İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /5. Daire

DANIŞTAY · 5. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 5. Daire E.2023/13699 K.2024/999

2- ... Genel Komutanlığı / ... VEKİLİ : Av. ...

Esas2023/13699Karar2024/999Tarih13 Şubat 2024Okuma15 dk · 2.997 kelime

KÜNYE

Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/13699 E., 2024/999 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire

Karar tarihi
13 Şubat 2024
Esas No
2023/13699
Karar No
2024/999
Temyiz eden (davalılar)
1- ... Bakanlığı / ANKARA
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.997 kelime·15 dk okuma·10 bölüm

2- ... Genel Komutanlığı / ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU

... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Davacının, Jandarma Astsubay Kıdemli Çavuş olarak görev yapmakta iken 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 35. madde uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...

İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; dosyada bulunan bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinden, davalı idarece davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu yönünde tespitler uyarınca dava konusu işlemin tesis edildiği görülmüş ise de, davacı hakkında "FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçunu işlendiği iddiasıyla açılan davanın beraat ile sonuçlandığı,

bu karar ile davacının örgüt üyelik ve mensubiyeti ile ilgili iddiaların dayanağının kalmadığı, davacı hakkında beraat kararı verilen ceza davasında yer alan örgüt üyeliği iddiaları dışında, örgüt ile bağlantılı kişilerle birtakım temaslarının bulunduğu görülmekte ise de bu bağlantıların örgüt ile irtibat veya iltisaklı olma düzeyindeki bağlantılar olmadığı, bu bağlantılarda da örgütün davacıyla iletişime geçmeye çalıştığı, davacının bu aşamada belirgin bir şekilde örgüt ile arasına mesafe koyduğu,

dosya kapsamında davacının söz konusu örgütle irtibat ve iltisaklı olduğuna ilişkin başka bir verinin de davalı idarece ortaya konulamadığı görüldüğünden, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu, davacının yoksun kaldığı özlük haklarının hak edildikleri tarihlerden itibaren işletilecek yasal faizleri ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı özlük haklarının hak edildikleri tarihlerden itibaren işletilecek yasal faizleri ile birlikte, müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere davalı idareler tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararında; dava dilekçesinde, faiz başlangıç tarihi belirtilmeksizin ödenmeyen yasal faizin ödenmesine karar verilmesi talebinde bulunulduğundan, taleple bağlı kalınarak, dava tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar işletilecek yasal faizin hesaplanarak ödenmesi gerektiği belirtilerek İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan;

"...davacının yoksun kaldığı özlük haklarının hak edildikleri tarihlerden itibaren işletilecek yasal faizleri ile birlikte, müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere davalı idareler tarafından davacıya ödenmesine,..." ibaresinin "...davacının yoksun kaldığı özlük haklarının dava tarihinden (02.12.2021) itibaren işletilecek yasal faizleri ile birlikte, müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere davalı idareler tarafından davacıya ödenmesine,..." şeklinde düzeltilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesine göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun düzeltilerek reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI

Davalı idareler tarafından; dava konusu işlemin davacının ceza dosyasında yer alan maddi vakıalar ile davacının örgütle iltisakı konusundaki ikrarı dikkate alınarak tesis edildiği, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında beraat kararı verilmiş olsa da 375 sayılı KHK'da geçen "iltisak" ve "irtibat" kavramlarının idari sorumluluk için getirildiği, “terör örgütüne üyelik” suçunun unsurlarının, ceza kanunları ile tanımlanmış olduğu, bu nedenle idari yargı mercilerinin bu yönde bir inceleme yapması ve tespitte bulunmasının mümkün olmadığı,

dava konusu işlemin tesisi için suç isnadı olmaksızın örgütle irtibatlı veya iltisaklı olmanın yeterli olduğu, bu kapsamda FETÖ/PDY terör örgütüne iltisakı veya irtibatı bulunduğu anlaşılan davacı hakkında, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 35. madde hükmü uyarınca tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davacı tarafından, 28 Aralık 2013 tarihinden sonra örgüt mensupları ile görüşmediği, örgüt aramalarına cevap vermediği, bu hususun örgütten ele geçirilen diskte yer alan kayıtlarla da doğrulandığı, FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantısını gösteren herhangi bir delil bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ

Davalı idarelerin temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeyerek gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Davacı, Ağrı İl Jandarma Komutanlığı emrinde Jandarma Astsubay Kıdemli Çavuş olarak görev yapmakta iken, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Geçici 35 inci maddenin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmıştır.

Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.

Diğer yandan, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-(e) maddesi uyarınca beraat kararı verildiği ve Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP kayıtları üzerinden yapılan incelemede anılan kararın kesinleşmediği görülmüştür.

İLGİLİ MEVZUAT

Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.

Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.

MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır.

Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır.

Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde sona ermiştir.

23/07/2016 tarih ve 29779 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) 4/1-(b) maddesinde; 10/3/1983 tarih ve 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanununa tabi personelin Jandarma Genel Komutanının teklifi, İçişleri Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan KHK, 18/10/2016 tarih ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu Kanun ise 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Diğer yandan, olağanüstü hâlin sona erdirilmesinden sonra 31/07/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye geçici 35. madde eklenmiştir.

Anılan maddede, ''...B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen (Anayasa Mahkemesinin 30/06/2022 tarih ve E:2018/137, K:2022/86 sayılı kararıyla,"...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) ;...6) Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü personeli İçişleri Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır.

'' hükmü getirilmek suretiyle, 667 sayılı KHK'nın 4/1-(b) maddesiyle benzer düzenlemeye yer verilmiş, ayrıca aynı maddenin son fıkrasında, (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verileceği belirtilmiştir. Daha sonra, 28/07/2021 tarihli ve 31551 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7333 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23. maddesiyle, söz konusu geçici 35. maddenin (B) fıkrasında yer alan “üç yıl” ibaresi “dört yıl” şeklinde değiştirilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

667 sayılı KHK'nın 4. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.

Bu kapsamda, ülkenin içinde bulunduğu tehdidin ortadan kaldırılması ve bozulan kamu düzeninin ivedi şekilde yeniden tesis edilmesi amacıyla, "terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenler" hakkında; 667 sayılı KHK'nın 4. maddesiyle, olağan dönemdeki yaptırımlardan farklı olarak olağanüstü nitelikte tedbir uygulanmakta iken, OHAL kalktıktan sonra 375 sayılı KHK'nın geçici 35. maddesiyle de dört yıl süreyle uygulanmak üzere kamu görevinden çıkarma yaptırımı getirilmiştir.

AİHM, "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).

Terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılarla iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin Anayasal sadakat yükümlülüğünü yitirdiğini ortaya koyan ve bahse konu yaptırımın uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan yaptırımın uygulanabilmesi için yeterlidir.

Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır.

Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.

Yukarıda yer verilen mevzuat, karar ve tespitler uyarınca. FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne karşı yapılan darbe teşebbüsü ve sonrasında yaşanan olağanüstü dönem ve koşullar gereğince alınan tedbirler ve olağanüstü halin sona ermesinden sonra yürürlüğe giren 375 sayılı KHK'nın geçici 35. maddesiyle uygulama alanı bulan kamu görevinden çıkarma yaptırımı kapsamında,

kamu görevlilerinin Devlete sadakat yükümlülüklerine riayeti konusundaki denetimin en hassas ve azami şekilde yapılması ve disiplin ile emir ve direktiflere mutlak itaat gerektiren askerlik mesleğini ifa eden ve ülkenin güvenliğinden sorumlu olan Jandarma Genel Komutanlığı personeli açısından Devlete sadakatlerinden herhangi bir kuşku duyulmamasını temin edecek şekilde uygulanması gerekmektedir.

Nitekim, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de kişilere tanınan temel hak ve özgürlüklerin, kamu görevinin yerine getirilmesi sırasında devletin geniş takdir yetkisiyle sınırlandırılabileceğini, ayrıca bazı kamu görevlileri açısından, özellikle üst düzey yetkililer, silah kullanma yetkisini haiz kamu görevlileri, hâkimler, savcılar ve istihbari faaliyette bulunan veya ülkenin güvenliği için kritik öneme sahip kurumlarda çalışan kamu görevlileri yönünden daha geniş ve takdir yetkisine dayalı sınırlamalar getirilebileceğini kabul etmektedir.

Bu kapsamda, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkına ilişkin başvurularda, devletin egemenlik yetkilerini doğrudan veya dolaylı olarak kullanan veya kamu otoritelerinin genel menfaatini korumaktan sorumlu, devlete özel bir sadakat ilişkisiyle bağlı olan asker ve polis gibi görevliler yönünden özlük ve parasal haklar dışında Sözleşme'nin tarafı olan devletin daha geniş yetkilere sahip olduğu hususunun vurgulandığı görülmektedir.

(Vilho Eskelinen ve Diğerleri/Finlandiya, B. No: 63235/00, 19/04/2007).

Bu kapsamda, dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacı hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 16/02/2021 tarih ve Soruşturma No:2021/27319, Esas No:2021/8773 ve İddianame No:2021/982 sayılı iddianamesinde yer alan davacının örgüt ile 2007 yılında tanıştığını ve örgütün evlerinde kaldığını beyan ettiği ifadesinin devamında '...Köyde babamın yanında köy işleri ile uğraşırken Köye gelen Harun isimli şahıs ve yanında kendisini ... olarak tanıtan bir şahıs benim yanıma gelerek benimle Balıkesir Merkez de görüşmek istediğini söylediler.

Bende ... ve ... ile birlikte akşamüzeri Balıkesir Merkezde bir et lokantasına gittik. Burada beraber yemek yerken ... Kod/Ad bana “bir sigara yüzünden bu yapıyı bırakmamın doğru olmadığını, zamanla sigarayı da bırakabileceğimi, artık Balıkesir Merkezde başka bir evde kalabileceğimi” söyledi. Bana “bu yapı ile irtibatımı koparmamamı” söyledi. Bu görüşmeden sonra köyüme gelip eşyalarımı alıp bahsettikleri eve yerleştim. Burada toplam iki hafta civarında kaldım.

Bu evde ... olarak tanıtan ve ... olarak tanıtan şahıslarda bulunuyordu. Bu şahıslarda Jandarma Astsubaylık sınavını kazandı ve aynı okulda birlikte okuduk. Eve gitmek istediğimi söylediğimde ... isimli şahıs bana Askeri sınav sonuçları açıklandığında ve sınavı kazandığımı öğrendikten sonra Ankara da bu yapıya ait evlerinin olduğunu ve hafta sonlarında bu eve gelirsin ve bizle görüşürsün dedi.

2013 yılı içerisinde askeri okulu da kazanınca maddi sıkıntı yaşamamak için okul harcamalarım için amcamın yanında inşaatta çalıştım. İnşaatta çalışırken sınavı kazandığımı öğrendim ve mülakat için Ankara iline tek geldim. Mülakatlara girdim. Kara Kuvvetleri ve Jandarma Astsubay Meslek Yüksek Okulunu kazandım. Tercihimi Jandarma Astsubay Meslek Yüksek Okulundan yana kullandım. Ben Jandarma okulunda okurken bu yapı içerisinden şahıslar ile görüşmemeye çalıştım.

Astsubay okulunda ... ve ... isimli şahıslar okulda yanıma gelerek “biz görüşmelere gidiyoruz, sen gelmiyorsun, ... abi isimli şahıs bu durumdan rahatsız oluyor neden gelmiyorsun diye soruyor” dediler. Bende kendilerine gitmek istemediğimden dolayı çeşitli bahaneler uydurarak çarşıya bile çıkmıyordum. Ailemin maddi durumu iyi olmadığından, öğrencilik boyunca çok düşük maaş verilmesinden dolayı çoğunlukla çarşıya çıkamıyordum.

2013 yılı sonları veya 2014 yılı başlarında okul içerisinde ... ve ... isimli şahıslar yanıma gelerek gelmem konusunda ısrar ettiler. Bende okul içerisinde bana zarar verebilecekleri düşüncesiyle bu şekildeki tekliflerini kabul etmek zorunda kaldım. Metroya bindikten sonra Hastane durağında indik ve hastane durağına yakın bir park vardı ve yakınında bulunan müstakil bir eve gittik. Bu evde ... isimli şahıs bizi karşıladı. Birlikte vakit namazı kıldık.

Daha sonrasında ... isimli şahıs neden gelmediğimi programlardan geri kaldığımı, askeri okul içerisinde namaz kılıp kılmadığımı sordu. Bende namaz kıldığımı söyledim. Maddi durumumdan ve okul içerisinde ceza aldığımı söyledim ve toplantılara bu yüzden gelmediğimi söyledim. Kendisi bana maddi anlamda yardımcı olacağını ve ceza almamaya dikkat etmemi söyledi. Bundan sonraki toplantılarda seni de aramızda görmek istiyoruz tarzında konuştu.

Daha sonrasında vakit namazını kıldık ve evden birlikte çıktık. Bu görüşmeden sonra bu yapı içerisinde faaliyet yürüten şahıs/şahıslar ile görüşmem olmamıştır...' şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.

Davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan savunmasında ise; '... Ben 2011-2012 yıllarında Balıkesir Savaştepe ilçesinde bulunan Zağnos dershanesine gittiğimde tanıştım. Yine bu dershanenin yurdunda ikinci dönem kaldım. Ben herhangi bir şekilde örgütün sohbet toplantılarına katılmadım. Benim askerlik mesleğini seçmemde bu yapının herhangi bir yönlendirmesi veya kolaylığı olmadı.

Ben polis olmak istiyordum ancak yeterli puan alamadığım için askerliği seçtim. Ankara'da askeri eğitim gördüğüm dönemde ... kod isimli bir kişi benimle irtibat geçti gerçek ismi ...'ydi. 2013 yılında bir kere Ankara metrosunun Hastane durağında müstakil bir eve gittik ve burada namaz kıldık. Bizimle irtibat halinde ol diye söyledi. Yine burada yanımızda O.K. isimli bir kişi vardı. Bu şahsı teşhis ettim ancak diğerini teşhis edemedim.

H.B. ile Balıkesir Susurluk'ta 2012 yılında kaldığım ev arkadaşıdır. Bu evinde FETÖ/PDY ile bağlantısı varmış sonradan öğrendim. B.Ç. kaldığım yurdun yurt müdürüydü A.K.'de bu yurdun yardımcısıdır. Ben ... kod isimli şahsı teşhis edemedim, fotoğraf gösterilmedi. Bana bir kod adı vermediler. Benden himmet ya da başka bir ad altında para istemediler. Ben 2013 yılındaki bu buluşmadan sonra bir daha bu yapıyla hiç bir araya gelmedim. Örgüt adına işlediğim herhangi bir suç yoktur.

Doğrudur aynen tekrar ederim. ... no.lu gsm hattı ben 2013-2015 yılları arasında okul döneminde kullandım. Beni herhangi bir şekilde ankesörlü hatlardan örgüt üyeleri aramadı bir görüşme yapmadım. Biz Kaman'a askeri eğitim için gidiyorduk. Ben sadece bir kere ... isimli şahısla buluştum herhangi bir şekilde başka bir görüşmem olmadı. Susurluk'taki öğrenci evinde kaldığım dönemde bu yapı terör örgütü olarak bilinmiyordu bu nedenle amacını anlayamıyordum.

Evi ... isimli şahıs arada bir gidip geliyordu. İhtiyaçlarımızla ilgileniyordu. Bu 2012 yılında oldu...' şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.

Aynı yargılamada, '...silahlı terör örgütünün Jandarma asker mahrem yapılanmasında Marmara Bölge Temsilcisi olarak faaliyet yürüten N.K.'in ikametinde yapılan aramada ele geçirilen dijital materyallerde sanığın TC. Kimlik numarasının karşısında "25.10.2013 de dr ve öğretmen ile telefonda görüşüldü. 26.10.2013 de öğretmen ile yüz yüze görüşüldü. Öğrenci kamana gittiği için görülemedi, 30..11.2013 de öğretmen telefonla arandı telefona cevap vermedi.

28.10.2013 de öğretmen ve öğrenciler görüldü. 21.08.2014 dr ve öğretmen görüldü ama öğret-nci gelmedi. Öğrenci Ankara da da düzenli gelmiyormuş, annesi süreçten dolayı sıkıntı yapıyormuş. 21.11.2014 de tel dr ile randevulaşıldı. Ancak 22-23 11.2014 tel ile arandı ulaşılamadı." şeklinde bilgilerin bulunduğu...' tespitlerine yer verildiği görülmüştür.

Uyuşmazlıkta, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza yargılaması sonucunda beraat kararı verilmiş olmasının, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığı yönünden idari yargı yerlerince inceleme yapılması gerekliliğini ortadan kaldırmadığı;

bununla birlikte yukarıda da belirtildiği üzere FETÖ/PDY terör örgütü tarafından Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne karşı yapılan darbe teşebbüsü ve sonrasında yaşanan olağanüstü dönem ve koşullar gereğince alınan tedbirler ve olağanüstü halin sona ermesinden sonra yürürlüğe giren 375 sayılı KHK'nın geçici 35. maddesiyle uygulama alanı bulan kamu görevinden çıkarma yaptırımı kapsamında, kamu görevlilerinin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na, kanunlarına, kurumlarına, dolayısıyla Devlete sadakat yükümlülüklerine riayeti konusundaki denetimin,

yaşanan söz konusu olağanüstü dönemin doğal bir sonucu olarak en hassas ve azami şekilde yapılması gerekliliği ile davacının icra ettiği askerlik görevinin ve ülkenin güvenliğinden sorumlu olan Jandarma Teşkilatının hassasiyeti, önem ve özelliği dikkate alındığında, davacının söz konusu yapı ile örgüte müzahir dershaneye gittiği dönemde tanışmasının, bu dershanenin yurdunda ve örgüte ait evlerde bir dönem kalmış olmasının, örgüt ile bağlantılı kişilerle birtakım temaslarda bulunmasının,

askeri eğitim gördüğü dönemde örgüte ait evlere gitmesinin FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakının varlığına kanaat getirilmesine yeterli düzeyde tespitler olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun düzeltilerek reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarelerin temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 13/02/2024 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay 5. Daire, E. 2023/13699, K. 2024/999, 13 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Konusu
  4. Yargılama Süreci
  5. Temyiz Edenlerin İddiaları
  6. Karşı Tarafın Savunması
  7. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'in Düşüncesi
  8. Türk Milleti Adına
  9. İnceleme Ve Gerekçe
  10. Maddi Olay
  11. İlgili Mevzuat
  12. Hukuki Değerlendirme
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2023/13699
Karar No
2024/999
Tarih
13 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 5. Daire E.2023/13711 K.2024/1000
  • Danıştay 4. Daire E.2023/13715 K.2024/799
  • Danıştay 4. Daire E.2023/13723 K.2024/1398
  • Danıştay 4. Daire E.2023/13736 K.2024/1393
  • Danıştay 4. Daire E.2023/13737 K.2024/1194
  • Danıştay 4. Daire E.2023/13738 K.2024/1394

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.