KÜNYE
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/11474 E., 2024/17019 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
- Esas No
- 2022/11474
- Karar No
- 2024/17019
- Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
- ...
- Karşı Taraf (Davalı)
- ... Üniversitesi Rektörlüğü / ...
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
655 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
İstemin Özeti
672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu kararın usule ve yasaya aykırı olduğu, savunma hakkı tanınmadığı, soruşturma yürütülmediği, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisakını gösteren somut delil ortaya konulmadığı, hiçbir yargısal güvence sunulmadan tamamen keyfi olarak ve sivil ölüme yol açan bir ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğu,
Anayasa'nın 15. ve 121. maddeleri uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirler alınabileceği, söz konusu KHK'nın Anayasa'nın 121. ve TBMM İç Tüzüğü'nün 128. maddelerine göre 30 gün içerisinde TBMM Genel Kurulu'nda onaylanmadığı, bu nedenle hukuki dayanağının kalmadığı, yok hükmünde olduğu, OHAL KHK'sı adı altında yapılan genel düzenleyici işlemi nitelendirmenin mahkemenin görevi olduğu, Bakanlar Kurulu'nun Anayasa ve yasaların kendisine vermediği bir yetkiyi kullanmak suretiyle işlem tesis ettiği, KHK ile kesin ve yürütülebilir bireysel işlem tesis edildiği,
kamu görevinden çıkarılma işleminde Anayasa ve kanunlarda belirtilen usul ve esaslara uyulmadığı, dava konusu işlem ile Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınan birçok temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarılmasının dayanağı olan 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Anayasa'ya aykırı olduğu ve Anayasa'nın 152. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne başvuruda bulunulması gerektiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak suçlamasıyla yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Bölge Adliye Mahkemesi ...
Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...Mahrem imam olan etkin pişmanlık kapsamında anlatımda bulunan tanık M.E.'nin yeminli anlatımına göre adı geçen şahsın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yakın olduğunu bildiği şahıslarla kendi odasında görüşmeler yaptığı, örgütün gizli haberleşme programı olan Bylock'tan gelen mesajları bu şahıslara özetlediği, sanığın (davacının) da bu kapsamda mahrem imam olan M.E. ile görüştüğünün sabit olduğu, Tanık M.K.'nin yeminli anlatımına göre İlahiyet Fakültesinde Yr.
Doç olan sanık (davacı) ...'ün örgütün propagandasını yapıp çıkan tartışmalarda örgütü savunduğu, ..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Danıştay 5. Daire, E. 2022/11474, K. 2024/17019, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama