandığı görülmektedir. Sanığa ait ID …, kullanıcı adı da …'dür. Her ne kadar sanık bylock dökümlerini kabul etmemekte ise de, sanığın "…" olan e-posta adresi ile kullanıcı adı olan "…" te kullanılan ortak rakamlar dikkatlerden kaçmamıştır.
Sanığın H.S., M.Ö., M.Ş., S.D., G.G. isimli Bylock kullanıcıları tarafından kendi Bylock iletişim listelerine eklenmiş olduğu, yine sanığın da aynı şekilde sayılan bylock kullanıcılarını kendi iletişim listesine eklediği tespit ve değerlendirme tutanağından anlaşılmaktadır..." yolundaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde davacının örgütün gizli haberleşme programı olan ByLock programını kullandığı ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Danıştay 5. Daire, E. 2021/4222, K. 2023/8899, 15 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama