İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /5. Daire

DANIŞTAY · 5. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 5. Daire E.2022/1920 K.2022/676

…. Başkanı olarak görev yapan davacı tarafından,. Bölge İdare Mahkemesi ...

Esas2022/1920Karar2022/676Tarih24 Şubat 2022Okuma10 dk · 2.001 kelime

KÜNYE

Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/1920 E., 2022/676 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire

Karar tarihi
24 Şubat 2022
Esas No
2022/1920
Karar No
2022/676
Davacı
…
Davalı
…
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.001 kelime·10 dk okuma·7 bölüm

Davanın konusu

…. Başkanı olarak görev yapan davacı tarafından,. Bölge İdare Mahkemesi ...

İdare Dava Dairesinin kendisine verdiği "Orta" not ile bu nota karşı yaptığı itirazın aynı Daire tarafından reddine dair kararın ve bu kararın dayanağı olan Kanun Yolu Değerlendirme Formlarının Düzenlenmesine İlişkin Yönetmeliğin 6. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Yeniden inceleme talebi, başvuru tarihinden itibaren bir ay içinde incelemeyi yapan daire tarafından oyçokluğuyla, gerekçesi belirtilmek suretiyle ve kesin olarak karara bağlanır." ibaresinin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.

Ayrıca 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 28. maddesinin 5. fıkrasında yer alan "Yeniden inceleme talebi, başvuru tarihinden itibaren bir ay içinde incelemeyi yapan daire tarafından oyçokluğuyla karara bağlanır." ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu iddia edilerek anılan hükmün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği ileri sürülmektedir.

DAVACININ İDDİALARI

Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/5. maddesi uyarınca davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hakim tarafından bakılmış olması halinde Mahkeme kararını kaldırıp gönderme yetkisinin bulunduğu, ilk derece mahkemesi kararlarında maddi hatalar bulunması halinde ise anılan Daire tarafından söz konusu maddi yanlışlıkların düzeltilerek kararın onanması ya da esas hakkında bir karar verilmesi gerektiği, Bölge İdare Mahkemesinin Kanun ile kendisine verilen yetkiyi aşmış olması nedeniyle takdir ettiği notun hukuka aykırı olduğu,

verilen notun objektif nitelikte olmadığı, kendisi hakkında düzenlenen nota karşı yaptığı itirazın yalnızca kararda imzası bulunan üyeler tarafından incelenerek karara bağlandığı ve Dairenin tüm üyelerinin katılımının sağlanmadığı ileri sürülmüştür.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ: Davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının Anayasa'ya aykırılık itirazı yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:

A) MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ

… İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…., K:… sayılı kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile anılan Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve heyet halinde verilen karardai Başkanı olarak imzası bulunan davacı hakkında "Orta" not takdir edilmiştir.

Davacı tarafından, hakkında takdir edilen "Orta" nota karşı 10/01/2022 tarihli dilekçe ile yeniden inceleme talebinde bulunulması üzerine … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarihli kararı ile davacının talebinin reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafından, … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesinin kendisine verdiği "Orta" not ile bu nota karşı yaptığı itirazın aynı Daire tarafından reddine dair kararın ve bu kararın dayanağı olan Kanun Yolu Değerlendirme Formlarının Düzenlenmesine İlişkin Yönetmeliğin 6. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Yeniden inceleme talebi, başvuru tarihinden itibaren bir ay içinde incelemeyi yapan daire tarafından oyçokluğuyla, gerekçesi belirtilmek suretiyle ve kesin olarak karara bağlanır." ibaresinin iptaline karar verilmesi talebiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.

B) İLGİLİ MEVZUAT

Anayasanın 159. maddesinde Hakimler ve Savcılar Kurulunun oluşumu ve çalışma usul ve esasları belirlenmiş, aynı maddenin 8., 9. ve 10. bendinde ise. "Kurul, adlî ve idarî yargı hâkim ve savcılarını mesleğe kabul etme, atama ve nakletme, geçici yetki verme, yükselme ve birinci sınıfa ayırma, kadro dağıtma, meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme, disiplin cezası verme, görevden uzaklaştırma işlemlerini yapar.

Adalet Bakanlığının, bir mahkemenin kaldırılması veya yargı çevresinin değiştirilmesi konusundaki tekliflerini karara bağlar; ayrıca, Anayasa ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirir.

Hâkim ve savcıların görevlerini; kanun ve diğer mevzuata (hâkimler için idarî nitelikteki genelgelere) uygun olarak yapıp yapmadıklarını denetleme; görevlerinden dolayı veya görevleri sırasında suç işleyip işlemediklerini, hal ve eylemlerinin sıfat ve görevleri icaplarına uyup uymadığını araştırma ve gerektiğinde haklarında inceleme ve soruşturma işlemleri, ilgili dairenin teklifi ve Hâkimler ve Savcılar Kurulu Başkanının oluru ile Kurul müfettişlerine yaptırılır.

Soruşturma ve inceleme işlemleri, hakkında soruşturma ve inceleme yapılacak olandan daha kıdemli hâkim veya savcı eliyle de yaptırılabilir. Kurulun meslekten çıkarma cezasına ilişkin olanlar dışındaki kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamaz." hükmüne yer verilmiştir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1/a bendinde; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları idari dava türleri arasında sayılmış olup, aynı Kanun'un 14. maddesinin 3/d bendinde; dava dilekçesinin dava konusu edilen işlemin idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı yönünden inceleneceği; 15. maddesinin (1/b) bendinde ise, dava konusu edilen işlemin, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem niteliğinin bulunmaması durumunda davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.

2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Kanun yolu değerlendirme formu" başlıklı 28. maddesinde.

"Yargıtay ve Danıştay daireleri ile genel kurullarınca yapılan kanun yolu incelemeleri sonunda; a) İstinaf kanun yolu incelemesinde görev alan daire başkanı, üye, Cumhuriyet başsavcısı ve savcılar, b) İlk derece yargı yerlerinde duruşmaya, karara veya hükme katılan, karar veya hükmü veren ya da soruşturma aşamasında görev yapan hâkimler, c) İlk derece yargı yerlerinde soruşturma aşamasında görev alan, iddianameyi tanzim eden, duruşmaya katılan, mütalaa veren veya kanun yoluna başvuran Cumhuriyet savcıları, hakkında kanun yolu değerlendirme formu düzenlenir.

Kanun yolu değerlendirme formu; soruşturmanın niteliği, iddianame, karar veya hükmün hukuka uygunluğu ve isabet derecesi, soruşturma, kovuşturma veya yargılamanın hedef sürede tamamlanması, gereksiz masrafa sebebiyet verilmesi, duruşmalara hazırlıklı çıkılması veya hazırlıksız çıkılarak gecikmelere neden olunması, dosyaların eksiklik nedeniyle geri çevrilmeye neden olmayacak şekilde görevli daire veya birime gönderilmesi, bilirkişi görevlendirilmesinin hukuka uygun yapılması, soruşturma, kovuşturma veya yargılama işlemlerinin usul hükümlerine uygun olarak doğru ve zamanında yapılması,

dava konularının anlayış ve yönlendirilmesi ile mütalaa, gerekçeli karar ve tebliğnamelerin yazılış, tahlil ve sonuçlandırılmasında başarı gösterilmesi gibi hususlar dikkate alınarak çok iyi, iyi, orta ve zayıf şeklinde düzenlenir. Yapılan incelemede olumlu veya olumsuz kanaat edinilememesi hâlinde, değerlendirme formu bu durum belirtilerek düzenlenir. Hükmün onanmış veya bozulmuş olması tek başına olumlu veya olumsuz değerlendirme yapılmasını gerektirmez.

Ayrıca, incelenen karara uygun muhalefet şerhi bulunması hâlinde olumsuz değerlendirme yapılamaz. Bölge adliye mahkemeleri veya bölge idare mahkemeleri dairelerince yapılan istinaf kanun yolu incelemesi sonucunda yukarıdaki fıkralarda belirtilen kriterler esas alınarak kanun yolu değerlendirme formu düzenlenir.

Aynı dosyaya ilişkin olarak istinaf kanun yolu incelemesi sonucu düzenlenen değerlendirme formu ile temyiz incelemesi sonucu düzenlenen değerlendirme formu arasında çelişki bulunması hâlinde temyiz mercilerince düzenlenen değerlendirme formu esas alınır. Değerlendirme formu, kararı inceleyen heyetin başkanı tarafından düzenlenir.

Hakkında değerlendirme formu düzenlenenler, formun Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP)’ne kaydedilmesinden itibaren bir ay içinde gerekçelerini belirtmek suretiyle değerlendirme formunun yeniden incelenmesini isteyebilir. Yeniden inceleme talebi, başvuru tarihinden itibaren bir ay içinde incelemeyi yapan daire tarafından oyçokluğuyla karara bağlanır.

Yukarıdaki fıkraların uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Yargıtay ve Danıştayın görüşü alınmak suretiyle Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir. Soruşturma, kovuşturma veya yargılamanın tamamlanması için öngörülen hedef süreler Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun görüşü alınarak Adalet Bakanlığı tarafından belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.

30/09/2016 tarih ve 29843 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Kanun Yolu Değerlendirme Formlarının Düzenlenmesine İlişkin Yönetmeliğin 2. maddesinde.

"Bu Yönetmelik, 24/2/1983 tarihli ve 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununun 1/7/2016 tarihli ve 6723 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen 28 inci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır." hükmüne, 6. maddesinde ise "(1) Hakkında değerlendirme formu düzenlenenler, formun UYAP’a kaydedilmesinden itibaren bir ay içinde gerekçelerini belirtmek suretiyle değerlendirme formunun yeniden incelenmesini isteyebilir.

(2) Kanun yolu değerlendirme formu ilgilinin UYAP ekranına düştüğünde UYAP’a kaydedilmiş sayılır. Hâkim ve Cumhuriyet savcılarının düzenlenen değerlendirme formundan gecikmeksizin haberdar olmalarını sağlayacak sistem ilgili birimce oluşturulur. (3) Yeniden inceleme talebi, başvuru tarihinden itibaren bir ay içinde incelemeyi yapan daire tarafından oyçokluğuyla, gerekçesi belirtilmek suretiyle ve kesin olarak karara bağlanır.

Talebin kabul edilmesi hâlinde, ilgili hakkında yeniden değerlendirme formu düzenlenir. (4) İlgilinin yeniden inceleme talebinin neticesi UYAP üzerinden gecikmeksizin kendisine ve Kurul’a bildirilir." hükmü yer almaktadır.

C) İNCELEME VE GEREKÇE

Davacının, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin kendisine verdiği "Orta" not ile bu nota karşı yaptığı itirazın aynı Daire tarafından reddine dair kararın iptaline karar verilmesine yönelik istemi yönünden;

Yukarıda yer verilen 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-a maddesinde, idari dava türleri arasında yer verilen iptal davalarının, idarenin kamu gücüne dayanarak kamu hukuku alanında tesis ettiği, hukuki sonuç doğuran, kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikteki işlemlerine karşı yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olduğu,

dava konusu edilen İdare Dava Dairesinin istinaf incelemesi yaptığı kararın heyetinde yer alan hakimler hakkında "Orta" not takdir etmesine ilişkin işlem ile bu işleme karşı yapılan itirazın aynı Daire tarafından reddedilmesine dair işlemin, idari yargı sistemi içerisinde yapılan yargılama prosedürüne ilişkin bir yargısal faaliyet niteliğinde bulunduğu; bu nedenle, 2577 sayılı Kanun uyarınca iptal davasına konu edilebilecek idari işlemler niteliğinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

Davacının, Kanun Yolu Değerlendirme Formlarının Düzenlenmesine İlişkin Yönetmeliğin 6. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Yeniden inceleme talebi, başvuru tarihinden itibaren bir ay içinde incelemeyi yapan daire tarafından oyçokluğuyla, gerekçesi belirtilmek suretiyle ve kesin olarak karara bağlanır." ibaresinin iptaline karar verilmesine yönelik istemi yönünden;

Yukarıda anılan mevzuat hükümlerine göre Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun meslekten çıkarma cezasına ilişkin kararları hariç diğer kararlarının yargı denetimi dışında olduğu açıktır. Anayasa'nın 159. maddesindeki Kurulun meslekten çıkarma cezasına ilişkin olanlar dışındaki kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamayacağına ilişkin düzenlemenin, bireysel işlemlerin yanı sıra düzenleyici işlemler yönünden de bir kısıtlama getirdiğinin kabulü gerekmektedir.

Öte yandan; dava konusu edilen Yönetmeliğin, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununun 28. maddesine dayanılarak kanun yolu incelemeleri neticesinde adli yargı hakim ve Cumhuriyet savcıları ile idari yargı hakimler hakkında düzenlenecek kanun yolu değerlendirme formlarına ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla hazırlandığı ve Yönetmelik hükümlerinin Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından yürütüleceği anlaşılmıştır.

Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri ile dava konusu edilen Yönetmelik hükmü birlikte değerlendirildiğinde; Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından hazırlanan ve yine aynı Kurul kararıyla yürürlüğe konularak yürütülmesi sağlanan Yönetmeliğin, Hâkimler ve Savcılar Kuruluna ait bir karar sonrasında hukuki sonuç ve etki yaratabilecek nitelik kazandığı konusunda duraksama bulunmamaktadır.

Bu durumda, dava konusu edilen Yönetmeliğin, Anayasanın yukarıda değinilen ve Hâkimler ve Savcılar Kurulu kararlarına karşı yargı yolunu kapatan 159. maddesi kapsamında ele alınıp değerlendirilmesi gerektiği açık olduğundan, Hâkimler ve Savcılar Kurulu kararıyla yürürlüğe konulmuş olan Yönetmelik hükmünün, yargı merciileri önünde idari davaya konu edilebilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

D) KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davanın İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 4.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 24/02/2022 tarihinde bireysel işlemler yönünden oybirliğiyle, Yönetmelik hükmü yönünden ise oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY

T.C. Anayasası'nın 159. maddesinde; Hâkimler ve Savcılar Kurulu'nun oluşumu ile çalışma usul ve esasları belirlenmiş ve Kurulun meslekten çıkarma cezasına ilişkin olanlar dışındaki kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamayacağı hükme bağlanmıştır.

Öte yandan, Anayasa'nın 36. maddesinde "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz." hükmüne, 125. maddesinde ise, "İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır." hükmüne yer verilmiştir.

Anayasa'nın 36. maddesiyle güvence altına alınan dava yoluyla hak arama özgürlüğü, kendisi bir temel hak niteliği taşımasının ötesinde diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden birisini oluşturmaktadır. Kişinin, kendisini savunabilmesinin ya da maruz kaldığı haksız bir uygulama veya işleme karşı haklılığını ileri sürüp kanıtlayabilmesinin en etkili ve güvenceli yolu yargı mercileri önünde hakkını arayabilmesidir.

Dosyanın incelenmesinden; dava konusu edilen Yönetmeliğin, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununun 28. maddesine dayanılarak kanun yolu incelemeleri neticesinde adli yargı hakim ve Cumhuriyet savcıları ile idari yargı hakimleri hakkında düzenlenecek kanun yolu değerlendirme formlarına ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla hazırlandığı ve Yönetmelik hükümlerinin Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından yürütüleceği anlaşılmıştır.

Yukarıda yer verilen Anayasa'nın 159. maddesindeki Kurulun meslekten çıkarma cezasına ilişkin olanlar dışındaki kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamayacağına ilişkin düzenlemenin bireysel işlemlere yönelik olduğu açık olup, anılan hükmün düzenleyici işlemlere yönelik bir kısıtlama getirmediğinin kabulü gerekmektedir.

Bu durumda, dava konusu edilen Yönetmeliğin Anayasanın yukarıda değinilen ve Hakimler ve Savcılar Kurulu kararlarına karşı yargı yolunu kapatan 159. maddesi kapsamında ele alınıp değerlendirilemeyeceği açık olduğundan, Kanun Yolu Değerlendirme Formlarının Düzenlenmesine İlişkin Yönetmeliğin 6. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Yeniden inceleme talebi, başvuru tarihinden itibaren bir ay içinde incelemeyi yapan daire tarafından oyçokluğuyla, gerekçesi belirtilmek suretiyle ve kesin olarak karara bağlanır." ibaresinin iptali istemi yönünden davanın esasının incelenerek karar verilmesi gerektiği oyuyla çoğunluk kararının bu kısmına katılmıyorum.

Danıştay 5. Daire, E. 2022/1920, K. 2022/676, 24 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davanın konusu
  4. Davacının İddiaları
  5. Türk Milleti Adına
  6. A) Maddi Olay Ve Hukuki Süreç
  7. B) İlgili Mevzuat
  8. C) İnceleme Ve Gerekçe
  9. (X) Karşı Oy
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2022/1920
Karar No
2022/676
Tarih
24 Şubat 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 5. Daire E.2022/1928 K.2022/675
  • Danıştay 5. Daire E.2022/1962 K.2022/539
  • Danıştay 5. Daire E.2022/2051 K.2022/543
  • Danıştay 5. Daire E.2022/2081 K.2022/540
  • Danıştay 5. Daire E.2022/2116 K.2022/456
  • Danıştay 5. Daire E.2022/2163 K.2022/520

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.