KÜNYE
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/13578 E., 2023/20775 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2023
- Esas No
- 2022/13578
- Karar No
- 2023/20775
- Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı Taraf (Davalı)
- ...Bakanlığı / ...
- Vekili
- Hukuk Müşaviri ...
Karar Metni
637 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
İstemin Özeti
672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve...sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalındığı iddia olunan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ......tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: İrtibat ve iltisak kavramlarının kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi ile öngörülebilirlik ilkesini ihlal ettiği, kimsenin işlendiği zaman suç oluşturmayan bir eylemden dolayı suçlanıp cezalandırılamayacağı, FETÖ/PDY’nin terör veya suç örgütü olmadığının Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24 Haziran 2008 tarihli kararıyla ortaya konulduğu,
aynı eylem ve faaliyetler nedeniyle ikinci bir yargılamanın yapılamayacağı, tesis edilen işlemin ceza hukuku anlamında bir yaptırım niteliğinde olduğu ve ceza hukukuna ilişkin tüm güvencelerin uygulanması gerektiği, ByLock programının dijital platformda dağıtılan bir program olduğu,
telekomünikasyon yoluyla iletişimin dinlenebilmesi için mahkeme kararının olması gerektiği, MİT tarafından istihbari amaçla elde edilen ByLock verilerinin hiçbir yargılamada kullanılamayacağı, ByLock programına ilişkin hard disk ve flaş belleğin kendisine verilmesi ve savunma hakkı tanınması gerektiği, Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu’nun "Mestan Yayman" kararı ışığında ByLock kullanımının ve dini sohbetlere katılmanın düşünce ve düşünceyi açıklama özgürlüğü, barışçıl toplantı yapma ve örgütlenme özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği,
Kanun Hükmünde Kararnamenin Anayasanın 15. ve 121. maddelerine aykırı olduğu ve 30 gün içerisinde TBMM Genel Kurulunda görüşülmediği, sadakat yükümlülüğüne riayet etmediğine ilişkin somut bir gerekçe ortaya konulmadığı, FETÖ/PDY yapılanması hakkındaki terör örgütü suçlamasının ilk olarak 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararıyla alındığı, bunun 30 Mayıs 2016 tarihinde kamuoyuna duyurulduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararının bulunmadığı,
suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, kamu görevinden çıkarılması neticesinde mesleki yeterliliğini gösteren belgelerin geçersiz kılınması nedeniyle eğitim hakkının ihlal edildiği, bir kamu görevlisinin emeklilik yaşına kadar çalışma, maaş elde etme ve emeklilik haklarına sahip olmasının mülkiyet hakkının koruması altında olduğu,
dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, gerekçeli karar hakkı, mahkemeye erişim hakkı, doğal hâkim ilkesi, çelişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkesi, mahkemenin bağımsızlığı ilkesi, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ve şahsiliği ilkesi, ölçülülük ilkesi, savunma hakkı, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı, şeref ve itibara saygı hakkı, örgütlenme özgürlüğü, ifade özgürlüğü gibi Anayasa ve AİHS ile güvence altına alınan birçok hakkının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi: ... Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasaya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de; davacının mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi "masumiyet karinesi" gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Danıştay 5. Daire, E. 2022/13578, K. 2023/20775, 28 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama