KÜNYE
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/12767 E., 2024/13610 K.·T.C. Danıştay Beşinci Daire
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2024
- Esas No
- 2024/12767
- Karar No
- 2024/13610
- Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
- ...
- Karşı Taraf (Davalı)
- ... Bakanlığı / ANKARA
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
598 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
İstemin Özeti
701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında idari soruşturma yapılmadan kamu görevine son verildiği, yargı kararı olmadan terör örgütüne üyeliğin saptanamayacağı, masumiyet karinesi ve özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği, ceza hukukunda da bir yargılama mevcut olduğundan aynı suçtan dolayı iki kez yargılama yapılamayacağı, 15 Temmuz 2016 öncesi eylemlerin cezalandırılmasının kanunların öngörülebilir olması gerekliliğine aykırı olduğu, irtibat ve iltisak kavramları suç teşkil ediyorsa kanun ile açıklanması gerektiği, somut ve net kavramlar olmadığı, Anayasa'ya sadakat yükümlülüğünü ihlal etmediği,
26 Mayıs 2016 tarihinden önceki eylemlerin suç oluşturmayacağı, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği ilkesinin ihlal edildiği, yargılandığı ve beraat ettiği Ceza Mahkemesinde tanık olarak dinlenen M.A.T. isimli şahsın beyanının karara gerekçe olarak alınmasının doğru olmadığı, teşhis edilen kişinin kendisi olmadığı, diğer tanık olan H.Y. ile 2006-2007 yılları arasında yaklaşık bir yıl Tokat ilinde Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele biriminde birlikte çalıştığı, bu sebeple tanığı ve telefon numarasının bulunduğu, 2007 yılı ve sonrasına ait aleyhe bir beyanın bulunmadığı,
başkasına ait atılı suçtan irtibatlandırma yapılarak suç isnat etmenin hukuka aykırı olduğu, branş değişikliğinin hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğu, veri analiz raporunun elde edilme yönteminin hukuka aykırı olduğu, hakkındaki kodlamanın çelişkili ve tutarsız olduğu, Bank Asya'da bulunan hesabını 2009 yılında açtırdığı, talimat doğrultusunda işlem yapmadığı, rutin bankacılık işlemleri olduğu, 2014 yılı Nisan ayında tüm parasını Vakıflar Bankasına gönderdiği,
hiç bir kimsenin işlendiği zaman suç olmayan bir eylemden dolayı suçlanıp cezalandırılamayacağı, kamu görevinden çıkarılması neticesinde mesleki yeterliliğini gösteren belgelerin geçersiz kılınması nedeniyle eğitim hakkının ihlal edildiği, bir daha kamu görevine alınmamak üzere meslekten çıkarılması nedeniyle terörist damgasıyla özel sektörde dahi iş bulamaz hale geldiği, adeta sivil ölüme terk edildiği, maaş, emeklilik ve sosyal güvencelerden yoksun kalması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği, gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, Anayasa ve AİHS'e göre bir çok temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Danıştay 5. Daire, E. 2024/12767, K. 2024/13610, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama