KÜNYE
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/6466 E., 2023/3902 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire
- Karar tarihi
- 12 Nisan 2023
- Esas No
- 2023/6466
- Karar No
- 2023/3902
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Bakanlığı
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
821 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Bursa İlinde polis memuru olarak görev yapmakta iken, 16.03.2021 tarihinde emekli olan davacı tarafından, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile iltisakı veya irtibatı olduğu değerlendirilerek, 7145 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici 35/D madde uyarınca rütbesinin geri alınmasına yönelik ... tarih ve ... sayılı Bakanlık Olurunun iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararında; dosyada bulunan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... esasına kayıtlı dosyasında "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak" suçundan yargılandığı ve anılan Mahkemenin ... tarih ve K:... sayılı kararı ile " 6 yıl 3 ay hapis cezası" ile cezalandırıldığı, davacının FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne üye olduğu ...
Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K:... sayılı kararıyla ortaya konulduğundan davalı idarenin davacının terör örgütüne üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut örgütle irtibatı olduğunu değerlendirerek tesis ettiği dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; ...
Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...Sanık ... hakkında: Sanık ... 'un Fethullahçı terör örgütü içerisinde yer aldığı, bu çerçevede örgütle organik bağ kuran sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün nihai amaçlarını bildiği, örgütün gizliliğini korumaya çalışarak örgütsel talimatlara uygun hareket ettiği, örgütün fikir ve ideolojisini benimsediği, dolayısıyla örgütün hiyerarşisine girerek organik bağ kuran sanığın örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır bulunduğu,
Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığı Ulusal Güvenliğe Yönelik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün yazısına göre sanık hakkında dosyada yer alan veri inceleme raporunda sanığın EA olarak kodlanması ve tanık ve gizli tanık beyanları ile sanığın örgütsel konumunun örtüştüğü, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylem ve faaliyetleri karşısında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu sonuç ve kanaatine varılarak eylemine uyan silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9,
63 maddeleri uyarınca örgüt içerisindeki konumu ve bulunduğu süre, suçun işleniş biçimi nazara alınarak hakkaniyet kuralı gereği sair lehe kodlamalar sanık lehine değerlendirilmekle takdiren alt sınırdan uzaklaşılmaksızın cezalandırılmasına karar verildiği..." yönündeki tespitler ile ceza yargılamasında yer verilen diğer maddi tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varıldığından,
istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine, Danıştaya temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmadığından masumiyet karinesinin ihlal edildiği, ByLock uygulamasını kullanmadığı, sendika ve dernek üyeliğinin bulunmadığı, Bank Asya'da mevduat hesabının olmadığı, tanık beyanlarına dayanılarak mahkumiyet kararı verildiği, Milli Güvenliğe karşı faaliyette bulunan terör örgütüyle irtibat/iltisakının bulunduğu sonucuna varılarak rütbesinin geri alınmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'İN DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde tahdidi olarak sayılan uyuşmazlıklardan olmadığı anlaşılan dava konusu uyuşmazlık hakkında temyiz incelemesi yapılmasına olanak bulunmadığından, Bölge İdare Mahkemesince verilen istinaf başvurusunun reddine dair kararın temyiz isteminin incelenmeksizin reddedilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle değiştirilen "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir." hükmüne yer verilmiş, devamında Bölge İdare Mahkemelerinin temyiz edilebilecek nihai kararları sayma suretiyle belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bursa İlinde polis memuru olarak görev yapmakta iken, 16.03.2021 tarihinde emekli olan davacı tarafından, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile iltisakı veya irtibatı olduğu değerlendirilerek, 7145 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici 35/D madde uyarınca rütbesinin geri alınmasına yönelik ... tarih ve ... sayılı Bakanlık Olurunun iptali istemiyle açılan davada verilen kararın, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde sayılan temyiz edilebilecek kararlar arasında yer almadığı ve istinaf incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği açıktır. Bu durumda, istinaf incelemesi sonucunda kesinleşen kararın temyizen incelenmesine kanunen imkan bulunmamaktadır.
Danıştay 5. Daire, E. 2023/6466, K. 2023/3902, 12 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama